matarama su ko

  • 12420
  • 4
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

3 temmuz 2011 şike nedenli gözaltılar

bundan 5 sene önce spor hukuku başlığına bir entry girmiştim. (bkz: #13916525)

spor hukukunu şöyle tanımlamıştım:

"türkiye'de sedat peker başta olmak üzre pek çok vatandaşın bildiği teamüllere dayandığı için okullarda pek okutulmaz. okutulduğu günleri de görürüz inşallah."

herkesin anlayacağı üzere o zaman gg olmasın diye böyle yazmıştım. söz konusu olan sedat peker de olsa bir insan için "organize suç örgütü lideridir" deme hakkım yoktu. koca memlekette futbolcular ile kulüpler arasında adliyeye yansıyan hukuki ihtilaf sayısının sıfıra yakın olmasını en uygun bu şekilde açıklayabilmiştim.

şimdi ise bazı mahkumiyetler kesinleşti. (bkz: #30961104)

artık açıkça söyleyebilirim: türkiye'de şike yasasından önce spor hukuku diye bir şey yoktu. çünkü sedat peker vardı. yoksa ben de cemaatin adamı olduğum için mi 5 yıl önce spor hukukuna türkiye'de sedat peker bakar yazdım? isteyen ona da inansın tabii.

hakikat şudur: kanunun verdiği yetkiyle adalet teşkilatı büyük bir başarıya imza attı ve çetecileri yakaladı ve içeri attı ve artık mahkumiyetleri de kesinleşti.

bu bir fenerbahçe, trabzonspor, galatasaray vs. meselesi değildir. bu bir adli meseledir. türkiye'de adaletin çeteciliğe üstün kılınması meseledir ve zaten fenerbahçelilerin üstlerine alınacakları bir şey yoktur. bu yargılamalardan çıkan kararı üstüne alınan fenerbahçe taraftarı varsa birilerinin çok fena yanlış bilgilendirmesine maruz kalmış ve "kullanılıyor" demektir.

ayrıca balyoz ile bunun arasında bağlantı kuran ad hominemcilerin de gözünü bu vesileyle açmak isterim:

1- özel yetkili mahkemelerin gördüğü davalar bunlardan ibaret değildir. yüzlerce çete davasına bakmaktadırlar. balyozda usulsüzlük var diye falanca haraç çetesi, filanca uyuşturucu örgütü vs. hakkındaki kararlar da mı hukuka aykırı? bir mahkeme süreci üzerinden diğer yüzlercesini bedavadan karalamak nasıl bir mantıktır?

2- bu davaların savcıları ayrıdır, mahkemeleri ayrıdır, heyetleri ve hatta zabıt katipleri bir ayrıdır. sırf silivri'de diye iki davayı aynı süreç sayanları tekrar 1. maddedeye davet ediyorum.

3- kesinleşen karar henüz maçlarda yapılmış şikelerle ilgili değildir. türk futboluna nüfuz eden bir organize suç örgütünün varlığına ilişkindir. kaldı ki şike suçlamalarında değil kulübün kişiliğine, taraftara, kulübün teknik direktörüne yönelik bir suçlama dahi yoktur. bir insanın sırf tuttuğu takım sevdasına çıkıp sedat peker'le işbirliği kesinleşmiş kişileri savunması ya ağır bilgisizlik ya da kötü niyettir.

tüm bunlar, katillerin "türkiye seninle gurur duyuyor" diye karşılandığı bir ülkede bu kişilerin bazı kesimlerce kahraman muamelesine görmesine engel olmayacaktır.

umarım başbakan meseleye taraftar gözüyle bakmaz ya da başka menfaatlerin kaygısıyla bakmaz ve kendi koyduğu yasayı tekrar çiğnemez.

devamını okuyayım »
16.11.2012 10:06