şükela:  tümü | bugün
  • benimdir bu insan. ve benim gibi normal zamanlarda dahi telefonu uçak moduna alıp inzivaya çekilen binlerce insanın sesi olarak; bizlere asosyal yaftası yapıştıranların yüzlerine şunları haykırıyorum:

    sıkıldığınızı, bunaldığınızı görüyorum. kendi ağırlığınızın altında inim inim inlediğinizi, kendinize katlanmakta güçlük çektiğinizi görüyorum. “saatler boyunca, başka saatleri bekleriz..” diyen cioran‘a hiç kulak vermediğinizin farkındayım.

    çaresizce yarım bıraktığınız kitaplara koşuyorsunuz. listenizdeki filmlerin hangisini izleyeceğim diye kara kara düşünüyor, sonunda hiçbirinde karar kılamıyorsunuz.
    sosyal medya’ya koştuğunuzu görüyorum. twitter’da ne kadar çok sıkıldığınıza dair tweetler. instagram’da starbucksta çektirip özlemle andığınız günlerden kalma resimlerinizi paylaşıyorsunuz. kiminiz tiktok’ta aptal insanların aptallıklarını izliyor. bir insan sesi duyabilmek için görüntülü olarak başkalarını arıyorsunuz. aynı muhabbetler dönüyor hep... bir süre sonra tat vermiyor bunlar da.
    ve can sıkıntısı çalılıkların arasında gizlenmiş bir vahşi hayvan gibi tekrar yakanıza yapışıp sizi yakalıyor. yere seriyor, boğazınıza yapışıp nefessiz bırakıyor adeta.
    normal zamanlarda ondan kaçmak için avm’lere koşturup içi boş lakırdılar eşliğinde lattenizi yudumluyordunuz. serpme kahvaltıcıda sofranın fotoğrafını çekerek “bugün de böyle” yazıyordunuz altına. şimdi o günler yitik bir cennet gibi ardınızda kaldı. hiçbir şey yapmamanın nasıl bir şey olduğunu unutmuştunuz. belki de hiç tadına bile varmadınız. kendi kendisiyle vakit geçirmeyi seven insanlara “ezik / asosyal” damgası vurdunuz acımasızca. oysa şimdi kendi kendinizle vakit geçirmeye mecbur bırakıldınız. ve ne yapacağınızı bilmiyorsunuz.

    biz “asosyal” insanlara gelince: evde saatlerce / günlerce yayılmayı seviyoruz. kitaplığımızdaki kitapların tozunu almayı, güzel bir film izleyip, hiçbir insan sesinin bölmediği güzel müzikler dinlemeyi seviyoruz. boş boş tavana bakarak uykuya dalmayı, uzun kış gecelerinde radyo tiyatroları dinlemeyi, tek başına içmeyi seviyoruz.
    eğer biz sizin ötekileriniz isek sizler de bizim ötekilerimizsiniz...

    ve son olarak sizler gibi insanları yüzyıllar öncesinden tespit etmiş schopenhauer’la sizi baş başa bırakıyorum. #103800947
  • normalde evden çıkmayan birisiyken şimdi evden çıkmayınca canım sıkılmaya başladı.
    galiba kendi kendime evden çıkmama koşuluna karşı bir isyan geliştirdim.
    şimdi kendimle uzlaşmama konusunda uzlaşmaya çalışıyorum. yarın sosyal medyayı bırakıp kitap film izleyeceğim yoksa daha çok bunalmaya başladım.

    duruma ve süreye göre değişen durum. bir hafta önceden evden çıkmamaya başladıysanız ruh sağlığı bozuluyor.

    edit,
  • pc ekranına bakmaktan boynum ağrıdı sadece.
  • yaşadığı her günün karantina olduğunu fark eden insandır.

    aralıksız (markete dahi çıkmadan) günlerdir evdeyim. gram sıkılmadım.
  • şahsım.

    edebiyatla uğraşıyorsanız bugünlerde canınızın sıkılması mümkün değil. öyküler şiirler yazıyorum bugünleri anlatan. günceler tutuyorum. tarihi en doğru şekilde edebiyat yazar çünkü. okumalar zaten ayrı yer tutuyor. kitapla kalemle kağıtla can sıkılmıyor.
  • ben ve şahsım*

    gemide yıllarca 10m2 kamara yaşamına alışkın bünyeye 1+1 ev ve hızlı internet bağlantısı çok iyi geliyor.
    yine kitap okumaya, (bkz: atpl) çalışmaya ve video seyretmeye devam.
  • ben de bu kişilerden biriyim. benim için ilginç bir durum değil çünkü zaten günlerce evde durmayı seviyorum genel olarak.
    arkadaşlarımın sosyal medyada yaptığı “karantina çok zorrr.s, yalnızlıktan kafayı yiyorm, netflix dizi önerin acillll” paylaşımlarına şaşkınlıkla bakıyorum. altı üstü kendinizle bir süre baş başa kalmanız gerekti sanki canınızı alıyorlar. bu dışarıya bağımlı, cumartesi gecelerini akmadan geçiremeyen insanları anlayamıyorum.
    evde neler mi yapıyorum? uzun zamandır okumam gereken ama vakit ayıramadığım kitaplarımı okuyorum, izlemediğim için cahil hissettiğim kült filmleri izliyorum, daha önce yapmayı hiç denemediğim yemekleri yapıyorum, piyano çalışıyorum, küçük çocuklar gibi öğle uykusuna yatıyorum, enerjim olduğunda fransızca çalışıyorum. kendinize ayırabileceğiniz bir süre verilmiş sıkılacak ne var?
  • ahan da benim.
    hatta hep bunu beklemişim meğersem. keşke hayallerimin yatışı bu kadar insanın canına mal olmasaydı.
  • aylardır karantina yaşamı sürdürdüğüm için, benim için farketmedi.
  • issiz olan ben icin resmen iyi bir kafa dagitma islemi olsa da bedeli keske insanlarin olumu yada olum riski olmasaydi.