laureux

  • 350
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

2 temmuz 1993

lisedeydim. o zamanlar çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. ara sıra okul çıkışı bir yerlere gider dertleşirdik. babasını hiç sevmezdi. sevmemekle de haklıydı. en büyük hayali bir an önce kendi hayatını kazanıp annesini, kardeşlerini o adamın elinden kurtarmaktı. bir gün gene oturuyoruz "sana bir şey itiraf etmeliyim." dedi. ben de çok ciddi bir şey herhalde havasına girdim. "aleviyim ben." deyince şaşırdım, "ee ne var bunda?" dışında bir şey dışında dökülemedi dudaklarımdan. "arkadaşlığını devam etmek istemezsen anlarım." dedi. o kadar şaşırmıştım ve o kadar üzülmüştüm ki anlatamam. aradan yıllar geçti, gezi zamanı madımak eylemi'ne katıldım izmir'de. gezi'den önce eylem meylem bilmem ben. suya sabuna dokunmadan yaşadık o zamana kadar. neyse eylemde bizden yaşça büyük bir kadınla tanıştım. eylemde de sonrasında da muhabbet etme imkanına eriştik. "benim alevi olduğumu öğrendikleri zaman iş arkadaşlarım bırakın elimden yemek yemeyi getirdiğim suyu bile içmediler haram diye." dedi bu nasıl bir şeydir, neyin kafasıdır hala anlam verebilmiş değilim.

severim ben alevileri. insanları kategori altında toplamaktan pek hoşlanmasam da bir çoğu açık fikirlidir. benim etrafımda olanlar araştırmayı, okumayı severlerdi. kanları da kaynardı hani. ben bu insanlara karşı yapılan ayrımcılığı anlayabilmiş değilim. madımak oteli'nde insanları diri diri yakacak raddeye hangi virüs sebep olur cidden merak ediyorum. orada sadece aleviler de yoktu. çocuk yaştaki sporcular sadece yanlış zamanda yanlış yerde oldukları için öldürüldüler. senin inancın nasıl bir inanç ki utanmadan kendini tanrı yerine koyuyorsun, bir sürü insanı cezalandırmaya kalkıyorsun.

madımak oteli'nde olanlar farklılıklara, eleştirel düşünceye, karşıt fikre karşı tahammülsüzlüğümüzün koca bir ispatıdır. orada yaşanan cinnet her an, her yerde, herhangi bir zaman tekrar vuku bulabilir. bunun bilinciyle zaten "%50'yi evlerinde zor tutuyoruz." kolayca çıkmıştır ağızlardan. "camilerde bira içtiler. benim başörtülü bacılarımı yerlerde sürüklediler." cümlelerindeki amaç da madımak oteli'ndeki katliama sebep olan kişilerin profiline sahip olanların hassas taraflarına dokunmaktı.

yanarak, dumandan nefes alacak hale gelemeyerek can veriyorsun. ne korkunç ölüm öyle değil mi? aklında seninle beraber orada sevdiğin onlarca kişi var. sen korunaklı bir yerde olsan da dışarıdaki öfke dolu çığlıkları duyuyorsun. onlar sevdiğin insanları ölüme giden çığlıklarıyla karışıyor. bir kez olsun düşün be! cehennemi düşün sonra. ayetlerde geçen cehennemi, onu nasıl hayal ettiğini bir düşün. sen bu insanlara dünya üzerinde cehennemi yaşattın işte. alevileri dışlayarak zaten onları yaralıyorsun. ya bu ülkede alevi partisi diye chp'ye oy vermeyen insanlar var. mantığa bakar mısınız? üstüne bir de yaktın. dönem dönem kapılarını işaretliyorsun bu insanların. tekrar o katliamı düşleyenler var. hayaliyle yatıp kalkıyor, kapılarını işaretliyor bu insanlar. sonra cennet hayalleri kuruyorlar. nasıl vicdanınız rahat uyuyabiliyorsunuz? cidden merak ediyorum. gerçekten. gece dışarıdan bir köpeğin inleme sesi gelse uykularım kaçıyor benim. yalnız insanları seçiyorum ben, niye dinleyenleri yok, niye kimse adam yerine koymuyor diye. emin olun aranıza almadıklarınız sizden çok daha insan.

şimdi bir de işid belası var. nasıl işse bu da alevilerin başında patlıyor. ne zaman insanlar tanrıları için insan kurban etmeyi bırakacak? ne zaman?

devamını okuyayım »
02.07.2015 00:32