şükela:  tümü | bugün
  • sesi güzel kendi güzel annie lennox'ın 1992 tarihli diva albümünde yer alan, hayatımıza tele on'un (ya da o ayarda başka bir kanalın) test yayını yaptığı mtv klip kuşağı dönemlerinde girmiş, akıllarda kalmış ve dahi çeşitli haller ve durumlarda kendini hatırlatan güzel bir parçası.

    annie 17. yüzyıl'da yaşayan bir fransız soylusudur, saçları kısa olduğu için bu kusurunu kırmızı kadife türbanlarla gizlemekte, "erykah badu back in time" şekli sunmaktadır. özetle sevdiği adam annie'ye terslik yapmıştır, bırakıp gitmiştir, hoş olmayan bir takım durumlar vardır. annie çok üzgündür, hepten dibe vurup işi 17. yy kostümleriyle yerlerde sürünmeye, merdiven trabzanlarında helak olmaya kadar vardırır. böyle bir edgar allan poe (gotikten gidiyoruz) the masque of the red death hikayesi atmosferine sahip malikanede verilmiş maskeli balo sırasında gelişen olaylar sonucu (çok uzatmıycam) sevgilisi jack-in-a-box gibi aniden belirir, annie'yi trabzanın oralarda kucağına alır götürür. şarkıdan anlaşılamasa da en azından klipte mutlu sonla biten bir eserdir.

    (klip tabii beğeni görsün diye böyle bitmiştir gerçek hayatta böyle halivud romantik komedisi sonları beklemeyin)

    you were the sweetest thing that i ever knew
    but i don't care for sugar honey if i can't have you
    since you've abandoned me
    my whole life has crushed
    won't you pick the pieces up
    'cause it feels just like i'm walking on broken glass
    walking on walking on broken glass

    the sun's still shining in the big blue sky
    but it don't mean nothing to me
    oh let the rain come down
    let the wind blow through me
    i'm living in an empty room
    with all the windows smashed
    and i've got so little left to lose
    that it feels just like i'm walking on broken glass
    walking on walking on broken glass

    and i've you're trying to cut me down
    you know that i might bleed
    cause if you're trying to cut me down
    i know that you'll succeed
    and if you want to hurt me
    there's nothing left to fear
    cause if you want to hurt me
    you're doing really well my dear

    now everyone of us was made to suffer
    everyone of us was made to weep
    but we've been hurting one another
    and now the pain has cut too deep
    so take me from the wreckage
    save me from the blast
    lift me up and take me back
    don't let me keep on walking
    walking on broken glass
    walking on walking on broken glass
  • (bkz: why)
  • bu annie lennox'un $arkisi mi bilmem, "-ingilizce album yapiyorum..." dedigi donemlerde, tarkan'in da albumunde olacagini soyledigi slow bir parcanin adi.
  • kat frankie'nin söylerken, seyirciden şarkının nev-i şarkısına münhasır tepki aldığı parçadır.
  • oha bugün fark ettim, klipteki öbür adam da hugh laurie imiş. ne yaptın annie'cim?
  • sonlardaki klasik müzik/ barok havası ile dikkat çeken annie lennox un ilk solo albümünden bir parça.

    annie ablamız 18. yy fransasında, devamlı sevgilisine çemkirip duran mutsuz bir kadındır. çünkü sevgilisi ikide bir etrafındaki hatunlara iş atmaktadır. "senle biraz konuşabilir miyiz cınım" dese bile adam oralı olmaz. adam "canımın içi, o kadınlar iş arkadaşım" der..en sonunda katıldıkları partide annie rezalet çıkarır. etrafındaki pudra suratlı soylular "aa ne ayıp" deyip gözleriyle kendisini kovarlar. sinir olan annie partiden koşarak ayrılır. merdivenlerden ceylan gibi inerken... o da ne? sonunu da siz izleyin.