arkada simsek

  • şamda kayısı (704)
  • 624
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

subay yakınlarının tsk'nın imkanlarını sömürmesi

dur dur bir asker anısı da ben anlatayım, dayanamadım. madem spesifik örnekler üzerinden gidiyoruz.

çok uzun zaman olmadı, iki sene önce yaptım askerliğimi. istanbul'da bir de, öyle anadolu'nun tenha bir yerinde, doğuda falan değil.

bir gün bölük astsubayımız topladı tüm bölüğü, kara havacılık günü diye bir şey varmış onun kutlaması yapılacakmış. uluslararası olarak kutlanan böyle bir gün var mı gerçekten diye araştırdım sonra, bulamadım. her neyse vardır illa ki, mesele o değil.

bu gün için, alayda görev yapan bütün subaylar ve aileleri gelecekmiş. alay komutanın emriyle onlara bir eğlence tertip edilecekmiş. bize de onlara hizmet etmek düşmüş. bir hafta önceden başladı hazırlıklar. masalar, sandalyeler taşındı, müzik sistemleri kuruldu, kutlamanın yapılacağı yerde bir hafta boyunca her gün detaylı temizlik yapıldı. zaten ağaçların altında, çimenlik bir alandı. çimenlerin arasında tek tek yapraklar toplandı falan. bunların hepsi ayda 20 tl para verilen askerin emeğiyle yapılıyor bak.

bununla bitti mi? tabi ki bitmedi. sivilde garsonluk, aşçılık, dönercilik falan yapan ne kadar asker varsa bunlar yemekler hazırladı, gün boyu subay ailelerine servis, yapıldı ve daha neler neler. kusursuz hizmet. hele bir kusur et bakalım sıkıyorsa. alay komutanı da ailesiyle birlikte orada. organizasyon bitip subaylar evlerine dağıldığında gün içinde kullanılan her şey geri yerlerine taşındı, ses sistemi, elektrik sistemi toplandı, her yer baştan aşağı tekrar temizlendi falan filan...

sonuç olarak subaylar, eşleri ve çocukları, istanbul'un kalabalığından stresinden uzak, ağaçların altında, esintisi bol bir yerde, keyifli ve bol sosyalleşmeli bir yaz günü geçirdiler. onların gözüyle bakınca ne de güzel bir pazar günü.

peki arka planda biz ne yaptık? bir de bizim gözümüzden bak.

bu etkinlik pazar günü yapıldığı için bir de birliğin önemli bir kısmı çarşı iznindeydi. geri kalan az sayıda asker, bir yandan bu hizmetleri yürütüyor, diğer yandan nöbet tutuyordu. tüm günüm 2 saat nöbet tut, nöbetten gelir gelmez 2 saat hizmet et, masa sandalye taşı, sonra 2 saat tekrar nöbet tut, arada aceleyle yemek ye şeklinde, ve bu döngüyü toplamda 3 kez gerçekleştir şeklinde geçti. yemek dediğim de asker karavanası bu arada. bizim birlikte yemekler şirketten de gelmezdi. askerler yapardı. o alanda dönerler kesilir, köfteler kızartılırken, bunun bütün yükünü askerler çekerken, askere düşen sadece karavanaydı. gün içinde 6 saat nöbet tuttum. 6 saat subaylara hizmet ettim. bunu yaptım diye gece nöbetinden muaf mı tutuldum? hayır tabi ki. yanlış hatırlamıyorsan bir de 11-1 nöbet tuttum. fark etmez. aynı işi yapıp 1-3, 3-5 tutanlar da var sonuçta.

karşılığı? ayda 20 tl.

hepsinden çok koyan da neydi biliyor musunuz? orada bir işiniz olmadığı sürece o alana sakın yaklaşmayın bile dendi. rahatsız olmasınmış komutan aileleri...

ama haklılar. sonuçta o adamlar doğuda zor şartlarda görev yaptı.

bir de üniversitedeyken saçım sakalım uzun diye subay çocuğu arkadaşımın, orduevindeki düğününe alınmama hikayem var. o da çok taşak ama neyse bu kadar yeter.

devamını okuyayım »
19.06.2015 11:48