şükela:  tümü | bugün
  • konuya dönelim mi? dönelim bence. nicolaus copernicus'un de revolutionibus orbium coelestium adlı eserinin başına praefatio (önsöz yani) niyetine eklemiş olduğu bir mektupta geçer bu ifade. türkçe mealini aktaracağım da, -hatta şu an karar verdim entirimin sonuna ekleyeceğim türkçesini- evvela mektuptan kısaca söz edeyim. mektup, copernicus tarafından şu başlıkla yayınlanmıştır: ad sanctis simvm dominvm pavlvm iii. pontificem maximvm, nicolai copernici praefatio in libros revolutionvm. yani "kutsal papa hazretleri, paulus iii. pontifex maximus"

    copernicus, mektupta işte efendim neden böyle bir kitap yazma gereği duyduğunu, karşılaştığı güçlükleri, çekinceleri, önerdiği yeni sistemin inceliklerini vs. anlattıktan sonra papa'dan ricasını dile getirir, biz de deriz ki içimizden "vay be demek, bir şey isteyecekmiş ki, ondan bu afra tafra..."; ama doğal karşılamalı bunu. öyle ya çağımızdaki gibi bir konfora sahip değildi o dönemin bilim devrimcileri (!), copernicus, bırakın rahat olmayı yepyeni bir çağın gelmekte olduğunu müjdeleyen zihinlerden biri olduğunu bile dile getirmekten aciz görünmektedir. ama haklıdır, çünkü yaşadığı çağ buhranların çağıdır. öyle bir statü düşünün ki, arada kalmışsınız; aydınlığın hayali bile gözlerinizi kamaştırıyor ancak geçmişten gelen kabuller her an üstünüze düşecek bir kütle gibi; korkuyorsunuz. her kritik yanlış anlaşılabilir, kelle gidebilir. bunun için sığınılabilecek en iyi liman papa ve kilise değildir de nedir?

    şöle diyor copernicus mektubun bir yerinde:

    "yine eğitimli olsun, eğitimsiz olsun; herkes, hiç kimsenin yargısından kaçmadığımı görsün diye, çalışmalarımı başka birisine değil de kutsal makamınıza adamayı uygun gördüm. gerçekten de, uzak bir diyardan söylüyorum, kutsal makamınızdan ve edebiyat ile gökbilime olan düşkünlüğünüzden kaynaklandığı üzere en büyük otorite olarak kabul ediliyorsunuz. bu yüzden itibarınız ve yargınız sayesinde iftira dolu saldırıları kolayca bastırabilirsiniz, tıpkı bir deyişte de geçtiği gibi: iftiracıların ısırıklarına çare yoktur."

    (ut vero pariter docti atque indocti viderent, me nullius omnino subterfugere iudicium, malui tuæ sanctitati, quàm cuiquam alteri has meas lucubrationes dedicare, propterea quòd & in hoc remotissimo angulo terræ, in quo ego ago, ordinis dignitate, & literarum omnium atque mathematices etiam amore, eminentissime habearis, ut facile tua authoritate & iudicio calumniantium morsus reprimere possis, etsi in proverbio sit, non esse remedium adversus sycophantæ morsum.)
    http://la.wikisource.org/…_orbium_coelestium.djvu/8

    "iftiracıların ısırıklarına çare yoktur" sözü de "non esse remedium adversus sycophantae morsum" sözünün türkçesi oluyor, evet çalışmalarınızın layıkı olmaması temennisiyle, bol ısırıklı günler diliyorum.