şükela:  tümü | bugün
  • brandon sanderson'ın on kitaptan oluşacağını duyurduğu fantastik seri. henüz yolun çok başında. serinin ilk kitabı the way of kings 2010'da çıktı. ikinci kitabın ise (the wheel of time'ın son cildinin yayımlanma zamanına göre değişiklik ihtimali var) 2012 sonbaharında kitapçılara düşmesi bekleniyor.

    ilk kitapla birlikte seriye çok iyi bir başlangıç yapıldığı söylenebilir. sanderson, diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da genel gidişat-aksiyon dengesini çok iyi ayarlamış. daldan dala atlarcasına bir aksiyon bombardımanı yok (terry brooks romanlarında bu soruna sıkça rastlanır), karakterler geliştikçe doz da yükseliyor ve biz de bu arada hem romanın evrenini, hem de karakterleri daha iyi tanıma şansı buluyoruz. romanı üç gün önce bitirdim o gün bu gündür friends'in janice'i modunda dolanıyorum.

    --- yazarın diğer romanları için de spoiler içerebilir ---

    roshar, hayatın amansız fırtınalara göre şekillendiği, yalnız insanın değil, bitki ve hayvan türlerinin de ortama uyum sağlamaya çalıştığı acımasız bir dünya. bu dünyaya girişimiz sürekli bir galibiyet ve mağlubiyet döngüsünün yaşandığı savaşlardan, bu savaşları kazansalar da, kaybetseler de katlandıkları eziyetlerden bunalmış on seçilmiş aracılığıyla oluyor. on seçilmişin dokuzu, içeriğini henüz bilmediğimiz yeminlerini terk ediyor, aynı eziyetleri bir kez daha yaşamamak için son savaşta ölmüş olan son üyelerini geride bırakarak insanların arasına karışıyorlar. insanlara da bu sonu gelmez savaşı kazandıklarını söylüyorlar.

    kitabın anlattığı dönem ise bu olayın 4 500 yıl sonrası. açılışı ise, roshar'daki en büyük iki güçten biri olan alethkar kralı gavilar kholin'e, gizemli bir shin suikastçi (szeth-son-son-vallano) tarafından düzenlenen suikastla yapıyoruz. ilk kitabın çok büyük kısmı alethkar'da geçiyor.

    suikastın beş yıl sonrası, szeth-son-son-vallano'yu kiraladığı düşünülen turuncu kanlı parshendililerle alethkar krallığı arasında amansız savaşlar devam ederken üç ana karakterle tanışıyoruz: öldürülen kralın kardeşi (yeni kralın amcası) dalinar, babası tarafından şifacı olması için eğitilen ve fakat yolu önce askerlikle sonra da kölelikle kesişen kaladin ve kralın kız kardeşinin muhafızı olmak (ve bu sayede ailesi için gerekli bir hırsızlık yapmak) için yolu büyük şehre düşen yetenek kumkuması shallan.

    özü sözü bir, dürüstlük abidesi dalinar sayesinde açık renk gözlülerin doğal aristokrat olduğu alethkar sosyetesinin ayrıntılarını ve saraydaki ayak oyunlarının inceliklerini öğreniyoruz. shallan ve jasnah kholin'e ayrılmış bölümler ise roshar tarihine ve bu evrenin gizemine yönelik malumat edinmemize yardımcı oluyor. kaladin ise yerel kahramanımız. filler tepişirken ezilen koyu renk gözlü halkın dünyasını onun aracılığıyla anlama şansı buluyoruz. bu üçlü en azından alethkar'ı daha iyi tanımamızı sağlıyorlar. szeth-son-son-vallano da arada karşımıza çıkıyor (pek çok okuyucuyu cezbedecek bir karizması var kiralık katilin) fakat onun olduğu bölümler dünyanın geri kalanıyla ilgili, sonraki bölümlerde açığa çıkacak minik ipuçları vermekle sınırlı. bu açıdan, kaladin'in bahtsız bedevi arkadaşlarının da minik yardımları dokunuyor.

    uğruna savaşlar çıkarılan, sahip olana "güç bende artık!" naraları attıracak sharbladeleri, shardplateleri, simyacıların rüyası soulcasting, newton'ın kafasını karıştıracak surgebinding gibi uygulamaları, efsaneyle gerçeğin birbirine girdiği kozmolojisi, teolojisi, başlangıçta sevimli bir ayrıntı gibi duran fakat zamanla önemleri ortaya çıkan sprenleri, gizemli radiant şövalyeleri, kesile kesile bitmeyen orkların aksine derin bir hikayelerinin olduğu izlenimini edindiğimiz parshendileri ile roshar, belki çok yaratıcı değil (kimi unsurların benzerlerine başka fantastik romanlarda rastlanabileceği için) ama yeterince ilginç bir dünya. hikaye genişledikçe -bir terslik olmazsa- bu ilginçliğin artacağı da iddia edilebilir.

    ilk romanda, sanderson'ın diğer romanlarından da bazı izler bulmak mümkün. örneğin, kaladin'in hayatta kalmak için zerre umudun kalmadığı kaotik bir ortamda insan olarak var kalma çabası ve bu çabaya aynı ortamı paylaştıklarını da dahil etmesi, elantris'in bahtsız prensi raoden'in izlediği yolla pek çok açıdan benzeşiyor. ikisi de kendi çevrelerini belli ölçüde yaşanır kılmayı başarıyorlar.

    shallan'ın taşradan büyük şehre gelip kendini geliştirme hikayesi de hem warbreaker'ın siri'sinin, hem de (taşra kısmına şerh düşersek) elantris'in sarene'sinin hikayesiyle benzerlik gösteriyor. henüz ona denk bir eş bulabilmiş değiliz ama on cilt sürecek bir hikayede birine gönlü düşmezse bu da onun suçu olur zaten.

    sanderson'ın elantris'teki "dünya fantastik olsa da uzaktan haberleşme imkanı hep vardır" yaklaşımının (orada seonlar üzerinden yürüyordu iletişim) bu kitapta da devam ettiği, telgraf-vari bir iletişim yönteminin kullanıldığı söylenebilir. yine he-man'in orco'su türü ilginç arkadaşlar olan seonlarla, sprenler (-ler dediğime bakmayın, şimdilik yalnızca syl) arasında bağlantı kurulabilir.

    yazarın hemen bütün romanlarında (warbreaker, elantris, mistborn üçlemesi) var olan güven takıntısı da (gerçi buna takıntı dememek lazım. hikayenin ilginç bir yöne akması için ihanet fantastik edebiyata önemli bir imkan sağlıyor) doğrucu davut dalinar'ın hikayesi üzerinden kendine yer buluyor.

    --- yazarın diğer romanları için de spoiler içerebilir ---

    velhasıl, the way of kings ile the stormlight archive, gerçekten çok iyi bir başlangıç yapmış ve sanderson'a güvenerek bu serinin önünün çok açık olduğunu söyleyebiliriz. bir kez daha: oh my god!
  • brandon sanderson, bu sefer mistborn üçlemesinde yarattığı maceradan çok daha büyük bir işe girişmiş orası kesin. konunun geçtiği coğrafya, karakter tasvirlerindeki detaylar, politika vb.. konuların hepsi yaratılan dünyanın temellerini sağlam atmış. zaten 10 kitap olarak tasarlandığı öğrendiğiniz zaman bundan daha azını beklemiyorsunuz. hoş şimdi o 10 kitap biter mi, biterse ne zaman biter, biz görür müyüz bilmiyorum. zira 3. kitabın çıkış tarihi 2016, oradan hesaplayın.

    ------- spoiler -------

    ilk kitapta kaladin ağırlıklı ilerleyen bölümler, ikinci kitapta shallan'ın ön plana çıkması şeklinde ağırlık kazanmış. ama sorun şu ki, kaladin o kadar özenle ve beğenilsin diye uğraşılarak yaratılmış ki, değil shallan, dalinar bile çoğu zaman kaladin'in gölgesinde kalıyor. (bu arada dalinar, george r. r. martin'in elinde olsaydı eddard stark'ı kestiği gibi bunu da kesin öldürürdü. tam onun kalemi karakter)
    ikinci kitapla beraber olayın geldiği nokta, the knights radiant teşkilatının yeniden can bulması. birbirinden farklı güç ekollerine sahip bu teşkilatın ilk iki üyesi tahmin edebileceğimiz gibi kaladin ve shallan. ancak ikinci kitabın sonunda bu ekibe adolin'in kardeşi hasta renarin kholin, sürpriz yaparak, katılıyor.
    ikinci kitapla beraber arka planda işlenen heraldlar, sprenler, yaratıcının akıbeti gibi konulara biraz daha açıklık getiriliyor. ama belli ki, her kitapta bu mevzular hakkında yeni birşeyler öğrenirken, yeni soru işaretleri de yaratılacak. yine ikinci kitapta shinler ve parshendiler arasındaki ilişki iyice netleşiyor. eshonai karakteri ile o tarafa da zaman zaman göz atıyoruz. ancak eshonai ile parshendilere yaptığımız ilk birkaç ziyaret sonrası oluşan yakınlığın, olası sempatinin devamı gelmiyor. yeni keşfettikleri formları ile olaylar bir anda tersine dönüyor.

    ------- spoiler -------

    tabi şimdi bütün bunları dondurup yeni kitabı bekliyoruz. aslında en güzeli bu işlere seri bittikten sonra girmek. böyle bize büyük eziyet.
  • 5 kitaplık 2 grup halinde toplam 10 kitaptan oluşacak brandon sanderson serisi.

    --- spoiler ---

    1- the way of kings - kaladin stormblessed
    2- words of radiance - shallan davar
    3- stones unhallowed* - szeth-son-son vallano
    4- ismi belli olmayan kitap - eshonai
    5- highprince of war * - dalinar kholin

    bu 5 kitapla ilk seri bitecek ve diğer seri bu kitapların bitmesinden birkaç sene sonrasından başlayacak. yeni seridekilerin de çoğu belli. jasnah, taln, lift ve renarin ile bir kişi daha. ama eğer bu isimleri görünce bu karakterler bu kitaplara kadar hayatta kalacak diye düşünmeyin. çünkü brandon'ın söylediği üzere bir karakterin kitap karakteri olması için hayatta olmasına gerek yok, sonuçta kitap karakterinin olayı flashback yapmak.

    bu arada bu seride knights radiant diye bir topluluk var ve bu topluluk 10 farklı gruptan oluşuyor. tahmin edebileceğiniz gibi her kitabın ana karakteri bu 10 gruptan birinin üyesi olacak.

    kaladin-windrunner
    shallan-lightweaver
    szeth-skybreaker
    eshonai-willshaper yada dustbringer
    dalinar-bondsmith
    lift-edgedancer
    taln-stoneward
    renarin-truthwatcher
    jasnah-elsecaller
    diğer kişi(büyük ihtimalle rysn)-willshaper yada dustbringer
    --- spoiler ---
  • hakkında bu kadar az entry girilmesi gerçekten garip olan muhteşem seri. bir çokları için son yılların en yetenekli fantastik yazarlarından biri olan brandon sanderson tarafından yazılmaktadır. fantastik kitaplara merakı olanların kesinlikle okuması gerekir
  • serinin 3. kitabı oathbringer'ın %75'i tamamlanmış ve 2017 sonlarına doğru çıkması bekleniyor. 1. kitapta kaladin, 2. kitapta shallan karakterleri ağırlıklı olarak işlenmişti ve bu karakterlerin geçmişlerine de tanık olmuştuk. 3. kitapta da dalinar'a ağırlık verilecek ve bu karakterin geçmişini göreceğiz.

    ilk 2 kitap biraz uzun olsa da inanılmaz keyifliydi. serinin yeni kitapları yayınlandıkça fantastik literatürde kendisine önemli bir yer edinecektir. hatta filmi ya da dizisi de ilerde mutlaka yayınlanır diyorum ben.

    --- spoiler ---

    kaladin serideki en efsane karakter olacak gibi gözüküyor. ilk kitapta sadeas'ın ihanetinden sonra bridge four ile birlikte dalinar ve adolin için geri dönmesi, ikinci kitapta ise adolin'in 4e karşı 1 duellosunda shardplatesiz bir şekilde yardıma gitmesi, hatta çıplak elleriyle shardblade'i durdurması serideki en epik anlardı.

    shallan başta çok ısınamadığım bir karakter olsa da ikinci kitapta jasnah'dan ayrıldıktan sonra yaşadığı karakter gelişimi, asker kaçaklarını manipule ederek kendi saflarına çekebilmesi çok iyi işlenmişti. flashbacklerde shallanın aşırı sinirli babasını tanıdık. babasının ölümü ve daha sonra geçmişte shallanı korumak için yaptığı fedakarlığı gördüğümüz sahneler oldukça dramatikti.

    3. kitapta dalinar'ın nightwatcher'la nasıl karşılaştığını ve karısıyla ilgili tüm anılarını unuturken karşılığında ne aldığını öğrenmek istiyorum ben. bir de yan karakterlerden her gün farklı zeka ile uyanan taravangian var ki, 3. kitapta daha fazla yer almasını çok isterim. oldukça renkli bir karaktere benziyor. bir an önce çıksa da okusak...

    --- spoiler ---
  • 10 kitap çıkacaksa, 10 kitabın hepsi de çıkmadan okumaya başlamayın. kendinize işkence etmeyin. neyse ki birendın bu işkenceyi, kitaplarını en heyecanlı yerinde bitirmeyerek hafifletiyor. güzelce bir bağladıktan sonra konuyu ucundan açık bırakıyor. ama yine de böyle kitapları bitirmek, insanı matrix kablosu birden çekilmiş gibi ortada bırakıyor.
  • baslarda* tempo biraz agir ve okumasi zor. cok fazla isim, karater ve yer var. yeni bir dunya tasviri var; cografyasi cok farkli, icinde sihir ve farkli irklardan canlilar bulunan. bir de kitabin basinda kaladin cok kotu bir durumda. eger bu ilk kisimlari bir gayret okuyup gecerseniz hem roshar'a hem karakterlere isinmaya basliyorsunuz. kaladin yavas yavas kendine geliyor ve hikaye akmaya basliyor.

    ikinci kitaba gectigimde artik olacaklari az cok tahmin edebilir hale geldim ama gene de merakla okudum bitirdim. ozellikle kaladin ve adolin arasindaki cekisme/arkadaslik cok hosuma gitti.

    dalinar gibi super bir karaktere odaklandigi icin ucuncu kitabin da baya iyi olacagi garanti gibi. gunler gecmek bilmiyor sozluk, oathbringer'in cikacagi 14 kasim tarihi hala cok uzak...
  • ilk iki kitabi itibariyle güzel başlamış fantastik roman serisi. çok ahım şahım olmayacağı kesin serinin, kimse yeni bir lord of the rings veya a song of ice and fire beklemiyor zaten. detaylı ve kendi içinde tutarlı kurulmuş bir evren yaratmış brandon sanderson amca, ve fakat ilk iki kitap içinde bütün sorunlar deus ex machina şeklinde çözümleniyor. umarım ileride karakterlerin yapabileceklerinin limitleri oturur da bu limitler içerisinde daha incelikli düşünülmüş kurgular görebiliriz. yoksa her başı sıkışan stormlightı içine çekip uçmaya kaçmaya başlarsa bundan sonraki yedi kitap çekilmez.

    ilginç bir not da yazar brandon sanderson'un bayağı ciddi şekilde mormon olması, kitaplardaki tanrının ölmüş olması, heraldlar vs biraz mormonluktan etkilenmiş gibi geldi bana. bu heraldlardan birinin ismi kelek diğeri de nalan olmayaydı daha iyi olacaktı türkçe bilenler için tabii, bu da gereksiz bir yakınma.
  • serinin üçüncü kitabı oathbringer'in e-kitabı bugün itibariyle sanal marketlerle ingilizce olarak yerini aldı. yine 1200 sayfa dolaylarında, bay sanderson sağ olsun yemeden içmeden yazmış.

    asın bayrakları!