şükela:  tümü | bugün
  • sanıyorum derrida' nın ve onun çağdaşlarının en çok etkilendiği hegelci düşünce, önsöz/metin ya da soyut genellik/ kavramın kendi hareketi karşıtlığıdır. hegel' in tinin görüngübilimi' ndeki önsözün özellikle ilk maddesinin önemi de buradan gelmektedir. orada genel ve tikel olan da aynı karşıtlığa tabi olarak görünür ve felsefi hakikatin açımlanacağı yol, yordam olarak ne önsöz, ne soyut genellik ya da ne de tikelin kendisi görülebilir. derrida' nın ve son dönem fransız düşüncesinin yazı, sistem, çoğulluk ve kendilikte tekrar edilemezlik, yapıbozum gibi kuramlarına eşlik eden düşünce hegelci düşüncenin tam karşıtı olarak hegelciliğini konuşturur. (aufhebung/differance karşılaştırması bu açıdan önemlidir.) derrida' yı da etkilemiş olan blanchot' nun da bataille gibi hegelci izleklerden fazlasıyla etkilendiği açıktır; hatta hegelci düşünce ve olumsuzlamayı bir sökme ve yok etme olarak hegel' in kendisine doğru yönelttiği görülecektir. rhonda khatab' ın hegelci olumsuzlama ve blanchot düşüncesi üzerine kapsamlı bir makalesi bulunmaktadır. bu makaleye dayanarak hegel ve blanchot karşılaştırması yapmaya girişirsek;

    hegel için kavram ve varlık(bu en yoksul ve en dolaysız kavram) yazma' nın kendisinde belirmektedir, bütün yazım kavramın devinimini gösterir bize, bu düşüncenin de devimidir. blanchot ise varlığın yazma eymeli içerisinde silindiğini söylemektedir, bu kendini açan bir silmedir: hegel' in diyalektiğini ustaca kullanır blanchot, bir çok noktada onun tanımlarından faydalanır ama hegel' in tersine yazmanın bir kurma, anlamlandırma ve mutlak bilgiye erişme olmadığını, onun bir kesikli silinme, varlığın sesinin kısılması ve zamanın yokluğunun ne şimdisi ne de varlığı olduğunu görme olarak karşımıza çıktığını söyler. hegel' deki yansıma kuramı blanchot tarafından da alınmıştır. özbilinç konusu farkın blanchot tarafından da aynı yönde temellendirilmesi üzerine yani hegel' ci çözümlemeye dayanır.

    blanchot/ hegel karşılaştırmasından anlaşılacağı üzere yazı' nın kendisi mutlak bilgi, anlam, olumluda olumsuzun muhafazasından ziyade, çokluğu ve silinmeyi, kesikliliği, ortaksızlığı, ansızlığı ve kendiliğinde tekrar edilememeyi kapsar. hegel için yazı mutlak bilgilenmeye, tinin ve kavramın kendini bilmesine giden yola kısacası hakikatin kendisine ve tekliğine, saltıklığına gideyen yolu döşerken; blanchot' nun yazı için temellendirdiği silme eylemi ve sonuçlarını ise adorno' nun hegel' e yönelttiği eleştiriye benzer bir söylemi sahiplenmektedir: hegel' in yazısı bütün görkemine rağmen yazı' nın kendisinde erir, aynı döngünün içine katılır.

    blanchot için yazı bir hatırlama, ilerleme (hegel' de böyledir)olmaktan çok unutmaya, kimliğin kökünden sökülmesine aittir. blanchot' da yazmanın kaderinde izler bırakmak değil, silmek izler aracılığıyla silmek, yazmanın parçasal alanında yok olmak vardır.bahsedilen iz özbilinçli bir konuşmanın imkansızlığını da duyurur bize. yani geçmişte yazılan kendini yazma ile okuma arasında kurabilen varlıkla herhangi bir ilişki olmadan gelecekte okunur demektedir blanchot.

    yazı unutmayı içselleştirdiği sürece, geleceği zamanın kendisinden özgürleştirir ve onu yokluğun en müthiş gücüne taşır, bu imkansız bir geleceğin zamansız beklentisidir. khatab blanchot' nun karşı- hegelci yazma kuramının bütünlüğün sürdürülemezliği ile kimliğin yapısının, büyük bir artık oluşturduğunu açıklar. yazı hiçbir şeye doğru çalışan bir hiçbir şeydir ve hegel' in daireselliği olumsuz imlemi içerisinde blanchot tarafından aynen alınır.
  • hegel düşüncesi ile yazı' sının özdeşliğinde devinir durur, hegel sonsuza kadar kendi düşüncesinde yaşar; blanchot düşündüğünü hiçbir zaman yazamayacağını bilir ve kendi yazısında ölür. yazı' nın ölümünde hegel yaşar, yazı yaşarken blanchot ölür.

    peki yaşayan hegel bireyselliği içerisindeki hegel midir yoksa arı nesnelliğin dilinde konuşan ve en bireysel olmayan adam mıdır? eğer böyleyse o halde blanchot' nun yazısı ile hegel' in düşüncesi arasındaki uçurum aşılır, birisi daireyi saat yönünde diğeri ise karşıt yönde yürümeye başlar. birbirlerini görmeden daireyi tamamlamaları mümkün olmadığına göre?..
  • blanchot'nun l'attente l'oubli kitabı ekseninde bu iki paradigma sarsıcı ismin bir irdelemesi için şuradan.