şükela:  tümü | bugün
  • büyük rezalettir.

    haftaiçi saat 17.00-19.00 arasında atv'de bir program var..1978-1995 yılları arasında adana meydan doğumevinde doğan binlerce çocuğun doğumdan sonra değiştirildiği, başka ailelere verildiği, satıldığı vs. konusu işleniyor...

    ikizi olan bir anneye bir tane doğurdun denilip gönderilmiş misal...
    ya da çocuğun öldü denilip üstü kapatılmış.
    kız çocukları erkek çocuklarıyla değiştirilmiş...
    bir sürü mağdur...
    bir sürü rezalet...
    bir sürü iddia...

    ciddi ciddi sarsacak haberler var.bu işten çıkar sağlayıp milletin çocuğunu başkalarına satan hemşire, doktor kim varsa devlet bu alçakları ortaya çıkarmalı...

    birkaç kesit:

    https://m.youtube.com/watch?v=c4vf0o2gvu4

    https://m.youtube.com/watch?v=fjhczqcfe6e
  • esra erol'un evlendirme programı, bu yıl diğer programlarla birlikte format değiştirmiş, kayıp insanları bulma, insanları yeniden bir araya getirme meseleleri üzerine yoğunlaşmıştır.

    ancak konukların büyük kısmı, halen geçen senenin bekarları olup, şimdi sosyal olaylar üzerine yorum yapmaya çabalamakta, o anlar büyük bir komediye sahne olmaktadır.

    lakin adana meydan doğumevinde olanları dün denk gelince duydum. bildiğin çocuk kaçırma çeteleri kurulmuş, nice aileye çocuğun öldü denilip çocukları satılmış ya da başkalarına verilmiş. dehşete düştüm.

    savcılık bu konuda ne halt ediyor bilemiyorum. zira şu ana kadar savcılığın olaya el attığına dair hiç bir şey söylenmedi. ama şu söylendi, vakti zamanında polisler de bu tezgahın içindeymiş ve bir babayı şikayetinden vazgeçirmek için telkinde bulunmuşlar. şaka gibi değil mi!
  • adanada siradan bir gün.
  • bugün bir kadın bağlandı. ağlaya ağlaya eşim kardeşimmiş düğün gecesi öğrendim dedi. kanım dondu.
    binlerce çocuktan bahsediliyor. yakında herkes bu başlığa gelir. bu rezalet çok geniş. dünya ayağa kalkacak bence.
  • kaba bir hesapla 70 bin civarında yeni doğan bebeğin, ailelerinden çalınarak, biyolojik ailelerine "öldü" gibi yalanlar söylenerek, evlatlık alan ailelere "bu bebeğin annesi doğururken öldü" gibi yalanlarla satıldığını ortaya çıkartan skandal. çok sular akacak gibi duruyor.

    hastane kayıtlarında bebeklerin çoğu öldü gösterilmiş. ayrıca bazı bebeklerin ailelerine "öldü" denilmesine rağmen, hastane kayıtlarına canlı geçmiş, bebek de çocuğu olmayan ailelere verilmiş.

    işin içinde hemşiresinden doktoruna, hastabakıcısından medikalcisine büyük bir çete var.

    en çok kanımı donduran iddia ise şu oldu, rahatsız olabilirsiniz, isterseniz bu kısımdan sonrasını okumayın.

    en çok kanımı donduran iddia şöyle: ailelere "belediye ölen bebeğinizi kimsesizler mezarlığına gömecek" deniyor, böylece bebek verilmiyor. eğer aile ısrar edip bebeğin ölüsünü almak isterse, bebek önce öldürülüyor sonra ailesine teslim ediliyor.
  • erol tas’in oynadigi en karikatur kotu’nun bile hayal gucunun otesinde, film yapilip ebeyi aliye rona’ya doktoru erol tas’a oynatsalar “boyle de senaryo mu olur hadi oradan” diyeceginiz kotulukte bir olay. nasil dusunup tasarlayip yillarca boyle bir isi yapabilir bir insan, aklim hayalim almiyor.
  • allahım sen aklima mukayet ol dediğim olaylar. ıyiki annem beni evde doğurmuş. hamile kalırsam ben de evde doguracağım. insan denilen varlık sen cennetten kovulmakla az bile ceza almişın. senin cehennemin sonsuzluğuna atılmana yine de dayanamam ama umarım affet beni diye böğürecek kadar acı çekersin seni yaratana.
  • 1980'li yıllarda yaşanan, yeni doğan bebeklerin ebeveynlerine "öldü" yalanı uydurularak çalınıp para karşılığı başkalarına satılması olayıdır. bu rezilliğin 1994 yılına kadar devam ettiğini duydum. bu ülkedeki bazı sağlık çalışanlarının beş para etmez olduğunun kanıtıdır aynı zamanda. 1993 adana doğumluyum. bu haberi okuyunca "çok şükür bu hastanede değil de bir kadın doğum uzmanının kliniğinde doğmuşum" diyorum. kardeşim 2000 yılında bu hastanede doğdu, neyse ki o doğmadan önce bu pisliği yapanlar hastaneden defolup gittikleri için şanslıymışız. yatacak yeri yok bunların.
  • bu öyle bir süre konuşulup gündemden düşecek, üzeri (bir şekilde) kapatılacak ya da kadın/evlendirme programlarında ağızlarını yaya yaya konuşan embesil ekran magandalarının magazin mezesi arayışıyla çözümlenecek bir mevzu değil.

    öyle bir şerefsizlik tezgahlanmış ki, içinde herkes var. insanların ümitlerini, hayallerini, çocuklarını, geleceklerini kullanan bir dolu şerefsiz var bu rezilliğin içinde; bu orul orul orospu çocuklarının hak ettiği, yalnızca kesif bir kokuyla kaplı çukurların en dibi. kendilerinden daha dip bir çukur varsa tabi. gezegendeki tüm orospular bir araya gelse böylelerine genlerinden bir demet sunamazlar, sunanı da bünyeleri kaldırmaz zaten.

    üzerine gidilmesi, güncel tutulması gereken bir hadise. kimin hangi mazlumların hakkına girip hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam ettiğinin ivedilikle ortaya çıkarılması lazım. hele, ailesine öldüğü söylenilen bebeğin önce kimsesizler mezarlığına gömüleceği söylenip ailesi almakta ısrar ederse bebeği öldürüp aileye verdiklerine dair iddiadan sonra nevrim döndü.

    70.000 can. ki bir bebenin hayatı ne kadar değerli insan olana. bu bebelerin ve ailelerinin mazlumluğunu istatistik haline getiren deyyusları ne toprak kabul eder ne de azap dolu ateşler.

    allah kahretsin sizi.
  • rezillik, ağır şerefsizlik içeren durum.
    para için insan ne kadar alçalabilir? ne kadar para için, ne kadar şerefsizligi göze alabilir? herkesin bi fiyatı vardır elbette, ama bazıları iyice iğrenç şeylere razı oluyor. ne uğruna? para güç makam mevki, neye ihtiyacı varsa.