şükela:  tümü | bugün
  • uğruna otobüse atlayıp hiç bir işim olmamasına rağmen şehrin (bkz: new york city) öteki tarafına gittiğim, new york'un en iyi burgerlerini yapan, milkshakeleri ile meşhur restoran. bu mekanın olayı birinci kalite, taze gurme malzemeyle fast food üretmesidir. benim gibi çikolata sevdalısıysanız milkshakeleri bağımlılık yapabilir, bir daha başka yerde milkshake beğenmenizi zorlaştırabilir.

    shake shack new york'lular arasında o kadar büyük bir fenomendir ki, jon stewart şovuna konuk ettiği lebron james'i new york'ta yaşamaya ikna etmek için önüne shake shack burgeri ve milkshake koymuştur. iki şubeleri vardır, birisi madison square park'ta bir büfedir, ikincisi columbus avenue ve 77.sokakın kesişimindeki 2 katlı restorandır. yolunuz new york'a düşerse mutlaka gidin. afiyet olsun!
  • new york'un en guzel burgercisi falan aranir ya filmlerde, dizilerde. iste sanirim burasi orasi. kendi biralarini da yapiyorlar.
  • internet sitelerine girilmek suretiyle sırada kaç kişinin beklediğini canlı olarak izliyebileceğiniz, günün her saati dolu olan, hayatımda yediğim en güzel burgeri yapan muhteşem yer.

    http://shakeshack.com/
  • fabrikasyon üretim yapan yerlerden hamburger, patates kızartması, kola menüsü almaya ne bitmeyen bir ilgi varmış be kardeşim. restrorant zincirlerini kötüleyen belgeseller gerilim yaratmış insanlarda şekşakta oluşan kuyruklardan belli.

    ben şahsen anlayamadım bu şekşak'ın mc donalds'tan burger king'den farkı nedir diye. et organik desen değil, grass fed desen o da değil, kalorisi, yağ oranı düşük desen "diner"ları 3'e katlar ve zaten müşterilerinin de kilo ortalaması 100 üzeri.

    valla ben kani oldum. buradan belgesel yapımcılarına seslenmek istiyorum; yazık günah bu insanlara yapmayın. bırakın insanlar rahat rahat gitsinler istekleri restoranta.
  • onunde surekli sira oldugu bir sehir efsanesi. yok en az 10 kere denedim ve fark yaratan bir sey bulamadim, bulan var ki onunde sabit sira var.
  • burdan hamburger yedikten sonra "expectation management" dersinden hep kaliyorsunuz avrupada. soyle bir deney enteresan oluyor. yemeden once hamburgerle resim cektirin. sonra ayni aciyla yemekten sonra bos paketle cektirin. o seyi icime nasil soktum lan ben? diye soruyor insan.. hamburgerle milk shake icecegimi soyleselerdi kicimla gulerdim ama oyle olmuyor iste. 40 dakika sira bekledikten sonra iki tane de cebime atayim evde yerim diyorsun.
  • dc'deki subelerine gittim bunlarin. duvarinda plazma televizyon olmasi, bira servisi yapmalari, ortamin hipster/cevre dostu beklentilere hitap etmesi ("bu masayi bowling pistinden recycle ettik") disinda pek bir numarasi yok burgerlerinin. koftesinin tadi guzel - boyle tuzlu, guzel bir tadi var - ama 6 dolar verip ufacik, az soslu bir burger aliyorsunuz.

    five guys da, in-n-out da daha iyi kendilerinden bence.
  • brooklyn'de de acmis bir tane ama ne zaman gectiysem kapaliydi. five guys varken ugrasmam demiyim, biraz daha anne burgeri kivaminda, ama five guys pahaliysa bu daha pahali ve daha ufak burger, brooklyn brewery ortakligiyla ozel bir ale'leri de var bu iyi iste. ama hakkaten biraz sisirme.
  • burgerleri gerçekten muhteşem mekan. new york'a gidip burdan yememek olmaz.
  • shaya'yla türkiye'ye geliyor.