şükela:  tümü | bugün
  • netflix'in, kanada yapımı suç belgesellerinden olacak.

    gabriel fernandez
  • bir adet orospu ve psikopat sevgilisi tarafından aylar süren işkence sonucu öldürülmüş çocuğun yürek burkan hikayesini ele alan netflix yapımı belgesel dizi.
    henüz izleyemedim, zira fragmanı bile sinirlerimi bozmaya yetti.
  • dün izledim. çocuğa çok yazik olmuş. insanin kendi annesi bunlari nasil yapabilmis akil alir gibi degil. abd’deki kokuşmuş kapitalist duzen de kendisini gostermis. tek inandiklari şey, para.
  • en acı kısmı da bu davanın ardından benzer iki çocuk suistimali ve ölümünün daha ortaya çıkması. hem de aynı şehirde.

    there are some fucked up people out there.
  • izleyiciyi dumur eden, daha 8 yaşında, zeytin gözlü güleç bir çocuğun çaresizliği değil, papazından fıkıhçısına, hademesinden şifacısına uçkurunun keyfine çocuğu çaresiz bırakan ne fırsatçılar gördük. çocuğu saran dikenli kötü ebeveyn, sorumsuz akraba çiti de değil; bir palu efsanesi geçti ekranlardan. aç kalmış, istismara uğramış, sirke içirilmiş, iğne batırılmış, karnına taş bağlanmış, aklını yitirmiş 4 çocuk var hemen hepsi 2., 3. dereceden yakını sayılacak akrabalarının teşvik ya da sükutuyla uğramış bu saldırılara. “kayıp baba, kötü anne ve hormonlarının esiri zalim tokmakçısı, ikisinin koyun güder gibi güttüğü sosyal hizmetliler” konulu dram unsurları izleyiciyi tavlayamayacak kadar zayıf. doğurduğunu hastanede bırakan, yıllar sonra bakım parası için evine alan rezil bir pisliğin dünyasını “derinlemesine kavramak” isteyen zaten çıkmaz. toplumun köküne dinamiti koyanın, birinin referansıyla öbürünün kıyağıyla oturduğu sosyal hizmetler koltuğunda “şiddete uğrayan çocukların topluma kısa ve uzun vadeli maliyetleri” konulu çalışmalardan bihaber ağzında sakızla iş savsaklayan gerzekler olması da kimseyi ser-gerdân-ı hayretlere gark etmez. biz cehennemi gördük senin kibritinin ucundaki ne ola?

    insanı dumur eden o çocuğun hayatta kalma şevki. annesi istememiş, gay çift sahiplenmiş. dedesi ninesi almış, onlarla da geçinmiş. lokma verenin eline sarılmış, sevenin boynuna dolanmış, dayak yemiş yardım istemiş, işkence görmüş, doz artınca sosyal güvenlikçiye haber verilsin istememiş, manevra yapmış, fırsat kollamış, politik davranmış ve bütün bunları tek düşünmesi gereken oyuncakları ve sınıfta hoşlandığı kızın dikkatini çekmek için belirlemesi gereken stratejiyken yapmış. devlet, okul, aile, akraba herkes ve her şey aksine çalışıp parmaklarını çekiştirirken hayata tutunmak istemiş. ölümüne 48 saat kalmışken annem, koluma yapışıp çocukluğumda yatağıma sızdığında beraber arsen lüpen izlerken kemirdiğimiz erik pestilinden isteyince anlamıştım; ölümüne 1 kala annem yaşamak istiyordu. yaşamak, yad etmek, hatırlamak. insanı ölümün kendisi, çaresizlik, anlaşılmamak değil ölümden başka yol kalmamışken hala hayata tırnağını geçirme arzusu üzüyor galiba.
  • insanın, inanıp-tutunduğu ne varsa, yerle yeksân eden, toz eden, küle çeviren yayın, belge; her neyse.

    savunmasız, ufacık bir çocuğun yaşadığı eziyetin yığınla emaresini göz ardı ederek görmezden gelen, kendi kişisel ya da kurumsal menfaatlerini, kaygılarını korumakla yükümlü olduğu kişilerin hayatından öncelikli gören böyle harami düzeni olmaz olsun. yerin dibine batsın.

    bu gezegende çok fazla kötülük yaşıyor. delirmemek, isyan etmemek buna bir anlam vermeye çabalamak hiç kolay değil.
  • ilk bölümünden son bölümüne kadar ağlatan netflix yapımı mini dizi serisi.

    bol bol ruh hastası, şerefsiz, haysiyetsiz insan müsveddesi ve ne yazık ki hiçbir günahı olmayan, güzeller güzeli, sevimli bir çocuk içeren bir olay. sanki günlük hayatta insanlığı hiç sorgulamıyormuşçasına insana yeniden insanlığı ve hayatı sorgulatıyor.

    seni çok seviyorum küçük adam... umarım senin gibi iyi niyetli, sevimli bir oğlum olur günün birinde...

    kalbim acıyor...
  • eşimi çok seviyorum. hep eşime benzeyen, gülünce zeytin gözleri kaybolan, upuzun kirpikli, gülen gözlü esmer bir oğlum olsun istedim. gabriel'i gördüğümde "aman allahım hayalimdeki çocuğun ete kemiğe bürünmüş hali bu!" dedim. sonra da izlemeye başladım.
    izlerken eşim geldi yanıma, ne izliyorsun dedi, sonra gabriel'i gördü "ana!! küçüklüğümün kopyası,dizimi çekmişler!" dedi. dizinin konusunu sordu ama cevap veremedim. neler olduğunu anlatamadım. dile getirmeyi kalbim kaldırmadı. biraz izleyince anladı. ikimiz de ekranın karşısında burnumuzu çeke çeke izledik.
    ah çocuk.. umarım gittiğin yerde çok mutlusundur. hiç acı çekmiyorsundur. çocuklar da acı çekecekse bu dünya neden var??
    o anası olacak şerefsiz ve onun erkek arkadaşı, allah bin belanızı versin.
  • insan denilen varlıktan bir kez daha nefret etmeme sebep olan netflix belgeseli. 8 yaşında sistematik işkence ve cinayete kurban giden üstelik de annesi tarafından öldürülen, onlarca resmi görevlinin hiç birinin işini doğru düzgün yapmamasının bedelini acılarla ve canıyla ödemiş dünya güzeli bir çocuğun hikayesi anlatılıyor... ve evet insan denilen tür yok olup silinip gitse de evren bir soluk alsa...
  • lanet olsun ya! umarım en kısa sürede türümüz tükenir. hangi anne 8 yaşındaki çocuğunu işkence ederek öldürür ya. her şey normal gibi bir de düğüne gider gibi mahkeme salonuna giriyor fahişe. hay sinirlerim boşaldı akşam akşam ya! allah senin de belanı versin netflix!