şükela:  tümü | bugün
  • bir gün bir kadın tanıyacaksınız
    çok güzel olacak, her şeyi.
    ağlayacaksınız, yağmur olacak.
    dolu dolu olacak gözleriniz,
    anne sözü dinler gibi masum.
    ağlayacaksınız.
    bir gün bir kadın gelecek, bakacaksınız.
    alamayacaksınız gözlerinizi.
    çok güzel olacak her şeyi.
    bir kitap tutacak elinde.
    bir rafa koymak isteyecek onu.
    bırakacaksınız bir raf seçecek.
    o rafta iki kitap seçecek.
    o raftaki o iki kitabın arasına bırakacak, karşınıza oturacak.
    'çay ister misin?' diyeceksiniz. isteyecek.
    çay yapmaya gidiceksiniz.
    giderken düşünüceksiniz 'ne kadar güzel' diye.
    çay yaparken düşünüceksiniz 'elbisesi ne kadar güzel' diye.
    çayı koyarken düşünüceksiniz 'gözleri ne kadar güzel' diye.
    limon alacaksınız eğilip.
    eğilirken düşünüceksiniz 'dudakları ne güzel' diye.
    sonra limonu keseceksiniz.
    keserken düşünüceksiniz 'göğüsleri ne kadar güzel' diye.
    limonu çayın içene koyacaksınız.
    koyarken düşünüceksiniz 'gördüğüm en iyi kalçalar galiba' diye.
    sonra çayı alıp içeri gidiceksiniz.
    oturdugu yere giderken düşünüceksiniz 'ben ne yapacağım diye!?' diye.
    oturacaksınız. bakacaksınız. o da bakacak.
    belki bir şey söyleyecek.
    ama büyük ihitimâlle şunun gibi bir şey söyleyecek:
    'sanki bana ait değil vücudum' diyecek belki.
    sonra çıkıp gidecek geldiği gibi.
    siz o kitabı arayacaksınız, bulamayacaksınız.
    o kitabı ararken düşüneceksiniz
    her şey daralacak, oda daralacak, yatak daralacak, tadı kaçacak.
    sonra bir gün bakacaksınız ki hakikaten rüzgâr alıp götürmüş her şeyi.
    sonra bir gün bir şey yazcaksınız.
    bir gün bir dize söyleyeceksiniz:
    'şarkılarda düşünmek seni bana getirmez ki'
    öyle adam olacaksınız sonra işte.
    başka türlü olmuyor!

    kaan çaydamlı

    https://soundcloud.com/…=tga120/sets/kkkisakayitlar
  • "ve bir gün bir kadın tanıyacaksınız. belki bir deniz kenarında hüzünlü gözlerini dalgalarda gezdiriyor olacak belki de sonbahar akşamında parkın bir bankında sessizce kitap okuyorken. bir an için kaldıracak gözlerini, süzecek etrafını ve göz göze geleceksiniz. belki fark etmeyecek sizi, belki de ilk bakışta dikkatini çekeceksiniz. belki tekrar indirecek ya da çevirecek gözlerini, belki de kenetleyecek pırıltılı gözlerini. eninde sonunda göz göze geleceksiniz ama. gülümseyecek önce usulca. ufak bir acıyla, dudağının kenarında. bir anda kendinizi bulacaksınız yanında. henüz anlayamadığınız bir gizem, bir çekim var buğulu bakışlarında. usulca oturacaksınız yanına, 'siz' değil, 'sen' diye hitap edeceksiniz ona. çünkü bir farklılık, bir rahatlık var tavırlarında. oldukça samimi, sanki tanıyordunuz yıllarca. konuşacaksınız öyle. belki hayat meselelerinden, belki havadan sudan, belki de sadece sevdiğiniz sanatçılardan, şarkılardan. muhabbet uzadıkça uzayacak. vakit akıp gidecek ve gün batımı gökyüzünü önce kızıla, sonra laciverde boyayacak. "gitme vakti" diyecek o kadın.

    ve gidecek.

    bir daha asla görüşebilme şansınızın olmadığını bilerek.

    ve belki de bunun için, sizi iyi hatırlayabildiği için, asla sizi yermeyecek, saygıyla ve sevgiyle gülümseyecek..."
  • so the wind won't blow it all awayin nasıl güzel bi kitap olduğunu bir kez daha hatırlatan. (bkz: çağrışıyorum muntazaman)
  • bir kadin ciziceksin
    o'nun gibi birakip gitmeyecek
    saklayip gomeceksin
    kimseler sevemeyecek
  • bir gün bir kadın tanıyacaksınız ve o da bırakıp gidecek.
  • bir gün bir kadın tanıyacaksınız, unutmaya çalışıp da beceremeyeceğiniz.
  • hayalperest erkeklerin, hayata tutunma umudu olan ifadedir.

    -hurşit, bir gün bir kadın tanıycaksın...
    -hırşıt, bır gın bır kıdın tınıyıcıksın...
    -niye alay ediyorsun hurşit, burada çok önemli bir şey...
    -nıyı ılıy ıdıyırsın hırşıt, bırıdı çık ınımlı bır sey...
  • genellikle evliliğinin bilmem kaçıncı yılındaki tiplerin söylediği söz.

    ha ben tanıdım mı? evet. fakat artık tanımıyorum kendisini. noldu o güzel tezin sayın abim, ablam? he bunu diyorsun bu kez de gelmiş diyor ki, yok doğru kişi o değildir.. nerede lan benim küreğim!