şükela:  tümü | bugün
  • genellikle dev iş merkezlerinde çalışanlarda görülen, belirtilerinin baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, yorgunluk hissi, gözlerde sulanma, kaşınma, kızarıklık, burun akıntısı, hapşırık, boğazda yanma, kuruluk, gıcık, göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı, cilt kuruluğu ve konsantrasyon güçlüğü olan rahatsızlık.
  • plazalarda çalışan insanlarda görülen bir sendrom. bundan muzdarip kişiler plaza içinde geçirdikleri süre boyunca göz yanması, baş ağrısı, akıntı, tıkıntı, bok ve püsür gibi birçok rahatsızlık duyarlarken, bina dışına çıktıkları anda bütün bu rahatsızlıklar ortadan kaybolmaktadır. bunun klima, uzun süre bilgisayar ekranına bakmak gibi fiziksel sebepleri olabildiği gibi içinde çalışılan plazadan nefret etmek gibi gayet psikolojik sebepleri de bulunabilmektedir.
  • gökdelen -ama öyle böyle değil baya bi delenlerden bahsediyoruz- plazalarda binanın rüzgar yükünden kaynaklanan salınımının da bu sendromda parmağı olsa gerek.
  • köy ve mecralarda kerpiç sarhoşluğu olarak bilinen, davarı haşat eden rahatsızlık. şeherli yaklaşım için şuradan buyrunuz:
    (bkz: iklimlendirmeye inanmak)
  • havalandırma kanalları nın negatif iyonları tutması ve ortamdaki negatif iyon yoğunluğunun azalması ile ortaya çıkar.
  • 70 li yıllarda petrol krizi sonrası enerjı tasarrufu amacıyla binalarda havalandırmanın azaltılması sonucuyla karşılaşılmıştır.binaların geçirgenliği hemen hemen hiç olmayan bir'kabuk'ile kaplanmış ve pencereler sürekli kapalı tutulmuştur.belirtileri baş agrısı,göz ve burunda iritasyon...
  • 1970’li yıllarda “iç ortam hava kalitesi” kavramına paralel olarak gündeme gelmiştir. özellikle gelişmiş toplumlarda insanların yaşam sürelerinin önemli bir bölümü işyeri, ev, çarşı ve mağazalar gibi kapalı ortamlarda geçmektedir.bu yüzden binaların içindeki hava miktarı ve hava kalitesi giderek daha çok önem kazanmıştır.

    kapalı ortamlarda yaşayan insanların bir kısmında ortaya çıkan ve kişilerin bina dışına çıkmalarıyla kaybolan ve herhangi bir hastalığa özgü olmayan bu belirtiler dsö (dünya sağlık örgütü) uzmanlarınca “hasta bina sendromu” olarak adlandırılmıştır.

    gözler, solunum yolları ve deride irritasyon (tahriş), baş ağrısı, yorgunluk, bulantı, kafada dolgunluk gibi sinir sistemi belirtileri ile göğüste sıkışma hissi, deride kuruluk, kaşıntı, kızarıklık gibi belirtilerdir.

    bu belirtiler söz konusu binada yaşayan ya da çalışanların hepsinde görülmez. ancak, bunlarda görülme sıklığı, genel toplumdaki bireylerden daha fazladır. belirtiler kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür.

    bu binalar enerji tasarrufu amacı ile yapılmış, yalıtımı iyi olan, hava akımına izin vermeyen, klima havasının tekrar kullanıldığı binalardır. bu binalarda çalışanlarda iş veriminin de düştüğü gözlenmektedir.

    hasta bina sendromunun nedeni bilinmemekle birlikte; bina içindeki sıcaklık, nem, hava akımı, koku, havalandırma gibi termal konfor faktörleri ile birlikte, aydınlatma, uçucu organik maddeler ve işin organizasyonu gibi faktörlerin, belirtilerin ortaya çıkmasında rolü olduğu gözlenmiştir.

    hasta bina sendromu belirtileri ile binaların klimalı, halı kaplı, kalabalık olması, bilgisayarların çok olması ve hava akımının kişi başına saniyede 10 litreden düşük olması ile ilişkili olduğu saptanmıştır. çok nedenli (multifactorial) klinik tablo olarak karşımıza çıkmaktadır.

    ortam sıcaklığının azaltılması, rutin ortam temizliğinin daha etkili yapılması, günlük temizlikte yalnızca yerlerin değil masa üstü, raflar vb. diğer yatay yüzeylerin de temizlenmesi, halı kaplama ve diğer dokuma malzemelerinin en aza indirilmesi, var olanların temizliğine özenilmesi, klima sistemlerinde iç ortam havasının yeniden kullanılmaması, hava değişiminin kişi başına saniyede 10 litreden az olmaması, uçucu organik kimyasallar ve mikroorganizmalar varsa, bunlara yönelik ölçüm ve değerlendirmeler yapılarak gerekli önlemlerin alınması yakınmaları azaltacak kontrol önlemleridir.
  • sürekli kapalı ortamlarda çalışan kişilerde halsizlik, baş ağrısı, sersemlik hissi, bulantı, cilt kuruluğu, gözlerde batma, burunda tıkanıklık ya da akma gibi belirtiler veren durum.
  • (bkz: sick building syndrome)

    hava sirkülasyonunun ve havalandırmanın yetersiz olduğu, dışarıya açılan pencerelerin bulunmadığı, klimalar gibi ısıtma-soğutma sistemlerinin kullanıldığı binalarda sıklıkla rastlanan hasta bina sendromunun nedenleri arasında; sağlıksız inşaat malzemelerinden yapılan binalar, rutubet ve sağlığa zararlı kimyasallardan üretilen eşyaların kullanımı da yer alıyor.

    verimlilik, performans ve zihinsel faaliyetler üzerindeki etkisi kanıtlanmış olan iç hava kalitesi; ortamın sıcaklığı ve nem oranıyla da doğrudan ilişkilidir. nem oranı azalan ortamlarda solunum yolu enfeksiyonu, boğazda yanma, baş ağrısı, baş dönmesi, koku ve tat alma bozukluğu, göz kuruluğu, öksürük, yorgunluk ve alerjik reaksiyonlar gibi çok sayıda sağlık sorunu ortaya çıkabiliyor. bunlar ve benzeri belirtileri kapsayan hasta bina sendromunun semptomları, kişiler ortamdan ayrıldığında azalıyor ya da yok oluyor.

    hasta bina sendromunun önlenmesinde, iç hava kalitesini düşüren kirlilik kaynaklarının belirlenmesi ve ortadan kaldırılması büyük önem taşıyor. ayrıca bina yapımı sırasında sağlığa zararlı malzemelerin kullanılmaması; izolasyon ve yalıtımın doğru bir şekilde yapılması gerekiyor.

    *kapalı alanların düzenli olarak, doğru bir şekilde havalandırılmalıdır.

    *ortamın ısı ve nem dengesi korunmalıdır.

    *kapalı alanlarda sigara içilmemelidir.

    *iç ve dış hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.

    *ısınmada kaliteli yakıt kullanılmalıdır.

    *bina yalıtım ve bakımı düzenli olarak tekrarlanmalıdır.

    *havalandırma, ısıtma-soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin bakımı düzenli olarak yapılmalıdır.

    *ofis ve tüm ofis araç-gereç ve eşyaları düzenli olarak temizlenmelidir.