şükela:  tümü | bugün soru sor
11962 entry daha
  • başka biri olacaksın istemesen de
    tenine başka bir ten dokunduğunda
    gövden buluştuğunda başka bir gövdeyle
    başka bir nefesle karıştığında nefesin

    başka biri olacaksın istemesen de
    gece uykunda ya da gün ortasında
    irkileceksin apansız bir duyguyla
    bir uçurum kıyısında sendelemiş gibi

    başka biri olacaksın istemesen de
    bakışlarımın izini taşıyan giysilerin
    tüketecek ömürlerini birer birer
    değişecek yeri bir dolabın,pencerede bir çiçeğin

    başka biri olacaksın istemesen de
    dudaklarında benden sonraki bir çizgi
    tanımadığım bir ton gülüşünde
    ve artık beni unutmaya başlayan gözlerin

    sonra,sonra başka birisin...
  • evvela dişlerimiz döküldü
    sonra saçlarımız
    arkasından birer birer arkadaşlarımız
    şu canım dünyanın orta yerinde
    yalnız başına yapayalnız
    kırılmış kolumuz, kanadımız
    tatlı canımızdan usanmışız

    bir şüphedir sarmış yüreğimizi
    ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi
    bir şüphedir demir atmış ciğerimize
    pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi
    düğüm üstüne düğüm şöyle dursun
    bir çalım bir kurum hepimizde
    nereden inceyse oradan kopsun

    bu canım dünyanın orta yerinde
    hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize
    yalan mı? gözünü sevdiğim karıncalar
    işte: hamsiler sürü sürü
    arılar bölük bölük geçer
    leylekler tabur tabur

    ya bizler? eşref-i mahlukat! ..
    boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz

    bizler bölük bölük, bizler tabur tabur
    bizler sürü sepet
    yalnız birbirimizi öldürmüşüz.

    bedri rahmi eyüboğlu
  • ...böylece sessizlik yitişin adı olur..

    ilhan berk
  • ...
    seninle istanbul'da olamadık
    duyamadı istanbul sesimizi
    sahaflar'da yorulup da kitaplara bakmaktan,
    çınaraltı'nda mola veremedik
    karışıp çılgın kalabalığına kapalı çarşı'nın
    tadına varamadık bir öğlen rakısının
    ...

    sevemedi istanbul ikimizi, vedat didari
  • kağıt bir gemidir devrim,
    bütün gemiler hurdaya çıksa da sonunda
    taşıdığı özgürlük şiiriyle gezer batmadan dünya sularında
    kim bilir ;

    kaç yunus görmüş, kaç deniz görmüş..
  • karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme
    dokunmasın kimse bana
    kimse ulaşamasin artık tenimin incinen yerlerine...
    uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan
    zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum
    biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime...

    biliyorum aşka kimse yok
    aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde...
    aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım
    dağılıp gitti herkes
    içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde.

    murathan mungan
  • akşamüstüne doğru, kış vakti;
    bir hasta odasının penceresinde;
    yalnız bende değil yalnızlık hali;
    deniz de karanlık, gökyüzü de;
    bir acaip, kuşların hali.

    bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
    -akşamüstüne doğru, kış vakti -
    benim de sevdalar geçti başımdan.
    şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
    zamanla anlıyor insan dünyayı.

    ölürüz diye mi üzülüyoruz?
    ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
    kötülükten gayri?

    ölünce kirlerimizden temizlenir,
    ölünce biz de iyi adam oluruz;
    şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
    hepsini unuturuz.

    ölüme yakın - orhan veli
  • duygusal söyleşi

    buz tutmuş o ıssız eski park içinden
    iki hayaletti demin kayıp geçen.

    gözleri sönmüş, gevşemiş dudakları,
    güç duyulur neler fısıldaştıkları.

    buz tutmuş o ıssız eski park içinde
    geçmiş günlerden söz etti iki gölge.

    - eski coşkumuzu anımsıyor musun?
    - ne diye anımsayayım istiyorsun?

    - yüreğini yine titretir mi adım,
    yine girer miyim düşüne? - yok canım!

    - ah o dudaklarımızın birleştiği
    anlatılmaz mutluluk günleri! - belki.

    - gök masmaviydi, umut koskocaman.
    - umut kaçtı kara göğe darma duman.

    böyle geçtiler yoz yulaflar içinden;
    yalnız geceydi sözlerini işiten.

    paul verlaıne
  • bir misafirliğe gitsem
    bana temiz bir yatak yapsalar
    her şeyi, adımı bile unutup, uyusam…
    kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksa
    kekikli zeytinli bir kahvaltı hazırlasalar
    nerede olduğumu hatırlamasam
    hatta adımı bile unutsam…

    melih cevdet anday
  • sende ben,
    kutba giden bir geminin sergüzeştini,

    sende ben,
    kumarbaz macerasını keşiflerin,
    sende uzaklığı,

    sende ben,
    imkansızlığı seviyorum...

    güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
    ve kan ter içinde,
    aç ve öfkeli,
    ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin...

    sende ben,
    imkansızlığı seviyorum,

    fakat asla ümitsizliği değil...

    nazım hikmet ran
5 entry daha