camurlusular

  • azimli
  • tadına doyum olmaz (777)
  • 1044
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

yeni başlayanlar için blues

öncelikle blues için söylenilenleri bir kenara birakarak önyargisiz yaklasmak lazimdir... tamam, sözlükte bazi blues delileri* vardir, ama sevmeyeni de vardir, bu da son derece normaldir, bu is en nihayetinde bir zevk isidir... blues armonik olarak basit bir müzik olmasina ragmen (bkz: 12 bar blues /@camurlusular), ruhunu ve varyasyonlarini anlamak o kadar da kolay degildir. bu nedenle, blues dinlemeye yeni baslayacak bünyenin öncelikle kolay tüketilebilir blues örneklerine yönelmesi daha dogru olacaktir... blues deliligine giden yol asagidaki sekilde adim adim incelenebilir:

1. öncelikle blues brothers filmi izlenmelidir. bir yandan eglenceli olmakla beraber, booker t and the mgs grubunun altyapisi steve "the colonel" cropper ve donald "duck" dunn, memphis slim ile uzun zaman çalmis olan matt "guitar" murphy, dinlemeye kesinlikle degerdir... bazi parçalar tam blues degildir, soul ve rhythm n blues agirliklidir ama iyi bir baslangiç noktasidir. burada blues'a yeni girmek isteyen kisiler için özellikle dinlenmesi gereken parçalar "she caught the katy" (bkz: taj mahal), "sweet home chicago" (bkz: robert johnson), "think" (bkz: aretha franklin), "shake your tail feather" (bkz: ray charles) "boom boom" (bkz: john lee hooker) olabilir... ha, bu arada, 2003 yilinda çikan "director's cut" versiyonunda birçok parça daha uzun tutulmustur, bulunabilirse bu versiyonu seyretmek daha faydali olacaktir.

2. blues brothers filminin üzerine, blues brothers 2000 filmi de seyredilebilir... senaryo gelisimi olarak birinciye çok benzemekle beraber, bazi parçalari, özellikle jenerikteki "born in chicago" (bkz: paul butterfield), ortalarda jonny lang ve wilson pickett'in yer aldigi "634 5789", ve sonunda çalan "how blue can you get" (bkz: b b king) ve "new orleans" hos örneklerdir..

3. simdi sira geldi biraz arastirmaya... blues brothers'da çalan "sweet home chicago" anons edilirken, magic sam'e ithaf edilmektedir... peki magic sam kimdir? 1960'larda çok genç yasta ölmüs, sadece iki stüdyo albümü çikartmistir... "sweet home chicago" ise, ilk albümü "west side soul"da yer almaktadir... bu albümdeki parçalarin bir sekilde dinlenmesi, faydali bir baslangiç olabilir... biraz daha soul kokmakla beraber magic sam'in ikinci albümü "black magic" de güzeldir, özellikle burada freddie king'in "san-ho-zay" parçasi güzel bir enstrümantaldir.

4. biraz önce sözü geçen booker t and the mgs grubunun ise "green onions" ve "my sweet potato" parçalari, her ne kadar beraber okundugunda patates sogan etkisi yapiyorsa da, 1960'larin baslari için güzel örneklerdir.

5. eger bu noktaya kadar yeni baslayan bluescu rahat rahat geldiyse, artik eric clapton dinlemenin zamani gelmistir, hatta geçmistir... bu adim, blues brothers filmlerinden hemen sonraya da konulabilir... öncelikle, bulunabiliyorsa, eric clapton'in daha temiz soundla çaldigi "one more car one more rider" konseri izlenebilir... tonlar rahatsiz etmez, ama sapina, hatta köküne kadar blues olan parçalar da olaganüstüdür... burada dinlenmesi gereken kisiler eric clapton kadar, hammond b3 orgda billy preston ve basta nathan east'dir... ha, gitara merakli olanlar, andy fairweather low'un da ne kadar iyi bir ikinci gitarci oldugunu fark edeceklerdir... burada blues adina özellikle dinlenmesi gereken parçalar tek akustik gitarla çalinan "key to the highway" (bkz: tampa red) (bkz: big bill broonzy), "hoochie coochie man" (bkz: muddy waters) (bkz: willie dixon), "have you ever loved a woman" (bkz: freddie king) olacaktir.

6. eric clapton'in ne menem bir adam oldugunu daha da merak eden bünyeler için "john mayall and the bluesbreakers with eric clapton" albümü önerilir... 22 yasinda gencecik bir eric clapton'in gitar çaldigi albümde klavyelerde, vokalde ve armonikada john mayall, basta john mcvie, davulda ise hughie flint vardir... burada "hideaway" (bkz: freddie king) ve "rambling on my mind" (bkz: robert johnson) son derece hos blues örnekleridir.

7. eric clapton'dan devam edersek, 1994 çikisli "from the cradle" albümü, son dönemde çikan en iyi blues albümlerinden biridir, hiç ayird etmeden bütün parçalar dinlenmelidir naçizane kanaatimce...

8. artik biraz daha eskilere yelken açma noktasina gelinmistir... burada dinlenmesi gereken kisiler daha çok 1950'lerin urban blues adamlaridir... ilk akla gelen isimler howlin wolf, elmore james, muddy waters, john lee hooker, little walter, t bone walker, willie dixon, sonny boy williamson, ve tabii ki blues aleminin üç kralidir: b b king, albert king ve freddie king... artik hemen hemen bütün blues standartlari bu asamada dinlenebilir, hatta yeni nesil bluescularin köklerine de ulasmak çok daha kolay olacaktir... burasi için bir albüm seçimi yaparsak:

b b king: live at the regal, live at the cook county jail
albert king: born under a bad sign, blues before sunrise (live)
freddie king: king of the blues guitar
elmore james: the sky is crying
muddy waters: anthology 1947 - 1962 (box set)
howlin wolf: his best (chess 50th anniversary collection)
little walter: his best (chess 50th anniversary collection)
sonny boy williamson (ii, aka rice miller): his best (chess 50th anniversary collection)
t bone walker: t-bone blues, complete imperial recordings

genel ve çok iyi bir baslangiç olarak 4 cd'lik "chess blues" kutusu önerilebilir, 1947 ve 1967 arasinda chess records'dan çikan her ünlü müzisyenden - ki yukarida sözü geçenlerin çogu chess ile çalismislardir - en popüler örnekleri bulunmaktadir.

9. "ulaaan, stevie ray* nerede ulaaaan" diye bagiranlar için özel program: öncelikle albert king'in stevie ray vaughan ile birlikte kaydettigi "in session" albümü önerilir... daha sonra ise, herhangi bir "best of" dinlenebilse de, aslinda iki cd'lik "the essential srv" iyi bir toplamadir. ama her halükarda "live at the montreux 1982 and 1985" dinlenmelidir kanaatimce...

10. bu noktaya da geldikten sonra artik eski babalara sira gelmistir... öncelikle yapilmasi gereken ilk sey, robert johnson dinlemektir... ne de olsa yeniden eskiye dogru gidiyoruz, robert johnson 1940'larin sehir blues'u ile daha öncesinin kirsal blues'u arasinda bir köprüdür. en iyisi, robert johnson'in bütün kayitlarini (29 parça ve 41 kayit) içeren "robert johnson - complete recordings" box set'ini almaktir... içindeki kitapçik ise sadece johnson degil, o dönemin genel atmosferini yansitmasi açisindan da çok faydalidir. robert johnson parçalari içinde "rambling on my mind", "come on into my kitchen", "sweet home chicago", "dust my broom", "kindhearted woman blues", hellhound on my trail", "crossroads blues", "me and the devil blues" gibi olaganüstü parçalar vardir... buradan sonra yine eric clapton'a, 2004 senesine siçranarak "me and mr johnson" albümünde bu parçalarin 70 sene sonra nasil yorumlandigi dinlenebilir... bu sirada dinlenecek diger kisiler big maceo merriweather, tampa red, big bill broonzy, leroy carr, son house, sleepy john estes, blind lemon jefferson ve skip james olabilir.

burada son bir noktayi belirtmekte fayda var, bu liste aslinda son derece kisaltilmis, fevkalade sahsi tecrübelerle özellikle ve tamamen blues'a yeni baslayanlara yöneliktir...

devamını okuyayım »
15.04.2005 13:25