kuzu

  • 1121
  • 6
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

kuran'da yazmayan ama uygulanan olaylar

ehli sünnet itikadı hadisleri de vahiy olarak görür, çünkü peygamber'in hadisleri ilahi bir temele dayanır. bu kapsamda konuya bir kaç katkıda benden olsun. recm cezası ve alkol almanın tümden yasaklanması ile beraber kuranda yer almamasına rağmen ümmetin erkeklerine altın ve saf ipeği takınmaları ve giymeleri ile kadınların hayız halinde namaz kılmaları ve oruç tutmaları, erkeklerin sakalını kesmeleri, evde köpek beslenmesi haram kılınmıştır.

edit: kuran harici bir rehber olmadığı iddia edilen kuran'da peygamberin örnek insan olduğu ve ona uyulması, itaati, isyanın yasaklanması, ona sevgi ve saygı duyulması, kuran'ın açıklama ve hüküm koyma ve helal-haram koyma yetkisi verilmesi ve onun insanları doğru yola götürdüğünün belirtildiği bazı ayetler aşağıda sıralanmıştır:

-"andolsun ki allah, müminlere büyük bir lütufta bulundu; zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine allah'ın âyetlerini okuyan, kendilerini temizleyen ve kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdi." (âl-i imrân, 3/164)

-"andolsun allah'ın resûlünde sizin için -allah'ı ve âhireti arzu eden ve allah'ı çok anan kimseler için- (uyulacak) en güzel bir örnek vardır." (ahzâb, 33/21)

-"nün. kaleme ve yazdıklarına andolsun, sen rabb'inin nimetiyle ünlenmiş (bir deli) değilsin. senin için kesintisiz bir mükâfat vardır. ve sen, büyük bir ahlâk üzeresin." (kalem, 68/ 1-4)

-"allah bir insanla ancak vahiyle, yahut perde arkasından konuşur. yahut da bir elçi gönderip izni ile dilediğini vahyeder. o çok yücedir, hâkimdir." (şûrâ, 42/51)

-"nitekim, kendi içinizden size âyetlerimi okuyan, sizi (kötü inanç, fikir, söz ve fiillerden) arındıran, size kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik."(bakara, 2/151)

-"o*, havadan konuşmaz, o (na inen kur'ân veya o'nun söyledikleri), kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir." (necm, 53/ 3-4)

-"biz, her peygamberi mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara (emredildikleri şeyleri) açıklasınlar..." (ibrâhîm, 14/4)

-"sana bu zikri (kur'ân'ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayâsın, tâ ki düşünüp öğüt alsınlar." (nahl, 16/ 44)

-"biz sana kitâb'ı indirdik ki, `hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın` ve inanan bir kavim için, (o kitap) yol gösterici ve rahmet olsun." (nahl, 16/64)

-"hayır, rabb'in hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan, tam anlamıyla teslim olmadıkça inanmış olamazlar." (nisâ, 4/65)

-"allah ve resûlü bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. kim allah'a ve resûlü'ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (ahzâb, 33/36)

-"aralarında hükmetmesi için allah'a ve resûlü'ne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak: "işittik ve itâat ettik" demeleridir. işte saadete eren onlardır." (nûr, 24/51)

-"herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -eğer gerçekten allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız- onu allah'a ve resûlü'ne götürün..." (nisâ, 4/59)

-"onlar ki, yanlarındaki tevrât ve incil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî peygambere uyarlar. o peygamber ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten meneder; onlara güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. o'na inanan, destekleyerek o'na saygı gösteren, o'na yardım eden ve o'nunla beraber indirilen nura uyanlar, işte felâha erenler onlardır." (a'râf, 7/157)

-"kendilerine kitap verilenlerden allah'a ve âhiret gününe inanmayan, allah'ın ve resûlü'nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın." (tevbe, 9/29)

-"kim, peygamber' e itâat ederse allah'a itâat etmiş olur..." (nisâ, 4/80)

-"... peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının..." (haşr, 59/7)

-"deki: 'eğer allah'ı seviyorsanız bana uyun ki allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.' de ki: 'allah'a ve peygamber'e itâat edin!' eğer dönerlerse muhakkak ki allah, kâfirleri sevmez." (âl-i imrân, 3/31-32)

-"biz hiçbir peygamberi, allah'ın izniyle itâat edilmekten başka bir amaçla göndermedik..." (nisâ, 4/64)

-"kim, allah'a ve o'nun elçisine karşı gelir ve o'nun sınırlarını aşarsa, allah onu ebedî kalacağı ateşe sokar. onun için alçaltıcı bir azap vardır." (nisâ, 4/14)

-"kim de kendisine doğru yol belli olduktan sonra peygamber'e karşı gelir ve müminlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. ne kötü bir gidiş yeridir orası!" (nisâ, 4/115)

-"bu böyledir. çünkü onlar, allah ve resûlüne karşı çıktılar. allah ve resûlüne de kim karşı çıkarsa muhakkak ki, allah'ın cezası çetin olur." (enfal, 8/13)

-"peygamber müminler için kendi canlarından ileridir. o'nun eşleri de onların anneleridir..." (ahzâb, 33/6)

-"şüphesiz ki allah ve melekleri, peygamber'e salât etmekte (yani, o'nun şerefini gözetmekte ve şanını yüceltmekte)dirler; o halde siz de îman edenler o'na salât edin (yani, o'nun şanını yüceltmeye özen gösterin); o'na içtenlikle selâm edin (esenlik dileyin)." (ahzâb, 33/56)

-"ey îman edenler! allah ve resûlü'nün önüne geçmeyin, allah'dan korkun. şüphesiz ki allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. ey iman edenler, seslerinizi, peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi o'nunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider." (hucurât, 49/1-2)

-"... şâyet o'na itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz..." (nûr, 24/54)

-"... şüphesiz ki sen (sana inananları) mutlaka doğru yola, göklerde ve yerde bulunan herşeyin sâhibi allah'ın yoluna götürürsün." (şûrâ, 42/52-53)

-“…resûl size ne verdiyse onu alın! size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve allâh’tan korkun! çünkü allâh’ın azâbı şiddetlidir.” (el-haşr, 7)

-“ey îmân edenler! allâh’a itâat edin ve peygamber’e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!” (muhammed, 33)

-“kim allâh’a ve resûl’e itâat ederse, işte onlar, allâh’ın kendilerine nîmet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlihlerle berâberdir. onlar ne güzel dost(lar)dır.” (en-nisâ, 69)

-“(ey resûlüm!) de ki: eğer allâh’a muhabbet ediyorsanız (o’nu seviyorsanız), bana tâbî olunuz ki allâh da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret buyursun. allâh, gafûr (ve) rahîm’dir. (yine ey resûlüm!) de ki: allâh’a ve resûl’e itaat ediniz! eğer yüz çevirirlerse, muhakkak ki allâh kafirleri sevmez!” (âl-i imrân, 31-32)

-“kim ki allâh’a ve resûlü’ne itâat eder ve allâh’tan korkup o(nun azâbı)ndan korunursa, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.” (en-nûr, 52)

-“kim resûl’e itaat ederse, allâh’a itaat etmiş olur. kim de yüz çevirirse, (ey resûlüm, bil ki) biz sen’i onlar üzerine bekçi göndermedik!” (en-nisâ, 80)

-“bilmediler mi ki, kim allâh’a ve resûlü’ne karşı koymaya kalkarsa, ona içinde sü¬rekli kalacağı cehennem ateşi vardır. işte büyük rezillik budur.” (et-tevbe, 63)

*sözlükte kelime altı çizme zımbırtısı olmadığı için bazı vurguları hede yaptım.

devamını okuyayım »