deadpoem

  • 2331
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

terk edilmek

son zamanlarda du$undum bu i$ uzerine bir miktar. du$uncelerimi geli$tirdim, tek yonlulugu gidermeye cali$tim onlardaki.

eskiden terk etmek eylemi guclu olmanin, ne bileyim kazanmanin sonucuydu benim icin. cunku sen terk ediyorsun, kar$indaki ediliyor. havada kalan hisler onunkiler, coktan yitip gitmi$ olanlar seninkiler. yani ne var ortada? aci cekmeye neden olabilecek $eyler hep terk edilenin elinde gibi gozukuyor. terk edenin elinde bir $ey yok ki, neyle aci ceksin... onun da ici huzursuzlanir biraz, belki hal hatir merak eder, bir de dogumgunlerini falan hatirlar, mesafeli ileti$imlerde bulunur. otesinde ne olacak... arkasini donmu$ yuruyor zaten, konu$sa önüne dogru, arkasindaki nasil duyacak?

oysa $imdi farkli bir $ekilde bakiyorum olaya. bunu bir zamanlama hadisesi olarak degerlendiriyorum. istisnalar haricinde herkes herkesi terk etmiyor mu $u veya bu $ekilde? ediyor. peki nedir olaylara yön veren, boyut katan? tabii ki zaman. yani kimin ne zaman terk ettigi. seni terk eden insan bunu yapmasaydi bir ay, iki ay, on ay, iki yil, bilemedin on yil sonra sen onu terk etmeyecek miydin? edecektin, pa$a pa$a edecektin. ama o once davranmi$ i$te. bir $eyler olmu$ bitmi$, o senden once gelmi$. ne var bunda? hicbir $ey yok bunda. bunda kendine olan guvenini yitirmene neden olabilecek, daha dogrusu olmasi gereken, kendini evlere kapamana, alkol masalarina vurmana neden olmasi gereken bir $ey yok. zaman; boyut. onun boyutu farkli i$te, tek fark bu. bu acidan degerlendirildiginde terk edilmek kaybetmek degil, ikinci olmaktir. ben an itibariyle bunu bilir bunu söylerim. kendisi nacizane fikrimdir, aglayan gene aglasin, dövünen gene dövünsün. saygiyla, saygiyla, saygiyla...

devamını okuyayım »
19.03.2005 01:42