şükela:  tümü | bugün
35312 entry daha
  • neyse ki yarın var
    umutların en sevdiği gün.*
  • hiçlik'te bulaşalım sevgilim, oturup konuşalım
    dört yanımız dizboyu insan
    yağmurdan bile usanalım
    yağmurla sevişirken

    bende inanmaların çağı geçti
    sende sanki ilkbahar
    bizimkisi karşıtların birliği
    böyle sevgili olunur herhal

    nihilist bir otobiyografi
    buldum iç cebime astım
    ben de bir kelimeyim ölümün dağarcığında
    türkiye benim yurdum

    hiçlik'te buluşalım, öpüşürken göz kırpalım
    başağrısı çekelim üç gün üç gece
    yalnızlığın sularını bulandıralım
    görünmesin bir şey geride

    ben ki boynumda süpürgeler taşırım
    ardımdan gelenler ırgalamaz
    hiçlik'te buluşalım ve konuşmayalım
    dünyaya çarpan yürek onmaz

    hızla yaşadım genç ölmedim
    bir koşuymuş yaşam geç anladım
    otuzu geçiyorken saate baktım
    ben yanlız bir adamım tırnaklarım uzamaz

    beni kimseler sevmez...*
  • gözlerin ipekyoludur ömrümün
    akasya yüklü kervanlar geçer
    çan sesleri arasında bir fener
    yanar söner yanar söner yanar söner
    gözlerin ipekyoludur ömrümün

    kentin en kalabalık yerlerinde
    dört nala koşan bir at gibi
    çılgınlığa akan yalnızlığa ölüme
    yazılmış şiirleri yeniden yazmak bütün
    hayatı teğellemek yepyeni bir güne
    ve sonra sökmek uzun uzun

    gözlerin ipekyoludur ömrümün
    yalnızlıktan gelir yalnızlıklara gider
    düşülür her şeyin altına bir tarih
    soluksuzum günlerdir geceler uzar
    yaşamak dünyayı ödüllendirmektir artık
    kendimi öldürdüğüm yerlerde beni kan tutar

    başıma gelecekleri bile bile yürürüm
    hilton oteli'nde hu çekerim huu…
    işte hırkam ben de bir dervişim
    asamı vestiyerde bırakmak zorunda kalırım
    nescafeyi konyakla kardığım günler gecelerdir

    bakarım gözlerine eğnim silkelenir
    döktüğüm acılar yıllar kederlerdir
    alnıma bir avuç tuz atılır düşünemem
    konuşamam ağlayamam bağıramam
    neden gece her gecenin ardından gelir

    gözlerin ipekyoludur ömrümün
    gözlerin tarihçesi yaşayıp öldüğümün
    ıhlamur ağaçları altında bir saraybosna hatırası
    sen ben ve deniz bir de rüzgârın örttüğü gençliğimiz
    sen ben ve deniz. sen ben ve deniz..
    (bkz: ahmet erhan)
  • “bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız
    güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz
    her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne
    gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan
    gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara
    gün olur dağ rüzgarıyla gelirdiniz
    insanı büyüleyen bir havanız vardı
    güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz

    tutunca avuçlarımızda eriyecek sanırdık elleriniz
    öyle beyazdılar, inceydiler anlatılmaz
    ya dudaklarınız yaban eriği kokulu
    insanı deli divane eden dudaklarınız
    hiç öpmemiştik ama bilirdik tadını öpmüşçesine
    zekiydiniz aklımızdan geçenleri bilirdiniz
    bir tanrı yüreğiyle severdik sizi
    güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz
    nereye gitsek sizi bulurduk karşımızda
    yürüsek gölgemizdiniz uyusak düşümüzdünüz
    kır çiçekleri açardı bastığınız yerde
    iyot kokuları gelirdi uzak denizlerden
    gözlerinize gemilerin biri gelir biri giderdi
    yosun yeşili elbiseler giyerdiniz
    bilseniz nasıl da yaraşırdı size

    şimdi ne desek faydasız yoksunuz
    bir karanlıktır bıraktınız arkanızda
    yüzünüzü görmek mümkün değil artık
    kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin
    hani yokluğunuz bu kadar uzun sürmeyecekti
    hani giderken gelirim demiştiniz
    vefasızlık bile yakıştı size
    güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz”

    ümit yaşar oğuzcan - güzeldiniz
  • yara beni, yara beni
    aşkın oku, yara beni
    bıraksınlar yâra beni
    atsın yardan yara beni
    yara beni, yara beni
    yaram yârimdir
    yârim yaramdır
    azığım zehir
    bineğim gamdır
    yaram yârimdir
    yârim yaramdır
    yaraydın gönül yaraydın
    her yer karanlık, yâr aydın
    hem ilaçtın hem yaraydın
    sırrımı deşip yaraydın
    yaraydın gönül yaraydın
    yaram yârimdir
    yârim yaramdır
    azığım zehir
    bineğim gamdır
    yaram yârimdir
    yârim yaramdır

    /ömer lütfi mete
  • hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
    koşar gibi yürüyüşün
    karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatin
    karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

    adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
    seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
    gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
    koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
    ve sonra her zaman her ölümlüye
    aynı şartlar altında kısmet olmayan
    gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

    hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
    sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın
    (bkz: atilla ilhan)
  • ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım. “ ben hep sevinebilirdik diye düşünüyorum bu şiiri” https://youtu.be/yuvgypm4vss
  • şimdi sen
    kalbimin közünde kıvılcım kıvamında
    ağrıyan...

    (bkz: yılmaz erdoğan)
  • "bir gece sabaha karşı en kilitli kapılarım açılacak,
    yalnızlığımdan çıkıp gideceğim.
    ne sensiz kalırsam korkusu ne kitaplarda altını çizdiklerim...
    ne alkol tutabilecek beni ne de ölüm telaşı.
    bir gece sabaha karşı..."

    (bkz: attila ilhan)
  • ...

    anılarda görünür, düşlerde görünmez insan
    düşlerde görünen anlamlardır
    özelliklerdir bir de belli belirsiz.
    ve
    insansız anı yoktur. var mıdır?
17 entry daha