autotransformer

  • 343
  • 115
  • 20
  • 0
  • dün

ahmed arif

öyle yıkma kendini
öyle mahsun, öyle garip...

“sesi, sözü bütün anadolu, mezopotamya ses ve sözlerinin harmanı”
yaşar kemal

cemal süreya, “ahmed arif şiiri uzun ve tek bir ağıt gibidir. daha deniz görmemiş çocuklara adanmıştır,” der.

cemal süreya, onun yürüyüşünden bahseder, “yücelerde yıllanmış katar katar karın içinde yürüyor yalnayak ve ayakları yanarak” der.

bir mektubunda leylâ erbil’e “her dilediklerini yapsınlar. isterlerse sinirlerimi, kemiklerimi, adımı, sanımı, cımbızlarla tek tek alsınlar. unuttum korkmayı, sakınmayı. seni alamazlar benden. tılsım bu işte. ayakta, fırtına gibi beni tutan bu.”(nasıl bir sevdadır bu???)

kendi deyimiyle “türk siyasi tarihinin işkence görme rekorunu kıracak kadar zulüm görmesine” sebep, haksızlığa dayanamaması, korkunun üstüne üstüne yürümesi olur.

“bir ben bileceğim oysa

ne afat sevdim.

bir de ağzı var dili yok

diyarbekir kalesi...”

devamını okuyayım »