şükela:  tümü | bugün
  • oecd'nin daha iyi yaşam endeksi'ne göre, türkiye'de bir haftada ortalama 50 saatin üzerinde çalışanların oranı %34. oecd ortalaması ise sadece %13. türkiye, bu göstergede değerlendirilen 38 ülke arasında son sırada yer alıyor.

    detay: türkiye'de çalışma yaşamı
  • 18. yüzyılın sonlarında endüstri devrimi’nin ortaya çıkardığı yeni dünya düzenine yön veren, üretim miktarını artırma yarışı, fabrikaların haftada 7 gün, günde 24 saat yani hiç durmadan çalışmasına neden oldu.

    endüstri devrimi öncesinde tarım alanında çalışan işçilerin birçoğu kente göç ederek fabrikalarda çalışmaya başladı. mesai kavramı da işte o zaman ortaya çıktı. tarımda güneşin gökyüzündeki konumuna göre belirlenen çalışma saatlerinin yerini, sıkı sıkıya uyulan vardiya sistemli mesai saati aldı. üstelik mesai süresi 10 ila 16 saat arasında değişmekteydi.

    ortaya çıkan yeni işçi sınıfının ağır çalışma şartlarının sürdürülebilir olmadığı çok geçmeden anlaşıldı. ütopyacı sosyalist görüşleri ile büyük etki uyandıran robert owen, günde 8 saatten uzun çalışmayı protesto eden bir kampanya başlattı. “sekiz saat çalışma, sekiz saat eğlenme ve 8 saat dinlenme!” sloganı etkili oldu. kısa bir süre sonra ford motor mesai saatlerini değiştirdi, yeni çalışma süresi standardını 8 saat olarak belirledi.

    1914 yılında ford motor tarafından uygulanmaya başlanan 8 saatlik mesai süresi, sanılanın aksine üretim yarışında ford motor’u öne geçirdi. koşulların iyileştirilmesi işçilerin verimliliğini artırmış, daha kısa sürede daha çok iş yapar hale gelmelerini sağlamış, hal böyle olunca şirketin karlılığı da artmıştı. her daim olduğu gibi başarılı sonuçlara sebep olan bu yenilik de kısa sürede birçok takipçi buldu. sekiz saatlik mesai süresi böylece yeni standart olarak belirlendi.

    yani sonuç olarak; mesai saatinin 8 saat olarak belirlenmesinin ardında; fabrikaların verimliliği gözetilerek oluşturulmuş, iki yüzyıllık tarihi olan bir çıkar olgusu vardır.
  • her gün bitmek bitmeyen çilem. son 45 dk. hadi bit git artık ya lanet olsun.
  • ivedilik ile kısaltılması gereken saatlerdir.

    ortalama 70-80 sene yaşam süresi olan bir canlının, haftanın en az 5 gününü, ulaşım saatlerini de hesaba kattığında, hatta üzerine çalışmanın getirdiği yorgunluğu da bindirdiğinde neredeyse tamamen almak insani değildir.

    isterseniz dünyanın en güzel işini yapıyor olun, iyi ihtimal ile haftada 5 gün, en az 45 saat sürekli yaptığınız bir iş kısa bir süre sonra işkenceye dönecektir.

    insanoğlu, haftasonu denilen 2 güne ve kendine verilen yıllık 2 haftalık izne sıkıştırılmış bir hayat yaşamakta ve bu yeterince dile getirilmemekte. öğrenciliğin bitimi ile başlayan ve emekliliğe kadar süren bu 40-45 yılın yarısı başkasının işlerini yapmak, ofiste bel ve dirsek çürütmek, tarlada çalışmak, fabrikada montaj yapmak ile geçiyor. bir kısmı iş yorgunluğunu atmak için aktiviteler, bir kısmı işe gitmek ve gelmek ile uğraşılan yolda geçiyor. cuma günü ile gelen bir neşe, pazar öğleden sonra yerini pazartesi stresine bırakıyor. kimi göz sağlığını, kimi bel sağlığını, kimi kalp, sağlığını kimi zihinsel sağlığını bu yolda bırakıyor.

    hiç kimsenin yapmak istemediği, sadece zorunda kaldığı için yaptığı milyonlarca iş. bu işlerin büyük çoğunluğu ise birilerinin ürününü satmak(satış pazarlama), bir diğer kısmı da bu ürünlerin satılması için pr yapmaktan (reklamcılık) oluşuyor. gerçekten hem dünyanın hem de insanlığın işine yarayacak meslek kolu sayısı o kadar az ki...

    madem bu sistemden temelli vazgeçemiyoruz, en azından iyi ihtimalle 80 sene yaşayabilecek şu insan denen hayvanın en güzel yaşlarının yarısını buralarda çürütmesek de şu çalışma gün/saat sayılarını azaltsak?

    herkes işe giderken daha mutlu gitse, mecbur olduğu işi yaparken en azından kendine de zaman ayırabileceğini bilerek ve bunun motivasyonu ile işini yapsa?

    elbet bir gün olacak ama biz görebilecek miyiz bilmiyorum.

    neyse bekleyelim bakalım haftasonunu...