şükela:  tümü | bugün
1741 entry daha
  • ...
    inanmak var olmaktır bilirsin
    inandığımız şeyler için yaşayalım
    nice sabahlar, nice aydınlıklar
    gelecek nice iyi günler için yaşayalım
    ...

    (bkz: ümit yaşar oğuzcan)
  • "bana inanmayın rol yapıyorum
    ekmek yiyorum, 'nasılsın' lara teşekkür ediyorum"
    osman konuk
  • 1 mayıs gecesinde okunacak en güzel şiir: turgut uyar'dan "umut"

    ben beni sevdikçe ey yar derdim artar daima”
    çünkü beni sevsen de
    güvenmezsin bana bilirim
    ama artan her şeyle birlikte yanlışlık da artar
    mesela her su gözyaşı olur
    her dönem bir hazin geçiş
    suya boşversem yanılsama
    aya baksam bir bulut
    sevgisizlikle birlikte yanlışlığın hükmü başlar

    bir düşün kaç kişiyiz bildirilerde
    şimdilik kaç paralığız hele akşam olunca
    bunca sütsüzün kahrını çektik düşün ki
    gene de soluğumuz
    bir orman yangını sanılır oralarda buralarda
    ezildik gerçi ama horlanamadık bunu hatırlarsın
    mutlaka hatırlarsın bunu
    tut ki enver bırakır tehdidini
    ethem başlar

    çünkü beni sevsen de bana güvenmezsin iyi bilirim
    apoletim sırmasız hatta hiç yok
    su içsem ağzımın kenarlarından dökerim
    neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım bilirim
    aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz
    ölüme direnerek şimdilik
    şimdilik alımlı bir başka mutluluklara özenerek
    aşkımız ve mutfak rafları ve uçaklar üstüne korkumuz
    bir yudum gelecek ve mutlu saatler üstüne korkumuz
    ama birlikte biliyoruz: eğilecek bugünkü başlar

    sev beni, alış bana
    kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu
    sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev
    şimdilik bırak musluğun sızmasını damın akmasını
    bir tırnak gibi büyü domuz bir tırnak gibi
    zorlayarak her bir yanı
    çünkü biraz sonra umut başlar her günkü, başlar

    aslında bir alıştırmadır umut
    öbürlerinin azıcık nefes diye bağışladığı
    -baharı beklemeye benzer-
    hain ve olmayanadır çünkü
    umutsuzluğu taşır yanında
    oysa nasıl olsa gelecektir bahar denen tarih
    önüne durulmaz mantığıyla doğanın
    yeşilden olma birim
    sudan gelme itmeyle

    umut yoktur
    kimse yoktur umut etmemeyi önleyecek
    çünkü umut kaçınılmaz gelecektir
    bütün gümbürtüsüyle
    umut kaçınılmaz gerçektir çünkü
    biri asya’da biterken sözgelişi, şili’de öbürkü başlar
  • sevisiyordum hayalimdeki kadinlarla
    seni dusunerek
    boslukta kayboluyordu ellerim
    sana sariliyormus gibi
  • çeliş/ me

    hangi geçmişe gitsem hep sen
    kaç ömür yaşamışım sen'le
    her ömrüme kaç tohum ekmişim ki
    şimdi bir bir önüme serlien filizler gırla

    mistik bir sevgiymiş işlediğimiz yazgı
    tüm ömürlerime mal olan sen
    hiçbir bir ömrümde var olmayan ben
    nasıl çelişkiymiş o yaşananlar
    ki,
    bu günlerde yeni bir ömre başlamışken
    her ömrüme biçilen tek değer
    o fiyasko
    şimdiden işlemiş avurtlarıma.

    mehmet yücedağ
  • ...ağlamadan
    dillerim dolaşmadan
    yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
    şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
    üzerime yüreğimden başka muska takmadan
    konuşmak istiyorum..’’

    ismet özel - mazot
  • there is a wolf in me . . . fangs pointed for tearing gashes . . . a red tongue for raw meat . . . and the hot lapping of blood—ı keep this wolf because the wilderness gave it to me and the wilderness will not let it go.

    there is a fox in me . . . a silver-gray fox . . . ı sniff and guess . . . ı pick things out of the wind and air . . . ı nose in the dark night and take sleepers and eat them and hide the feathers . . . ı circle and loop and double-cross.

    there is a hog in me . . . a snout and a belly . . . a machinery for eating and grunting . . . a machinery for sleeping satisfied in the sun—ı got this too from the wilderness and the wilderness will not let it go.

    there is a fish in me . . . ı know ı came from salt-blue water-gates . . . ı scurried with shoals of herring . . . ı blew waterspouts with porpoises . . . before land was . . . before the water went down . . . before noah . . . before the first chapter of genesis.

    there is a baboon in me . . . clambering-clawed . . . dog-faced . . . yawping a galoot’s hunger . . . hairy under the armpits . . . here are the hawk-eyed hankering men . . . here are the blonde and blue-eyed women . . . here they hide curled asleep waiting . . . ready to snarl and kill . . . ready to sing and give milk . . . waiting—ı keep the baboon because the wilderness says so.

    there is an eagle in me and a mockingbird . . . and the eagle flies among the rocky mountains of my dreams and fights among the sierra crags of what ı want . . . and the mockingbird warbles in the early forenoon before the dew is gone, warbles in the underbrush of my chattanoogas of hope, gushes over the blue ozark foothills of my wishes—and ı got the eagle and the mockingbird from the wilderness.

    o, ı got a zoo, ı got a menagerie, inside my ribs, under my bony head, under my red-valve heart—and ı got something else: it is a man-child heart, a woman-child heart: it is a father and mother and lover: it came from god-knows-where: it is going to god-knows-where—for ı am the keeper of the zoo: ı say yes and no: ı sing and kill and work: ı am a pal of the world: ı came from the wilderness.

    (bkz: carl sandburg)
  • günaydın perilerin en güzeli,
    güneşin asıl sureti,
    gülüşlerin zirvesi,
    tutulası elleri,
    ne zaman ki?
    bana baksa gözleri! // barisdb
  • şu habibi,
    şu bıddak,
    muharribarra,
    sapanla m4a1 falan hep bir arada,
    b-8-2, b-8-4,
    rush b,
    clyka blyat ...
  • tanrı yazdı
    şeytan güldü
    bizler oynadık.

    orgazm sigarasi
5 entry daha