şükela:  tümü | bugün
  • ülkenin bugünkü halini anlatan bir levent bulut yazısı.

    akp'nin seçim beyannamesine göre; para politikası, maliye politikasıyla eşgüdümlü yapılırken, enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecek. maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak.
    ***
    dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz piyasaları yakından takip edilecek.
    ***
    fakat gelin görün ki, hayallerde başka uygulamada farklı sonuçlar çıkabiliyor. meselâ; ben, "dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek" denmesini anlamıyorum. dolar 80 kuruş artıyor sonra 20 kuruş düşüyor. 40 kuruş artıyor sonra 5 kuruş düşüyor. buna da dalgalı döviz kuru rejimi diyorlar. oysa müdahalelerle göstermelik 5-10 kuruş düşse de sürekli yükseliyor. öyle çok uzağa gitmeye gerek yok bu yılın şubat ayında 3,75 olan dolar bugün 4,58.
    ***
    bu nasıl bir dalgalı kur ki pozisyonu sürekli artış yönünde. sorsanız dış güçlerin işleri derler. ben size işin gerçeğini söyleyeyim. ekonomisi dışa bağımlı olan türkiye'de cari açığın sürekli artması, ohal süreci, düşmeyen enflasyon, uluslararası kuruluşların not indirimleri ve abd'de faiz artışlarının sürmesi dolarda yükselişe sebep oluyor. siz bakmayın döviz kurlarındaki artış için faiz lobisi, dış güçlerin işi demelerine.
    dış güçler istediği zaman senin döviz kurlarına müdahale edip istediği fiyatı belirleyebiliyorsa kapat git ülkeyi. hiç ortalara çıkıp büyük türkiye, dünyaya yön veren ülke, dünya liderine sahibiz masalları okuma.
    ***
    akp iktidarı sık sık "büyüyoruz" söylemi kullanmasına ve makyajlı rakamlarla bunu göstermesine rağmen türk lirası değer kaybediyor. değer kaybettiği için de döviz kurları yükseliyor. borcu borçla çeviren bir ülkeyiz. üretmeden istihdam oluşturmadan büyüme hormonlu büyümedir. akp büyüme rakamlarını yüksek tutabilmek için dışardan borç bulmaya çalışıyor. hatırlayın: reis'in 3 günlük ingiltere gezisini ve orada uluslararası finans sektörünün devleriyle yaptığı görüşmeyi. ardından maliye bakanı şimşek'i göndermişti.
    ***
    borç bulursak gelen parayı inşaata ve betona gömüyoruz. böylece harcayarak büyümüş oluyoruz. iş bu borçların ödenmesine geldiğinde ise tekrar borç bulmamız gerekiyor. bulmadığımız kısmı ise ülkenin kaynaklarından karşılıyoruz. bu kaynakta petrol ve doğalgazımız olmadığına göre adres yine vatandaşın cebi oluyor.
    bu durumu bu köşede "büyüdük ama nasıl?" başlıklı yazımda işlemiştim. yine bu köşede "seçim sonrası zam kaçınılmaz" başlıklı yazımda da hemen her şeye zam geleceğini anlatmıştım.
    ve zamlar ardı ardına gelmeye başladı.
    ***
    resmî gazete'de yayımlanan bakanlar kurulu kararı ile tütün ürünlerinin vergilendirilmesinde politika değişikliğine gidildi. buna göre tütün ürünlerinde nispi vergi yüzde 2,25 puan indirilirken, maktu vergi ve asgarî maktu vergi tutarları 0,96 ila 9,5 kuruş aralığında arttırıldı. düzenleme ile yüksek fiyattan satılan sigaralar etkilenmezken ucuz sigaralara 1 lira zam gelmiş oldu. dış güçler reise karşı. 1 liranın lafı mı olur milletimiz için. bence az bile yapmışlar. neyse diğer bir zam haberi de avrasya tüneli inşaat ve yatırım a.ş 'den geldi. firmanın açıklamasına göre avrasya tüneli tek yön geçiş ücretleri otomobiller için 23,30 tl, minibüsler için ise 34,90 tl olarak belirlendi.
    ***
    ya ne olacaktı ki... yol yapıyorlar daha ne yapsınlar bir de beleş mi geçireceklerdi. ne demişti reis, paran yoksa geçmeyiver. e... bu kadar zam keser mi!... tabiî ki hayır!
    ***
    kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azamî faiz oranları da arttı. yeni oranlar merkez bankası tarafından değişiklik yapılarak resmî gazete'de yayımlandı. buna göre, türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azamî gecikme faiz oranı yüzde 2,52, yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azamî gecikme faiz oranı ise yüzde 2,12 oldu. her hâlde bu zam haberine en çok faiz lobisi sevinmiştir. hani nede olsa ülkece büyüyoruz bu büyümede onları da görmezsek olmazdı değil mi?
    ***
    bu gelen zamlar gelecek zamların habercisi. eskiden olsa ekonomideki bozukluğu, bulunan borç paralarının inşaatlara, yandaş müteahhitlere gittiğini, bunun yanlış olduğunu üretimi artıracak yatırımlara yönelmesi gerektiğini uzun uzun anlatırdım. fakat artık vazgeçtim. milletimiz memnun. bir de bu durumu eleştirip hakaret duymaya ne gerek var ki...
    dış güçlerin oyununa gelmemek lâzım! ülkemizi yönetenler aldanabilir, kanabilir, yanlış yapabilir ama biz hep arkalarındayız.
    hayaller istikrar ama gerçekler zam yağmuru.
    durmak yok... yola devam.

    http://www.haberokur.com.tr/…rar-gercekler-zam-106/