şükela:  tümü | bugün
  • 15 saniye oncesine kadar odev icin internette kısa ve anlasılır olarak tanımlanmıs bir sekilde harıl harıl aradıgım ve tam buldugum anda sozlukte gunun baslıklarnda gordugum kavram.

    ` : artık eminim kesim truman show`
  • genişliği ile bir ülkenin zenginliği, fakirliğini bir ölçüde ortaya koyan deniz hudutları.
    (bkz: kara sulari)

    edit: tasinan entry ye hayirli olsuna gitmek ve insana kal gelmesi.
  • türkiye'de genişliğinin 6 mil olduğu kavram. ancak denizine göre, özel durumlara, karşınızdaki ülkenin genişliğine, olayın özelliklerine göre, hakkaniyete uygun olarak azami 12 mile kadar çıkartılabiliyor. azami bütün ülkelerde 12 mil olabilir. aslında kara sularının 12 mil olması devletler hukukunda bir örf adet kuralı olarak görülmektedir, ancak türkiye takınmak zorunda olduğu yunanistan politikası yüzünden buna hep itiraz etmiş, hiç kabul etmemiştir. bu yüzden ege denizi'nde tek taraflı 12 mile çıkarma işlemini yürüten yunanistan dahil türkiye'ye kimse 12 mil olması konusunda bi dayatmada bulunamaz, bu hukuken mümkün dildir.
  • territorial waters yani bir anlamda "ülkesel sular", "ülke suları" denen nesnedir.
  • kelime anlami ile alinirsa ornek olarak:
    akarsular, nehirler, caylar, goller.

    bir de deniz sulari var, onlar deniz ve okyanus olarak ikiye ayrilirlar.

    peki ya okyanus sulari mi dediniz, ha?
  • bir devletin, üstüne basılan toprak kadar egemenlik yetkilerini kullanabileceği ülke parçası...
  • esas hattan itibaren ölçülmeye başlanarak açık denizlere doğru birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesine göre bazı özel durumlar göz önüne alınıp kara devleti tarafından 12 deniz miline kadar genişletilebilen, kara devletinin üzerinde mutlak bir hakimiyeti olan bölgedir.

    türkiye de akdeniz ve karadeniz de karasuları 12 mil olmasına rağmen ege denizinde yunanistan ada ve adacıklarının olması sebebiyle genişliği 6 deniz milinde kalmıştır. genel olarak bakıldığında devletler keyiflerine göre, başka devletlerle örf adet kuralı oluşturacak şekilde bir sorun yoksa; karasularını 12 mile hatta daha fazlaya da çıkarabilirler. yunanistan 1931 de kraliyet kararnamesiyle iyi dostluk şemsiyesi altında o zamanlar 3 deniz mili olan karasularını 6 mile çıkarmıştır. daha sonraları bu 6 mil gene türkiye ye sorulmadan 12 mile çıkarılmıştır. türkiye bu 12 mil karasuları olayına ancak 1960larda teamül oluşturmamak için karşı çıkmıştır. türkiye nin şu anda mevcut tek casus bellisi yunanistanın karasularını 12 mile çıkarmasıdır. zaten ege denizindeki sorunların başlıca kaynağı da bu karasuları konusudur.
  • 12 mil sayısı, o dönemde kıyılardaki sabit top bataryalarının azami atış mezilinin bu kadar olmasından ötürüdür. yani kısacası "benim silahımın menzili aha buraya kadar, benim borum buraya kadar öter" demektir.
    hatta soğuk savaş sırasında bir dönem rusya 14-16mil menzilli top yapıp, "benim karasularım 14 mil ona göre" demiş, ancak 12 mil çoktan uluslararası norm haline geldiğinden ve bunun değişmesini istemeyen amerika'nın donanmasını rusya kıyılarının 12 mil yakınına sokup, "14 mili geçtim 12'de duruyorum sıkıysa ateş et bakalım" diyerek rusya'yı geri adım atmaya zorlamasından ötürü bugün de kullanılagelen 12 mil standardı geçerli kalmıştır.
  • kıyısı olan her devletin sahip olduğu su şeridi. devletin bu bölgedeki egemenliğine getirilen tek kısıtlama zararsız geçiş hakkıdır.
  • insan yapisi dolgular bunu daraltir.

    mesela karadeniz sahil yolu. komple doldurma. genisliginin 20 metreye vardigi bir yer diyelim. rus bombardiman gemileri o noktaya 12 mil eksi 20 metre mesafeye demirleyebilir. hukuken kimse bir sey diyemez.

    ayni sey marmara denizi icin de gecerlidir. turkiye marmara'yi ic deniz ilan etmistir ama rusya bunu asla kabul etmemistir. yani marmara aciklar rusya icin uluslararasi sulardir. tipki bizim ege'de 12 mili kabul etmeyip ege'nin %80'ine uluslararasi su muamelesi yapmamiz gibi.

    toparlayalim: denizi doldurarak istanbul'a sehir eklemeyi, marmara'ya yapay ada yapmayi planlayan mutahhitler zahmet etsinler de bir devletlet genel hukukcusuna danissinlar o projeleri adamin elinde patlatirlar mi patlatmazlar mi diye.