şükela:  tümü | bugün
36 entry daha
  • sanılanın aksine oldukça zengindir ve etkileri hala pek farkında olunmasa da tüm dünyada sürmektedir.

    özellikle doğu avrupada kuzeyden güneye çoğu inanç şeklini ve bu sayede kişilere verilen isimleri etkilemiştir.

    şöyle ki:

    mesela selena ya da helena ya da yelena gibi isimler ilginç bir şekilde türk mitolojilerinden kaynaklı öz be öz türk isimleridir... zira türkçe anlamlar barındırmaktadırlar.

    eski türk mitolojisinde rüzgar tanrıçası yel ana'nın değişik kültürler tarafından kabul edilmesi sonucunda ses değişikliğine uğramış halidirler. bu sebeple özellikle slav kültüründe ismin değişmemiş hali olan yelena, yelana ya da jelana gibi kadın isimlerine çokça rastlamak mümkündür.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/yel_ana

    aynı şekilde eski türkçede yelana, çalene ya da calene şeklinde isimlerle de nitelendirilen rüzgar tanrıçasının, macar ve doğu avrupa kültürleri tarafından da sahiplenildiği bilinmektedir. bu sahiplenme sırasında gerek gırtlak farklılıkları gerekse de bu farklılıkların değişik alfabelerle farklı ifade edilmesi, ismin kullanımını değiştirmiştir.

    http://en.wikipedia.org/wiki/szélanya

    dolayısıyla isim yunan ve roma pagan kültürlerine helena ya da selena olarak geçmiştir. tabii ki bu aşamadan sonra batı biliminin merkez aldığı yunan pantheonu nedeniyle ismin orta asya ve türk orijini silinmiş ve isim yunan temelli olarak lanse edilmiştir.

    ancak isim türkçedir ve bir anlam barındırmaktadır.

    ilginçtir ki aynı durum germenic ve nordic pagan tanrıları için de geçerlidir. eski türkçe ateş yani od kelimesinden türeyen, ateş tanrıçası, ateşin anası anlamına gelen od ana ya da od - iyesi (perisi) için de benzer bir öykü söz konusudur. orta asya türk mitolojisine ait ve gayet de türkçe kelimelerle oluşmuş bu tanrıça daha kuzeye giderek eril bir tanrı figürüne girerek önce wodanaz daha sonra kuzey mitolojilerinin en büyük tanrısı odin halini almıştır. ilginçtir ki batılılar odin'in kelime kökeni hakkında net bir bilgi ortaya koyamamakta ve bu gün gibi açık olan bağlantıyı görmezden germektedirler. ismin kökeni hakkında bir sürü iddia atarak top çevirirler. ancak maalesef bu kadim kuzey tanrısı olarak lanse edilen tanrının türk mitolojisine ait apaçık izlerini ne araştıran, ne bununla bir bağlantı kuran vardır. bırakın kabul edilmeyi dillendirilmez bile. dillendirenler de olsa olsa birileri tarafından maalesef şaklaban ya da faşist olarak yaftalanırlar. odin isimli nordic tanrının etimolojik kökenlerini od yani ateşten çıkararak odin ile od ana arasında bağ kurmaya çalıştığımızda ilginç bir kelimeye daha ulaşırız. "odun". muhtemelen öz türkçe'de yakacak ya da yanan nesne, ağaç parçası anlamında kullanılan ve ateş ile bağıntısı tartışılmaz derecede açık olan odun, yine germenic ve nordic dillere "wooden" şeklinde geçmiştir.

    bu kelimeler türkçe'den diğer dillere değil de, diğer dillerinden türkçe'ye geçmiş olabilir mi diyen arkadaşlar elbette olacaktır. elbette bu da mümkündür. ancak bu etimolojik kökenler ile ilgili batı net bir anlam ortaya koyamazken türkçe'de od - ana - odana gibi net anlamlar ile ifade edilebilen, hatta birleşip, bileşik türetilmiş kelimelerle anılan kavramların diğer dillere geçmesi çok ama çok daha fazla olasıdır.

    eski türklerde demirciler tar, dar kökünden türeyen tar han ya da tarkhan olarak anılırdı. benzer şekilde manas destanı'nda, manas'ın demircilerini tarkan şeklinde isimlendirdiği bilinmektedir. dolayısıyla tar kelime kökü eski türklerde demir ve demirciliği betimleyen bir kavramdır. kültürel etkileşim sonucu özellikle kuzey kültürler tarafından içselleştirilmiş bir diğer tanrı figürü ise thor'dur. thor fırtına ve şimşek tanrısıdır. ancak ne ilginçtir ki bir çekici vardır. kabul etmek gerekir ki fırtına tanrısından ziyada bir demirci görünümündedir. dolayısıyla eski türklerde dağı eriten destanlara konu olan demirci unsuru, kuzeye giderek anlam bozulmasına uğramış ve farklı güçleri ve olayları kontrol eden bir tanrı kimliğine bürünmüştür.

    bu örnekler çoğaltılabilir... kışın gelen ve çocuklara hediye dağıtan ayaz ata (noel baba) gibi....

    maalesef bu örnekleri çoğaltmak adına kimi zaman çok zorlama benzetmeler yapılmakta, türk inançları ile diğer inançları eşleştirebilmek için hiç de bilimsel olmayan, sallama uydurmalar ortaya konmakta ve işin resmen boku çıkmaktadır. ve yine maalesef bu sebeple öz türkçe etimolojik kökler konusunda bilimsel çalışma yapmaya, eski türk inançlarını inceleyerek dünya kültürlerine olan katkılarını araştırmaya hevesli insanların da daha çalışmaya başlamadan hevesleri kırılmaktadır.

    çoğu kültür daha yazıya geçmeden yazılı kültürel eserler ortaya koyan, çoğu kültür daha inanç sistemini oturtmadan çevresindeki coğrafyayı kökünden değiştirecek bir inanç ve din sistemi ortaya koyan türklerin tarihsel mirası maalesef özelikle batı eksenli bilimsel anlayış neticesinde küçültülmüş ve yine maalesef havada ve karada olan her şeyi türklükle açıklamaya çalışan komik, safsata ve zorlama çalışmalar sonucunda da itibar kaybetmiştir. ve pek tabii bambaşka bir inanç sisteminin benimsenmesi ile silinerek yok olmaya yüz tutmuştur...
12 entry daha