şükela:  tümü | bugün
  • şekli olan için güzel bi hebe. üç
    kişi 105 ytl ödedik biz. soğuk hindili sandiviçimizi de yedik. kendimizi göreve çıkmak üzere olan federal polisler gibi hissettik bi an.

    çalışan balık etli kıza sordum fiyatlar niye böyle uçuk diye. dolar yükseldi abi dedi. süt hariç her bişey amerika'dan geliyormuş soğuk zincirle.
  • yaparken okuduğum başlık. 3 tl'ye yandan 3 poğaça aldım. geldim 8 tl'ye de bi sürahi* kahve aldım.

    şimdi ofise geçip ölene kadar içmeye devam edeceğim bu kahveyi.
  • what is the difference between a starbucks latte and a whore? nothing, they both suck and empty your wallet!

    yani demem o ki, yazıktır, günahtır...
  • bir kahve, bir kepekli puf, 13 tl falan.

    soğuk hindili sandviç ne aq.
  • yine ayni sekil bir beyin yapisina sahip insanlarla karsilasmis bulunmaktayiz. bak cok net soyluyorum "sıze ne bundan"! kim ne istiyorsa yapar, birakin artik her seye bir kulp takabileceginiz algisindan...
  • beyninizi sikim sizin diye agir kufur edecegim özenti seysi.

    olm kizim sizde hic mi akil yok yoksa bu denizkizi sizin beyninize teavuz edip stockholm sendromumu yasatmis.
    en kotu yerde acik bufe turk kahvaltisi varken yaninda da guzel demli cay ne yapayim starbuckini.
    ya harbi gerizekalisiniz. hayir sucuklu yumurtalar olmadi omlet hadi onu da gec peynir bal teryagi vb varken hindili sandvic kahve ahahaha suan duymuyoraunuz ama gotum bile guluyor size.
    beachte 250 tl olan hamburgere bok atan kisileri simdi 3 kisi 105 tl kahvaltiya elin gerizekali firmasina kaptiranlara bakalim ne diyecekler.
  • robert's cafeden 8,62 tl lik magnum lattemle katılıyorum.kahvaltıyı evde yaparak maliyeti düşürdüm.
  • bir benzerini öğrencilik hayatım boyunca neredeyse her gün gerçekleştirdiğim eylemdir. yani okula gittiğim günlerde her gün... çok gitmezdim de, gidersem işte. bizim okulda (bkz: cafe nero) vardı. anne poğaçası mı ne vardı, severdik, ya da caf caflı ismi olan tostu seçerdik. yanına da çay falan işte... çaylar genelde bedavaya gelirdi cihan abi saolsun. finaller için sabahlanan gecelerde de kahve içerdik. sanırım en son 1 yıl önce bugünlerde, son dersim olan rusça'nın finalinden önce "abi yap sert bir şeyler." dedim. ardından gittim sınava girdim. öyle dil dersi olduğuna bakmamak lazım, mezuniyetten önce son engel olunca insan sabaha kadar rusça bile çalışıyor tabi. neyse...

    özledim lan, (bkz: özyeğin üniversitesi)... hayatımızın girişimi.

    şimdi ise evde yaparım kahvaltımı. evde olmazsa da 2 kaşarlı poğaça, bir meyve suyu alırım yeter. tabi yaaa... para kolay kazanılmıyormuş, öğrettiler, canları saolsun.
  • bahariye starbucks'in caprazinda 'asli borek' vardi. hala duruyorlar mi bilmiyorum. giderim su boregiyle yaparim kahvaltimi. sonra alirim dijital ekipmani gecerim starbucks'a sade kahve esliginde calisirim.
  • hindi füme ve jambonlu sandviç çok güzel, keşke param olsa da her sabah yesem dedirten olay.

    (bkz: fakirlik)