enduksiyon bobini

  • 2924
  • 59
  • 19
  • 3
  • bugün

8 ocak 2002 istiklal caddesi fotoğrafı

söz konusu fotoğraftan yaklaşık 1 sene evvel, mart 2001'de geçmiştim istiklal'den.

geçmiş zaman, çok da müdavimi olmadığımdan bilemeyeceğim nereleri gezdiğimin fakat uzunca bir süre vakit geçirmiştim. o zamana dair en çok aklımda kalan şey ise; soğuğa, dibine kadar hissedilen ekonomik krize ve onun getirdiklerine, daha pek çok olumsuzluğa rağmen güleryüzlü insanlarıyla cıvıl cıvıl bir istiklal'di. halen daha istiklal caddesi denildiğinde öyle bir hissiyat canlanır kafamda.

düşünün, mart 2001'den bahsediyorum. hani şu bir anda 2'ye katlayan dolar'dan ve bileşik faiz'den insanların belinin büküldüğü, kendi çevremde de tanıdığım 2 kişinin intihara kalkıştığı dönem.

parasız, pulsuz, imkanları cidden daha kısıtlı bir ülkeydik o zamanlar. fakat farklı fikirlerdeniz diye birbirimizden nefret eder hale gelmiyorduk ve en önemlisi de sokağa çıktığımızda yolda yürürken veya otobüs beklerken hain bir saldırı ile canımızdan olmaktan korkmuyorduk.

bir bakıma şimdiki yunanistan'a benzetiyorum o günkü durumumuzu. adamların intihar oranı kaç yıldır süren krizlerine rağmen bizim intihar oranımızın yarısı kadar. niye, çünkü kardeşim adamlar cebinde kalan son parasıyla bile eğlenmeyi biliyor, bu hayatın üzüntü, keder, nefret gibi olumsuzluklara yer verilemeyecek kadar kısa olduklarının farkındalar. bunu birçok yunan ile konuşup, rahatlıkla farkettim. adamlar hurda arabaya biniyor fakat içinde oyun havası çalıp şen kahkaha atıyor; bizimkiler ise sırf komşusu, kardeşi vs aldı diye altta kalmamak için ucu ağzından çıkacak kazık kredilerle son model araba veya sıfır ev alıp onların borcunu düşüne düşüne somurtkan kalıyor, stres sahibi oluyor.

neyse, 8 ocak 2002'de en büyük derdim; fenerbahçe'deki ikinci sezonunda sıçıp sıvayan mustafa denizli'ye neden bu kadar sabredildiğiydi. şimdi ise neler neler var.

para pul geçici şeyler, önemli olan ağzımızın tadıyla birlik içinde yaşayabilmek. isteyen yenikapı ruhu der, isteyen bir orman gibi kardeşçesine; bu ülkenin bir gemi gibi hepimizi birden taşıdığını unutmayalım yeter.

devamını okuyayım »
22.12.2016 08:18