şükela:  tümü | bugün
  • ekmek yemeden doymanın mümkün olmayacağını düşünüyordum ta ki ekmek yemeden de doyduğumu görene kadar. bu biraz zahmet gibi geldi ilk. ''ya nasıl oacak?'' dedim ama oldu. ekmeksiz kahvaltıydı zor olan. o da oldu. iki yumurta kaynatıyorum. yanına beyaz peynirim kaşarım, zeytinim, 1 tatlı kaşığı salça ve çay. 3-4 öğün yiyorsam eğer hepsinde de öğün sonrası midem rahat oluyor. bu arada bu ara 2-3 kilo kadar verdim kış kilolarından.

    ekmek öyle bir şey ki insanın yedikçe yiyesi geliyor. imkansız gibi geliyor bırakmak ama sanıldığı kadar zor değil. lütfen 1 hafta boyunca deneyin. başaracağınıza eminim. 1x30==> 30 tl de cepte.
  • iki gündür yaptığım yapmama. bilhassa işim dolayısıyla geç yediğim akşam yemeklerinden sonra çok rahat ediyorum bu sayede. kafama göre yaptığım plana göre daha 8 gün kadar yemeyeceğim. sonra da mümkün olduğu kadar az. fakat ama lakin; doymuyor gibiyim yahu. tok olduğumu biliyorum ama doymamış gibi hissediyorum...
  • yaz mevsimine doğru bikiniye sığabilmek, mayoda abartı göbek görüntüsünden kurtulmak için yapılan, acil incelme eylemidir. gelenek göreneklerimize, atasözlerimize ters düşen bu eylemin nedeni, vücutta tutulan suyu azaltmaktır. ters eylemi (bkz: katık etmek) diyebiliriz.
  • beyaz ekmekten tam buğdaylı ekmeğe geçmeyle ekmek tüketimi azaltılabilir, zamanla da bu ekmek yememeye kadar gidebilir. günde 5 dilim yiyorduysam, bir ay içinde tam buğdaylı ekmekle dilim sayısını önce ikiye indirdim -sadece kahvaltıda- şimdiyse lokma yemeden günümü rahatlıkla geçiriyorum. çok faydalı bir eylem, tüm dostlar başına.
  • 14 aydır sürdürmekte olduğum durum. hatta ekmekle beraber pilav, makarna, patates gibi saz arkadaşlarını da çıkardım yaşantımdan (tıbbi nedenleri var, kafanıza göre uygulanması tavsiye edilmez ilgilenen scd diet diye gugıllayıp bakabilir)
    sonuç olarak tüm gardrobu yenilemek zorunda kaldım neredeyse, üstümden dökülmekte tüm kıyafetlerim
  • birşeyler okuyup bu konularda kafa yormayla başlamalı. tabi ki sıfır ekmek diye birşey olamaz, olmamalı, ama bunda da tam tahıllı esmer ekmekleri abartmadan yememek önemli. bir süre sonra marketteki beyaz ekmek gözünüze zehir gibi görünüyor.
  • eski sevgilinin beni alistirdigi olay. bunca yildir yemekle beraber ekmegi bosuna tukettigimi anladim. kilo yapmak disinda hic bir olayi yok ekmegin.
  • son zamanların en moda eylemlerinden biri.
    neredeyse her sofra başında bir abimiz/ablamız çıkar ve şöyle der; 'ekmeği bıraktım, ekmek yemiyorum.'
    büyük bir sessizlik...
    ardından bir müşfik arkadaş çıkar ve der ki 'en iyisini yapmışsın abi/abla, zaten her şeyin başı sağlık.'
    gereken övgüyü alan abimiz/ablamız çorba, sulu yemek, ana yemek, tatlı, meyve, kola ve kahveden eksiksiz yer.
    ama 'ekmek' yemez.

    anlayamadığım budur.
    çeşidi azaltmak, porsiyonların miktarını düşürmek varken insanlar ekmekten ne istemektedir?
    az yiyin ulan az!

    hükümetin son dönemde 'beyaz ekmeğe' bu derece sataşmasını da anlayamadım.
    yıllardır ne yiyoruz lan biz?

    abilerime ve ablalarıma sesleniyorum, işkembenize sahip çıkın.
    ekmeğimizle oynamayın!
  • moda olduğundan değil, ekmeği sevmediğim için doğduğumdan beri yaptığım şey. ekmeği bir türlü sevemedim niyeyse. "olmasa da olur" bir gıda olarak gördüm hep. şayet ekmek diye bir şey hiç olmasaydı bunun eksikliğini hissetmezdim ya da ne bileyim işte, bana "ömrün boyunca hiç ekmek yemeyeceksin" deseler, hiç üzülmem mesela.
    ekmek yememenin olumlu tarafı, "yiyip yiyip kilo almayan" insanlardan olmakken olumsuz tarafı ise sık sık acıkmak ve ekmek yemeyi sevmediğinizi fark eden yakın çevreniz tarafından uzaylı muamelesi görmektir.
  • fırıncılara güvenmemekten ileri gelir. kullanılan malzemelerden, hijyene kadar türlü riski göze almıyorsa yemez. haklıdır da. nerede yaşadığımız belli. *

    farkındaysan daha işin kilo aldırmasına girmedim bile. düşün o kadar yenilecek şey değil. elin gavuru da zaten yese bile abartmıyor. yediği 2-3 dilim ekmek onu da iki kez fırınlayıp kıtır yapmadan yemiyor.