şükela:  tümü | bugün
  • kontrolü ve aidiyeti tamamen kendisinde olan bir şey için söz isteyen kıza mı yanarsın, yoksa bu sözü verdiği için o kızın gözünde kıymet görmesi muhtemel insan evladına mı bilemiyorum.. dünya var ya, hakkaten bozulmuş.. hem de iliklerine, neyse yav!
  • 'bozmam demedim büzmem dedim.' diyecek olan erkek. geçmiş olsun.
  • bozar.
  • böyle şeyler genelde ülkemizde pek bilinmiyor o yüzden bilgi içerikli entryi buraya gireyim. daha uygun başlıklar vardı diyeceksiniz belki ama bu başlığa yazınca bi kontekst içerisinde oluyor. o da önemli.

    bekaret penisin vajinaya girmesiyle bozulan bir şey değil. o şekilde de bekaretten kurtulabilisiniz ama bekaret aslında bir anda bozulan bir şey değil, azalarak yavaş yavaş biten bir şey.

    öncelikle kızlık zarı denilen hymen nasıl bir şey ona bakalım: hymen

    bu grafikteki bütün resimler, yırtılmamış bir kızlık zarını gösteriyor. en yaygın biçimi de ilk grafikte gördüğünüz. yani kızlık zarı vajina ağzını kapatan bir zar değil, daha çok çevreleyen bir doku. kapatsa zaten kadınlar bakireyken adet göremezler. böyle bir şey yok, bakire olsan da olmasan da adet görüyorsun, atık kan bu kanaldan vücudu terk ediyor.

    bazı insanlarda bu doku çok esnek oluyor, doğum yapsa bile zar yırtılmadan kalabiliyor. bazı insanlarda ise çocukken ayağı kayıp düştü diye yırtılabiliyor.

    bir kadının ilk cinsel deneyimi sırasında eğer yeterli kayganlık ve özen gösterilirse de bu doku zarar görmeyebiliyor. yani gerdek gecesi kadın tahrik olduysa, adam da öküz gibi abanmazsa, çok büyük ihtimalle hiç bir dokunun yırtılmasına, yaralanmaya, kanamaya, acı çekmeye filan gerek yok. o "çok acır" lafı, bana biraz kocalarına "az yavaş başla" diyemeyecek kadar utandırılmış kadınların hayat deneyimiyle öğrendikleri ve çocuklarına öğrettikleri.

    gerdek gecesi çıkıp da kanlı çarşaf gösteremeyen çift belki de sadece birbirlerini seviyorlardı ve adamın saldırıp kadını aşağı yatırması şeklinde seks yapmak yerine belki de severek isteyerek seviştiler, o yüzden de kadın hırpalanmış olmadı, kanamadı, bu doku hala sağlam. ya da kız çocuk küçükken ağaçtan düşmüştü, o arada yrtılmıştı zaten doku, gerdek gecesi kanama olmadı. ama gel gör ki bütün köylü vır vır konuştu, kanlı çarşaf çıkmadı da kız bakire değil miydi de bilmem ne diye. belki adam dellendi, sen bakire değil misin diye. belki kadın dayak yedi, belki baba evine geri yollandı, belki öldürüldü?

    neyse kızlık zarını anlattık zaten ama kızlık zarı bekaret belirleyen bir şey değil haliyle. erkeklerde yok ama erkeklere de bakir ya da değil deniliyor. peki bu mevzu nasıl belirleniyor? çoğu erkek de "ya valla eline aldı, boşaldım ama milli oldum sayılır mı?" gibi kuşkulardan geçiyor hayatının bir noktasında. kadınlar için de aynı şey geçerli.

    sırf bu bile bekaretin bir anda bozulan bir şey değil, azalarak biten bir şey olduğunu ispatlamaya yeter. bekaret bizim toplumsal kültürel olarak "şimdi var", "şimdi yok" diye karar verdiğimiz bir kavram. biyolojik hiç bir ölçeği yok, kızlık zarı denilen hymen dahil. bir insan penetrasyon olmadan bir ton şey yapabilir, bir sürü insanla seks yapmış olabilir, kadın ya da erkek. seks illa penetrasyon demek değil. penetrasyon olmadıysa o insan hala bakir ya da bakire demek değil. bunları zaten kabul ediyoruz. ama niyeyse, mantıksızlığını bile bile hala bekareti penetrasyona bağlamaya çalışıyoruz, bir türlü olmasa da ısrar ediyoruz. onun yerine bir penetrasyonla bozulan bir şey gibi ölçmeye çalışmak ve bir türlü ölçememek yerine, azalarak biten bir şey olduğunu kabul etsek daha kolay olmaz mı?

    bu durumda bakire kıza bozmam diye söz veren erkek neyi bozmayacağına söz veriyor? varsayıyorum ki burada kastedilen şey hymen. ama hymen'in nasıl bir şey olduğunu artık bildiğimize göre, yırtılması ya da kanamasının bekaretle alakasız olduğunu da anlamış olmamız gerekiyor.

    peki o zaman bu sözü veren erkek neye söz veriyor olabilir? bekaretini azaltmayacağına mı? ne kadar azaltıp azaltmayacağına söz veriyor? mesela memeleri ellese ok mi? biraz azalır bence bekaret. oradan başla gerisini hesapla işte ne yaparsa ne kadar azalır diye.

    yani saçma bir söz veren erkektir.

    herşeyden öte, zaten de anlaşılıyor ki aslında bekaret diye bir şey yok. olay kafada. "aa ilk kez meme elliyorum" ya da "aa ilk kez memem elleniyo" diye bi an düşünmekten öte bir olayı da yok. ilkleri çok büyütmenin de anlamı yok, ilkler genelde bi deneme, yoklama, öğrenmeye çalışma roundudur. ilk defa bisiklete bindiğiniz gün "aa ilk defa bisiklete biniyorum" diye bir anınız olabilir ama bisikletin tepesine atlayıp kusursuz sürmeyi beklemezsiniz, bisikletten gerçekten keyif almanın bindikçe ve rahatça sürmeyi öğrendikçe olacağını bilirsiniz. aynı şey burada da geçerli.
  • niyeti bozmuş erkektir...