nosense

  • her eve lazım (735)
  • 687
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

yaşanabilecek en dumur olaylar

nasıl oluyor da oluyor denilen durumlar vardır hani. ard arda gelen kötü tesadüfler başını derde sokar ve içine düştüğü durumdan insan bir türlü kurtulamaz. çırpındıkça batar. pek çok filme de konu olduğu üzre...

neyse ki bu durum* o kadar vahim değildir ve küçük sinir sıçramalarıyla sona ermiştir.

efendim, elimde 25 kg ağırlığındaki bavulum, sırtımda nerdeyse aynı ağırlıkta sırt çantam ve üzerime çaprazdan astığım büyük el çantamla, memleketim sınırları içinde, küçük bir hava alanının x-ray cihazının önünde, sıramı beklemekteyimdir. hemen önümdeki sarışın kadının eşyalarını cihazın içine gönderişini bekler, ardından önce sırt çantamı, ardından da diğerlerini aynı şekilde yürüyen banttan içeri yolcu ederim. üstüm başım öttüğü için, kadın polis tarafından da arandıktan sonra, x-ray in çıkış istikametinde "bilmiyorum, nasıl olabilir böyle birşey, hayıır benim değil ..." kısımlarını duyabildiğim bir tartışma yaşanmaktadır, polis ve önümdaki sarışın kadın arasında... kendi eşyalarımı almak için yaklaştığımda, tartışmanın ana konusunun benim sırt çantam olduğunu anlarım. dumurum, kısa bir süre sonra sinire dönüşür. zira hırsızlığa teşebbüsle itham ediliyorumdur.
şöyle ki;
çantamın fermuarına takılı olan şifreli kilit, bir şekilde (ki çantayı bagaja vermeyeceğim için kilitlememiştim) bu hanfendinin laptop çantasıyla sırt çantamı birbirine kilitlemiştir. kadın çığlıklar atmaktadır.
gülümseyerek, çantanın benim olduğunu, nasıl olduğunu anlamadığımı ama, şifreyi bildiğim için iki çantayı 1 saniye içinde birbirinden ayırabileceğimi söylediğimde, kadın dehşet ve iğrenmeyle karışık bir bakış atar (bana!). bunu bilerek yaptığımdan emin olduğunu ima eder.
tuhaf ve kötü bir şanssızlık eseri, x-ray cihazı içinde birbirine değen çantalarımız, şifresi açık olan kilidi hafifçe oynatıp, diğer çantanın fermuarını da kendi içine almıştır. şifresi hala açıktır.
olmaz, ama olmuştur... *
zira laptopu çalmak isteyen biri, muhtemelen bu işi bir düzine polisin önünde, bu şekilde yapmaz diye düşünmekteyim. düşüncelerimi dillendirip: "bilerek mi yaptığımı düşünüyorsunuz, zaten alsam da taşıyamayacak kadar çok eşyam var" bile derim gülerek. dehşet ve hakaret içerikli oldukları çok açık olan bakışlardan bir miktar daha yememin akabinde, ben sinirle, polislerse gülerek arkasından bakarken, kadın söylenerek ve laptopuna sıkıca sarılarak yanımdan uzaklaşır.

(bkz: zıplaya zıplaya uzaklaş benden)

devamını okuyayım »