şükela:  tümü | bugün
  • festival başlayalı henuz birkaç gün oldu ve daha izlenecek çok film var ama şimdiden rahatlikla soylebilirim ki bu film festivalin en çok konuşulacak ve tartışılacak filmlerinden biri olmaya aday. gerçekten çok sarsıcı ve şoke edici bir film. ve konu olarak tamamen alakasız olmalarına rağmen sarsıcılığı anlamında daniel and ana filmindeki o etkiyi yaratıyor. michel franco'nun imzasını taşıyan bu iki filmi de izleyenler ne demek istediğimi rahatlıkla anlayacaklardır.

    --- spoiler ---

    yönetmen filmi için şöyle demis: "film, aynı zamanda, bildiğimiz aile yapısının işlemediğini ve insanların artık buna bağlı yaşamadığına açık olduğumuzda neler olabileceğiyle ilgili." bu söz üzerine bir şeyler söylemek gerek öncelikle. annelik kavramına yuklenen anlamlari elestiririz cogu zaman. kavramı yeniden tanımlamak isteriz aslında anneyi özgürleştirmek, toplum baskısından ona dayatilan rollerden kaliplardan kurtarmak ona sadece birey oldugunu hatirlatmak isteriz. elbette bir bebegin dunyaya getirilmesinin bir takim sorumluluklari vardir ancak bu sorumluluk tek başına anneye ait degildir. iste biz buradan hareket ederek tekrar tanimlariz anneyi ve annelik kimliğini... annelik kavranini yapisokume uğratmak sart derken de kastedilen de budur aslında. bu filmde işlenen konu tamamen annelik vurgusu içermesine rağmen aslında insanlığın iflasıdir. keza filmde yaşananlar sadece saf alçaklık ve zalimlik betimlemesi. bunu oncelikle belirtmek gerek. anneyi geçtim kim yaparsa yapsın affedilmeyecek bir gaddarlik. bu sebeple yonetmenin soyledikleri demogoji başka bir sey de degil.ailenin ortadan kalkmasının sonuçları olarak okumak saçma. bir annenin kızına bu derece zalim davranmasi sadece insanı daha fazla şaşırtıyor ve sarsıyor o kadar. ama aile kalkınca bunlar olur demek sacmaliktan öteye geçmiyor.

    filme dönersek bence gerilimi ve son sahneye kadar izleyicideki merakı dinamik tutmayı başardigi için yönetmen kesinlikle iyi bir iş çıkarmış. bazı noktalari eksik bırakmasını ki çok önemli yerlerde de var bu eksiklikler ve ozellikle anne karakterinin icinin dolmasiyla alakali, ben bir senaryo zafiyeti olarak değerlendirmek yerine bilincli olarak yapılmış bir hareket olarak okudum bu durumu. sanirim yönetmen bizim hayal gücümüze bırakıyor anne karakterinin geçmişte yaptiklarini ve bu kişisel betimlemelerimizle anneyi filmdeki adıyla nisan'i bizim yeniden ve yeniden tasarlamamizi istiyor. tabi bu filmde bu amacin varolduğu ön kabulüyle aksi halde senaryo zafiyetinden başlayarak bir dizi eleştiriye tabi tutulabilir film ama yazdığım gibi ben böyle okumak istemiyorum filmi. çünkü gerçekten bu enteresan ve sarsici hikaye icin bile izlenmeyi fazlasiyla hakkediyor ve bence yılın en akılda kalıcı çalışmalarından biri bu film olacak.

    --- spoiler ---
  • karanlik bir film.
    hem konusu hem de cekim acilari itibariyle genel havasi karanlik, oyuncularin yuzu hep golgede, isik cok guzel kullanilmis.

    fransiz remake'i yapilsa da basrolde isabelle huppert oynasa diye dusundum film boyunca...
  • 'bu devirde babana bile güvenmeyeceksin' cümlesindeki dolaylı tümleci 'annene' olarak değiştirdiğinizde ana fikrine az çok ulaşmış olacağınız filmdir.