şükela:  tümü | bugün
  • az önce garip bir şekilde bu hissi yaşadım. oysa ki kanepemde öylece uzanmıştım ve aniden nerden geldiğini anlamadığım anlamsız bir mutluluk bastı. yani kendimi bu kadar mutlu hissettiğimi neredeyse hatırlamıyorum, belki de hafıza sorunlarımın da bunda bir etkisi vardır. bu bahsettiğim mutluluk öyle kısa bir saniye içinde gelişti ki, tüm dünya anlamını yitirdi diyebilirim ve o an gerçekten ölmüş olmayı arzuladım. hemin saniye elimde bir silah olsaydı kendimi tereddütsüz vuracağıma emindim. nirvanaya ulaştım ve başıaşağı geldim sanki, çok ürperticiydi gerçekten hala daha kendime gelebilmiş değilim.
    bilemiyorum altan bilemiyorum
  • mutluluğu özlediğimizi gösterir bence. ya da mutluluğa inanılmaz derecede ihtiyacımız olduğunu, ama esasta mutluluğa olan inancımızın kaybolduğunu: "madem şu an mutluyum, e mutluluk da benim için ulaşılması gereken tek şey, e şu an da mutluyum, görev tamamlandı işte, mutluluğa ulaştım, daha ne diye yaşıyorum anasını satayım, mutlu mutlu öleyim gitsin, bi daha mutluluğun ne zaman geleceği belli olmaz sonuçta..."
  • kendime mutluluğu yakıştırmamamdan sanırım. mutluluğum bir anda manikleşiyor, sonraysa soyutlanıyorum dünyadan. oysa kimse benim kadar gülümsemiyor, kimsenin kahkahası benimki kadar yüksek değil, kimsenin gözleri benimki kadar parlamıyor, kimileri şeytan tüyüm olduğundan bahsediyor, kimileri komikliğimden, beğenenlerim var. oysaki bölünüyorum. düşüşe geçtiğim halimi saklamak istiyorum insanlardan. vesveselerimden, huzursuzluğumdan, güvensizliğimden, ölme isteğimden utanıyorum. utancımdan utanıyorum. gözlerimi kapayıp rahatsız bir uykuya dalıyorum sonra.