silver apples

  • azimli
  • kofti anarşist (180)
  • 2118
  • 15
  • 7
  • 0
  • evvelsi gün

psikoz

kafadan dumanlar çıkmaya başlaması.
bunu hastalık olarak dış etkenlere maruz kalmadan yaşayan olduğu gibi, yoğun madde kullanımı yüzünden bu hale gelen de vardır.

gerçeklik kavramından adım adım uzaklaşıp, günden güne bir hayal alemine dalıp çıkarak günlük işlerini göremeyecek, yaşama ayak uyduramayacak duruma gelmek çok kolay.
yoğun, sert bunalımlarla, gerçekliğe geri dönmek, iyileşmek, yüzleşmek çok acıdır. ama o bok çukurundan kurtulup bir süre boşlukta yaşadıktan sonra az hasarla normal yaşama geri dönmek, yeniden doğmuş gibi olmak da mümkün.

çok hassas bir konu bu. psikoz anında/döneminde yaşanan olaylar yıkıcı olabilir, açıklaması zor, anlaşılması imkansız olabilir. paradoks düşüncelerle beyninizi yemeyin. gerçeğe odaklanın. "o bunu niye dedi, şu bunu niye yaptı, tv'de niye bu program çıktı" gibi sorularla kendinizi aldatmayın.

beynimiz tüm evrene hükmediyor olsaydı, o delilik ağındaki kişilerle uzlaşmak pek kolay olmazdı. delilik networkü hatta. kendini özel hissetmek duygusuyla beynimiz bizle oyuncak gibi oynayabilir. aldanmayın. yoksa uzaylılar gelir beyninizi incelemeye.

sembollerin, simgelerin, izdüşümlerin, imgelerin, bağlamların, çağrışımların, ilişkilendirmelerin amınakoyim size bir şey olmasın. çünkü toplum olarak, dünya olarak senkronize şekilde deliririz. kiminin izlediği spor karşılaşmasındadır, kiminin dinlediği şarkıdadır bu. renklerdedir. "senin anlattığından ben bunu anladım, bakalım beğenecek misin" der gibi önünüze çıkan şeylere bakıp, daha fazla ne kadar delirebilirim söyle bana, demeyin. onun yerine yapıcı şekilde, "bana ne, ne bok yersen ye" deyin, işinize bakın.

kimse dünyayı yönetmek istemez sanırım. bilmiyorum. ben o duygudan çok uzağım. hitler tüm dünyayı istiyordu mesela, bir çeşit manyaklık bu da, bu ayrı. ama söylenenler her zaman çok masum algılanamaz. söylenenler kendi söyleniş özgürlüklerini kazanana kadar dünya o söylenene direnir zaten. ama kıvranır gibi bir direnme, şekilden şekle girme, herkesin içindeki bir macera arayışı, bir değişiklik arayışı gibi.

o heyecanı özleyen bile olur zamanla. huzur, rahat bir tarafına batar sonra.

devamını okuyayım »