dahili meddah

  • 1259
  • 5
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

2017 ekonomik krizi

kriz değil krizin yorumu anlamlıdır. dünya üzerinde sefalet koşullarında yaşayan onlarca ülke var fakat bu anlamlı bir toplumsal harekete yol açmıyor. burada da aynısı söz konusu.

sefalet toplumun büyük çoğunluğuna yayıldığında artık sefalet olarak bile görülmüyor. komşun da aynı durumda iş arkadaşın da. sanıyorsun ki bu ülkede yaşamanın doğal sonucu bu ve haline şükredip elindekini kaybetmeden yaşamak en büyük erdem. hatta hakkını istemek (bakın fazlasını istemek değil) bir nevi nankörlük. oysa kazın ayağı hiç öyle değil, yoksulluk halkın büyük çoğunluğunu vururken tam da o yoksulluk nedeniyle zenginleşen bir kesim de var. kim mi? patronlar. bakmayın ağladıklarına, dolar yükseldi servetimin şu kadarını kaybettim hikayelerine. halk fakirleştikçe iş gücü ucuzlar, iş gücü ucuzladıkça maliyet düşer, peki fiyatlar? asla. yani krizler, asla halkı vurduğu kadar patronu vurmaz.

asıl mevzunun da bu nedensellik bağını kurmak yani krizi yorumlamak olduğunu düşünüyorum bu yüzden. patronun zenginleşmesi işçiye zenginlik olarak dönmezken her kriz işçi çıkarma ya da doğrudan ya da dolaylı ücret eksilmesine yol açar. fakat güya kriz tüm ülkenin krizi.

iktidarları ekonomik krizler bu yüzden tek başına yıkamaz. yıkabilecek tek şey güçlü siyasal alternatif ve muhalefettir.

o yüzden krizden medet ummayı bırakıp okumak, tartışmak ve örgütlenmek lazım. bireysel hiç bir çözümü yok bu işin.

devamını okuyayım »