şükela:  tümü | bugün
  • paul krugman'ın kendisi hakkında zaman zaman kullandığı bir paragraf vardır. krugman bunu nerede okuduğunu hatırlamadığını belirttiğinden ve ben de aramalarla ulaşamadığımdan asıl yazarı belirtemiyorum. haklı bulduğum ifade şu:

    there’s an age when boys read one of two books. either they read ayn rand or they read tolkien’s lord of the rings. one of these books leaves you with no grasp on reality and a deeply warped sense of fantasy in place of real life. the other one is about hobbits and orcs

    erkek çocukların iki kitaptan birini okuduğu bir yaş vardır. ya ayn rand okurlar ya da tolkien'in yüzüklerin efendisi'ni. bu kitaplardan biri gerçekliğe dair tüm anlayışınızı yok eder ve sizi gercek hayat yerine tuhaf bir fanteziye gömülmüş halde bırakır. digeri orklar ve hobbitler hakkındadır
  • mccarthy bülbülü yazar. mccarthy soruşturmaları sırasındaki güzel ötüşüyle de haklı bir ün sağlamıştır. rusya'da geçen bir filmle ilgili bilgisine başvurulan yazar "filmde gülen insanlar var komünist bir ülkede gülen insan gösterilmesi komünizm propagandası yapmaktır" şeklinde ifade vererek birçok hoolywood çalışanının hayatını karartmıştır.

    (bkz: joseph mccarthy)
    (bkz: mccarthysm)
  • standart yillarca rusya'daki komunist devrimin etkileri altinda ezilmis, lumpen sinifa dusmeyi hazmedemeyen bir cocukluk gecirmis ve bunu kisiligine yansitmis, bati hayranligi icinde kendi kimligi kaybetmis ve sonunda gocettigi amerika'nin zenginliginin getirdigi luks hayat sonucu kapitalizm'in ve bireyselciligin yilmaz savunucusu olmus yahudi rus asilli amerikali yazar. akilli oldugu iddia edilse de degildir. kendini bilmez, evlere senlik ve o kadar da sig bir egoizm tanimi yapmis ve icat ettigi objektivist dusunceyi bu temeller ustune oturtmayi becermistir. altruizm gibi guzel bir konsepti algilamadan tumden karsi cikmistir. friedrich nietzsche'in guzide kavramlarina onceden etkilendigi halde sonradan anlamsiz bir sekilde karsi cikmis inkar etmistir. bireyselci kadin kismi tarafindan oldukca tutulan romanlarindaki karakterler de realiteden oldukca uzak zengin, snob tiplemelerdir. gercek hayati yansitmaz. demek ki bir insan ezikligini bu kadar desteksizce disavurabiliyor.
  • kunye
    film adi: objectivistlerin tanrisi
    oyuncu: ayn rand
    yonetmen: sinan cetin
    reklam ve halka ilişki: serdar erener
    konusu: her koyun kendi bacagindan asilir.
    oynadigi yerler: 80 sonrasi turkiye, bilimum kapitalist ortam

    "cok begendim" - bill gates
    "hastasiyiz" - tusiad
  • şu dünyanın görüp görebileceği en büyük sosyalizm düşmanı kadın yazar. özgürlüğe vurgu yaptığı için ahlaki anlamda liberal zannedilir, lakin fikirleri fersah fersah ötededir. bireysellik fetişi fikirleri, okuyanda ilk anda -hele de kendisini ezilmiş hissedenlerde- kıralım zincirleri coşkusu yaratsa da, işin derinine inince karşınıza vicdandan ve ahlaktan yoksun kocaman bir bencillik anıtı çıkar. tabii ki burada bahsi geçen ahlak kantçı ahlaktır. ayn rand'a göre ahlak, bireye faydacı olmalıdır. bu tür bir ahlak amorf değil ama kaypaktır. zira işine gelmeyen durumlarda etik ilkeyi oluşturan vicdan devreye girerse yandım gülüm keten helva, sadece çıkarın zedelenmeyecek, seni güçsüz ve aciz gösterebilecektir ki bu ona göre, bireyin başına gelebilecek en korkunç olaydır.. zaten bu sebeple kant'ı birçok kez suçlamıştır. rand, nietzschenin übermenschinden çok etkilenmiştir. bunun etkisiyle roman kahramanları gerçeklikten tamamen kopuk, tam anlamıyla hatasız-kusursuz, önüne geleni fikirleriyle madara eden, herkesin hayran olduğu süpper insanlardır.

    kapitalizm tutkunu rand'ın özgürlükle ilişkisi de problemlidir. vietnam savaşına karşı olmasının sebebi -belki yeni tanıyanlar için inanması güç olacak ama- neden amerika'nın daha ileri gitmemiş olmasıdır. ona göre özgürlük -aşağılık- vietnamlıların takdirine bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. gerekirse zorla özgürleştirilmelidirler. amerikanın onlara kaderlerini kendileri tayin edecekleri bir ortam hazırlığı içinde olduğunu öğrenince, kendini kandırılmış hisseder ve öfkeden deliye döner. bugün yaşasaydı, neo-conları mumla aratacak biçimde ırak işgalinin savunucusu olurdu. çünkü özgür olmayan ülkelerin, özgür olanlar tarafından özgürlük için işgal edilmesi bir görevdir.

    çok uzatmayayım; velhasıl, bir yazar olarak ayn rand, gözlem ve tasvirleri üst düzeyde yetenekli bir yazardır, anlatımı vurucudur. fakat ideologluğuna soyunduğu fikirler ilk başta hoş görünse de, dengede duramayıp aşırı uçlara kaydığından dolayı, vicdan sahibi her insan (daha da önemlisi silkinmeye ve uyanmaya çağırdığı -ezilenler-) için çok tehlikelidir. bunca yıllık varoluş göstermiştir ki birçok zalim -henüz- yokedilmemiş mazlumların arasından çıkmıştır.
  • kitaplarını okuyanlarda en az bir hafta bencilliğe, ukalalığa ve/veya kabalığa neden olur. etkiler bazen kalıcı olabilir. panzehir olarak amartya sen önerilir.
  • sigaranın zararlı olduğuna yığınla kanıta rağmen "inanmadığı" için akciğer kanseri olmuş, kitaplarından kazandığı para sağlık masraflarını karşılayamamış, tedaviyi devlete ödetmiştir. üstelik "bu ne pehriz bu ne lahana turşusu" tepkileri alacağını bildiğinden yardım aldığını gizlemek için kocasının soyadını kullanmıştır.
    hayat bazen böyle ironik lezzetler barındırır.
  • bitirme tezimin adı "ayn rand ve kapitalizmin ahlaki anlamı"ydi. bütün kitaplarını inceledim, kafayı kırdım. serdar erener, sinan çetin gibi bir karakter oldum o aralar...
    1 ay kala tez danışmanım anayasa mahkemesi'ne üye olarak secilince tezim ve ben başbaşa kaldık. yeni danışmanla hiç görüşmedim bile.
    tez günü içeri girdim, çalışmayı aldı eline. hmmm, mmmm yaptıktan sonra "ee anlat bakalım, kimmiş naapmis bu adam?" dedi.
    87 saniye odada kaldıktan sonra aa ile çıktım. bakmadılar bile sayfalara.
    o günden beri ferah bir adam oldum. hayatta hiç acelem yok. her şey olacağına varır diyorum. mukadderat diyorum. enes kanter gibi hizmetin yolunda hizmetciyim diyorum.
    sonuç mu? barnakla gosteriliyorum.
  • sigaranın sağlıksız olduğu iddiasını reddederdi rahmetli, zira sigara onun için, insanlığın ateşi elinde kontrol edebilmesi anlamına geliyormuş. sonracığıma, kanser olmuş bu mantıksız mantıkçı ünlü "düşünür".

    başından geçen ibret dolu hikaye burada bitmiyor. übermenş'in sembolü sigara onu öyle bir hale sokuyor ki, devletin übermenşlerden çalarak üntermenşlere sadaka olarak verdiği sağlık sigortasından faydalanabilmek için adını bile değiştiriyor garibim.

    ölümü bana samanyolu dizilerini hatırlatıyor. kaynanasına atar gider yapan saygısız geline kamyon çarpar ve felç olur, kaynanasının eline bakacak hale gelir. ayn rand da "ıyy ezik fakirler siktirin" demekten ibaret kariyerini, niyork ssk hastanesinde ölerek sonlandırır.
  • iyi bir yazar ve gozlemcidir. fakat karakterleri asiri uc noktalarda davranirlar; ya tanrisal denebilecek kadar kusursuz, ya da islak kopek kadar zavalli portreler getirir okuyanin karsisina. onlar insan degildir, iki ayri ucun propaganda afisleridir sadece. okurken tutamazsiniz kendinizi "oha" dersiniz.