bouree

  • çetrefilli (387)
  • 877
  • 20
  • 7
  • 0
  • 3 gün önce

iş görüşmesinde bir odada yarım saat bekletilmek

yeni mezun zamanlarımdı ve askerden geldiğim için iş arıyordum. işe ihtiyacım vardı. ege şehirlerinden biri, malum sanayide gelişmediği için çalışabileceğim alternatif sayısı oldukça az. bir fabrikanın kapısını çalıp cv verip form doldurmuştum, ik'nın dikkatini çekmişki cv'yi o an üretim müdürüne ulaştırdı, hemen o gün üretim müdürüyle hızlı bir mülakat yaptım. 3 gün sonra telefon ettiler, ikinci mülakat için çağırdılar, patronla olacaktı (tabi onlar yönetim kurulu başkanı diyor). gittim, görüşme odasına aldılar, sekreter çay kahve sorup 15 dakika içinde patronun geleceğini söyledi. 15 dakika geçti, yarım saat geçti, hah şimdi kapı açılacak içeri girecek ben de ayağa kalkıp gülümseyerek selamlayacağım diye düşünürken 1 saat geçti. bu kadar beklemeye dayanamadım kalktım artık, resepsiyona 1 saat geçtiğini söyledim, o da hemen şimdi geleceğini, patronun saha turunda olduğunu söyledi. saha turu ne kadar sürebilirdi ki 10 dakikaya gelir herhalde deyip tekrar geçtim içeri oturdum. o noktadan sonra içinde bulunduğum durum berbat bir çıkmaza girdi. u dönüşü yapmam gereken noktayı geçmiştim artık ve son sürat bekliyordum. 1,5 saate doğru yaklaşırken içimden "kalk git sokarım bunların yapacağı işe" diyorum, içimden diğer ses de "olum bu kadar bekledin tam çıkacaksın adam gelecek, boşu boşuna yaptığın afra-tafrayla kalacaksın" diyor. belki de kazanacağım işi kaybedeceğim. paraya mecbur olmasam affetmem gideceğim.
2 saat oldu, artık yerimden kalkamaz oldum çünkü ilk yarım saatte terkederek tavrımı göstermem gerekirken 2 saat sonra kendi kendime "şimdi kalkarsam sonra ne diye kalktın gittin, bu kadar bekledin az daha bekleseydin" telkinleri vermeye başladım. bekleme sürem 2,5 saate yaklaştığında artık mum gibi olmuştum. resepsiyonu da rahatsız etmeyi bırakmıştım. en iyi bekleyen bendim, bekleme işini çok iyi becerdiğimi düşünüyordum. hatta iki defa masanın karşı sandalyesine geçerek terleyen sandalyemi havalandırdım. 3 saati de devirdim. o zamanlar dokunmatik telefonlar ve internet yoktu, sektörün liderleri diye başlık atmış mecmuaları toplantı masasına koydukları için minnettardım, onlar sayesinde keyifli zaman geçirdim, uzun uzun okudum. ve 3,5 saatin sonunda patron laap diye kapıyı açıp içeri girdi.

edit: sonunu eklemeden entryi kapatmışım. patron sonuçta beni işe almadı, patron almadı diyorum çünkü tek karar mercii oydu. sonrasında kendi saflığıma çok kızdım, adam beni en baştan ciddiye almadı. ben de bu firmanın türkiye'de rakibi olan diğer firmaya başvurdum, işe aldılar, yeni bir proje için ekip kuruyorlardı ve bir yıl sonra her iki firmanın birbiriyle rekabet ettiği projeyi burada tamamlayıp, makineyi hem fransa hem almanya'da fuarlara gönderdik. bu bir karma mı oluyor bilmiyorum ama ohh olsun diyorum içimden..

devamını okuyayım »