şükela:  tümü | bugün
  • coldplay'in feci halde desteklediği olay ve chris martin'in giydiği her t-shirtte, hatta elinin üstünde yazdığı görülebilecek sözcük öbeği
  • chris martinnin (görebildiğim kadarı ile), clocks ve god put a smile upon your face şarkılarının videolarında elindeki yazı (dövme?) ile desteklediği hede
  • (bkz: people tree)
  • (bkz: adil ticaret)
  • adil ticaret olarak turkcelestirebilecek kavram...
    isin ozu su; cikolata satmak isteyen bir sirketin kakaoya ihtiyacı vardır. bunu nerden almalı? bikere karını maximize etmek icin maliyetini en aza indirmeli. eh artık globallesme de sagolsun, en ucuzunu nerden buluruz? hmm, hadi afrika olsun... peki afrikada neden cok ucuzdur? cunku cok cok ucuza isgucu vardır, yerel/ulusal yonetimlerin gevsekligi yuzunden cevre-saglik konusunda duzenlemeler yoktur... gibi bircok sebep fiyatları dusurur....
    aslında uzun zamandır buyuk sirketlerin az gelismis ulkelerde yaptırdıkları uretim tam anlamıyla somurge mantıgında ilerliyordu diyebiliriz. iscilerini mumkun olan en fazla saatte, en az paraya calıstırıp, üretimin sürdürülebilirligini takmadan, cevreye verilen zararları kaale almadan, sanki geri donusu varmıscasına talan etmekten cekinmediler.
    ama iste bu noktada fair trade devreye girdi. bununla birlikte; dezavantajlı durumda olan üretici koruma altına alındı, adil ucretlendirmeye gidildi. iscilere uygun calısma kosulları, cinsiyet esitligi saglandı. cevreye zarar en aza indirilmeye calısıldı, üreticilerin bagımsızlasabilecegi bir ortam yaratıldı.
    simdi bu anlatılanlara bakıp da bunun bir cok az gelismis ulkede uygulandıgını sanmayın... bunlar ancak sirket ve uretici bazında devam eden guzellikler. hala nestle, kraft gibi dunya devleri fair trade e sırtını donuyor. ancak kucuk kucuk sirketler fair trade yapıyor. mesela: http://ithacafinechocolates.stores.yahoo.net/, http://www.deansbeans.com/
    bununla birlikte yurtdısında bazı starbuckslara girip orta boy kahve, fair trade olsun gibi bir cumle kurabilmek de umut verici tabii...
    x icin ayakkabı yaparken kor olan 10 yasında endonezyalı cocukların hikayelerinin tarih olmasını istiyorsak, fair tradei desteklemek gerek... tuketici acısından en kotu ihtimalde aynı ayakkabı 50 dolar yerine 75 olur, her yıl iki tane almak yerine 1 tane alırız, ama icimiz rahat eder ve dunyanının icine etmemis oluruz... diy mi?
  • (bkz: java u)
  • (bkz: zotter)
  • şu logoyu gördüğünüz ürünleri, eğer ihtiyacınız varsa tabii, gözünüz kapalı satın alabilirsiniz. çünkü bu ürünün yapım aşamasında hiç kimsenin hakları gasp edilmemiştir.

    http://www.fairtrade.net/
  • ilkeli tüketicileri hedefleyen, fakat bir o kadar da kapitalist devlerin günah çıkarttığı sosyal sorumluluk projesidir.
    vakt-i zamanında kapitalizmin beşiği ingiltere'de konunun pazarlamaya etkilerini inceleyerek; fair tradeli ürünlerin talep elastikiyetilerinin muadilleriyle kıyaslayarak bir rapor yazmıştım.

    aslında özetle şu idi savım: hümanist, allahcı, sosyalist ya da demokrat geçinen tüketici kişileri, acaba dünyanın herhangibir yerinde sömürülmesine izin verilmeyen çocuk işçilerin ürettiği ürünlere, ne kadarlık bir ekstra bedel ödemeye razı idiler.

    kendinden ve düşlediği ahiret hayatından başka hiçkimseye ve hiçbirşeye faydası olmayan helal veya koşer sertifikalı ürün tüketileceğine, bu lanet kapitalist düzen içerisinde kendi çapında, personelini ezdirmeyen, çoluk çocuğu yaşına fizyolojisine bakmaksızın çalıştıran firmarı ötekileştirmeye çalışan makul bir sistemdir kanımca.

    keşke türkiye'ye de böyle bir uygulama gelebilse. karadenizde minübüslere tıkış tıkış doldurulan mevsimlik fındık ve çay işçileri, çukurovada sıtmaya, sıcağa ve susuzluğa göğüs geren ırgatlar (yöredeki tabirdir. haşa aşağılama yoktur.) var oldukça bu hayal olarak kalacaktır.