şükela:  tümü | bugün
  • babam ve dedemdir. acı acı biberleri yerler, ağızları burunları yamulur ama gene yerler. ne anlıyorlar acıdan anlamıyorum. nasıl bir zevk bu? yanarken çıkardıkları ses de cabası.
  • yediği acının nüfuz ettiği parmaklarıyla lens taktığında şüphesiz ki o zevkin doruklarına çıkacak kişidir.
  • (bkz: endorfin)
  • o kişi benim galiba. bir keresinde penne arabiatta siparişi vermiş ve garsona ekstra çok acılı olsun, hatta ne kadar acı olabirse o kadar acılı olsun demiştim. haliyle louisiana sosunu basmışlar makarnaya galiba, sos içinde yüzecekti makarnalar. yemeğin ortalarına doğru gözüm burnum aka aka peçeteyle yüzümü ikide bir silerek yemeye başladım. arkadaşlardan gelen ayran takviyelerini reddederek o acıyı hissetmeye devam etmek istedim. sonrasında bir arkadaşın yemediği köz biberini de cila yaptım. hayatımın en acılı ama zevkli yemeklerinden biriydi.
  • o acinin bi de cikisi var
  • gözünden yaşlar gelene kadar yiyorsa bendendir. acısız yemekten kesinlikle zevk alamıyorum, hastasıyım galiba.
  • hayatın cilvelerine, kötü yüzüne alışmış ve artık sorunlardan zevk almaya başlamış kişidir.
    acı aslında psikolojik olarak problemleri temsil eder ve insan acı yedikçe kendisini daha güçlü daha yenilmez hissederek mutlu olur.
    acı yiyemeyen insan da hayatın kolay yönlerini seçen daha çıtkırıldım tip insanlardandır.
  • götüne güvenen kişidir.
  • acıyı sevmek olur mu ?
  • aynı kişi acı bir şeyler soymaktan oldukça fazla nefret edebilir. benimdir o insanda zaten.