from neocaesarea

  • 3286
  • 11
  • 2
  • 0
  • 6 gün önce

sons of anarchy

tahmin edilebilir, lakin oldukça etkileyici bir finalle biz hayranlarına veda etmiş efsane dizi... dizinin yayınlandığı ilk bölümünden beri, ki bu 2008'in eylül ayına tekabül eder**, takip eden biri olarak oldukça duygusal bi an yaşıyorum aslında şu an... şimdi final bölümüylü tüm karakterleri yad etmek istiyorum:

--- tüm seriyi kaplayan spoiler ---

jax teller: sana ne kadar sövsek de, yersek de, kızsak da sen bizim esas oğlanımızdın, ailemizin çocuğuydun, birlikte sevindiğimiz, birlikte üzüldüğümüz 7 senedir birlikte olduğumuz dosttun... sen bizim handsome jack'imiz, jackie boy'umuz, kulüp için umudumuzdun, o itici beyaz ayakkabından, sarı saçına-sakalına kadar efsanesin....

gemma teller: sana çok güzel küfürler hazırlayacaktım da, bak 32 sayfa boyunca yeterince ettik zaten sözlük ahalisi olarak... yeter artık...

clay morrow: sana yaşarken çok kızıyorduk, ediyorduk da ölümünden sonra resmen gözlerimiz arar oldu, şu dizinin açık ara en über kötü karakteriydin, her ne kadar samcro'nun rte'si olsan da nefretle birlikte saygı da duyduğumuz bi adammışsın aslında, ama bak şimdi aklıma piney baba geldi, ve tüm bu dediklerimi geri alıyorum... ağır şerefsizsin... (bkz: samcro remembers)

wayne unser: dünya televizyon tarihinin gelmiş geçmiş en meriç karakteri... samcro'nun her defasında götünü kurtarsan da ölümün yine onların elinden oldu, ama gemma'ya olan platonik aşkını her zaman takdir etmişimdir...

bobby munson: aslında kulüpte en mesafeli olduğum adam buydu ama sonradan çok sevdim seni koca adam, evet, harley'in en çok yakıştığı üye sendin, özellikle kulüp içindeki krizleri görüp v.p. patchinden vazgeçerek yollara düşüp, kulübe yeni elemanlar katman hepimize "adamsın bobby!" dedirtmiştir...

chibs telford: açık ara en karizmatik soa üyesi... herkesin favorisi, adamımız, pirimiz, şahımız!!!! aksanına kurban olduğumuz en badass karakter! başganlık sana çok yakıştı! şu dizinin bitmesine en çok da senin başkanlık dönemini göremeyeceğim için üzülüyorum aslında... jax'den 100, clay'den 1000 kat daha iyi bi başgan olacağından adım gibi eminim...

tig trager: evet, ilk sezonlarda hepimizin en uyuz olduğu karakterdi, clay'in götünün kılıydı, tuttuğunu öpebilen iğrenç bi adamdı, onun için nefes almasa da olurdu, hepimiz iğrenirdik, hep ölmesini isterdik...ama bu adam özellikle 5. sezondan sonra öyle bi imana geldi ki... şahsen onsuz sons of anarchy düşünemiyorum! hadi kabul edelim, 7 sezon boyunca bizi en çok güldüren adam olmuştur!

juice ortiz: en trajik karakter... aslında kulüp içindeki en naif adamdı... ve bu adam resmen harcandı, ölümü en etkileyici ölümlerdendi şu dizide, ama hep underrated kaldı... sen güzel adamdın juice, senin gibi adamlar barınamaz bu alemde...

piney winston: kulüpteki en babacan adamdı... hepimizin babasıydın sen, hani game of thrones'da eddard stark için ne hissediyorsam senin için de aynısını hissediyorum... öldüğünde kendi babamız ölmüş gibi hissettik, opie senin cesedini bulduğunda hepimiz gözyaşı döktük, içimiz intikam ateşiyle yandı, clay'i vurmaya opie'yle birlikte hep birlikte gittik... kısacası en özel karakterlerden...

happy lowman: ağır psikopat, kulüp içinde en çok çekindiğim adam, hani kavgaya gitsek yanımıza çağıracağımız gözümüz kapalı ilk kişi olurdu... dövmelerine ayrı hastasıyız... ama bir taraftan da yolda görsem yolumu değiştiririm, o denli tırsıyorum bundan... ama yine severiz sayarız saygıda kusur etmeyiz, kulübün en taşaklı adamlarından en nihayetinde...

ratboy skogstrom: kulübe sonradan katılmasına rağmen kanımın hemen ısındığı skinny ass... ayrıca dizideki en güzel kızı da götürmüştür.. bir de veli kavlak'a benzemiyor mu allasen???

rane quinn: bı ayıyı da çok sevdim ben, keşke ilk sezonlardan itibaren kulüpte olsaydı da daha fazla görebilseydik kendisini, ama hep geri planda kaldı... kulüp içindeki en heybetli ve en "motorcu" görünümlü adam... ve bence o sert görüntüsünün altında kocaman bir kedi yatıyor...*

allesandro montez: kulüp içindeki en ezik adam... bütün getir götür işini bu adam yapar, chucky bile daha fazla saygı görüyor şerefsizim...

orlin west: montez için yazdığım her şey kendisi için de geçerli, ama erken öldü de kurtuldu rahmetli...

chucky marstein: nam-ı diğer osbirci chucky.. olm bu adama hastayım lan... hele o dizideki ilk sahnesi yok mu.. şu dizide en çok güldüğüm andır sanırım o....

half sack: "prospect" deyince aklıma gelen ilk adam... çok güzel adamdı bu da, erken ayıldı aramızdan... ki kendisinin oynayan oyuncu da 2 yıl önce hayatını kaybetmişti, onu da burdan analım...

otto delaney: kurt sutter pezevengi en über karakteri kendisine yazmış anlaşılan, şu adam kadar dertmend biri daha yoktur herhalde dizide... kelepçeyle dilini kestiği sahne dizinin en efsane sahnelerindendir kesinlikle.. keza öldüğü anda öyle... hiç bir zaman unutulmayacak!

tara knowles: jax'in hayatındaki tek sevdiği kadın... aslında kesinlikle jax'le apayrı dünyaların insanıydı... nitekim sonu da çok kötü oldu... jax kendisinin ölümüyle (ve gemma'nın palavralarıyla) tüm mafya dünyasını çökertti ya daha da bi şey demiyorum...

wendy teller: bi gün jax'in çocuklarına bu keş karı bakacak deseler hayatta inanmazdım... kurt sutter yine trollüğünü gösterdi bu konuda...

nero padilla: bu adam için söyleyeceğim çok şey var aslında, hani demin piney için en babacan adam dedik ya.. bu da onun latin hali işte... 7x12'de "baba" deyip sarılıp ağlayasım geldi şerefsizim... bu sezon en büyük isteğim kendisi için bir mutlu sondu, nitekim de oldu, o ısrarla istediği çiftlikte kendi huzurunu buldu... en büyük hatası da yanlış kadını sevmesi oldu, ama bu hiçbir zaman yanlış kararlar vermesine sebep olmadı, her ne olursa olsun hep jax'in arkasında durdu, ki zaten jax nero'da hep bi baba figürü gördü, işte bu yüzden hepimiz kendisini sevdik, dizinin doğrucu davud'u olduğu için...

marcus alvarez: bu adamı ilk sezondan beri hep sevdim... en saygı değer motorcu oldu gözümde.. ki dizideki en muhteşem motorlar mayans'daydı, hepsi de yüksek gidonlu old school chopper'lar... ve ilk sezondan beri istediğim olay soa-mayans ortaklığıydı ve nitekim de oldu... charming'e hayırlı uğurlu olması dileğiyle...

august marks: seni hiç sevmedim gara oğlan, pope'u da sevmezdim...

jury white: bak seni sevmiştim işte... resmen bok yoluna gittin..

lyla winston: en sevdiğim karakterlerden. niyeyse opie'ye donna'dan daha çok yakıştırmışımdır hep...

donna winston: bak seni pek sevmedim işte... ama cenazen baya afilliydi..

ve son olarak geldik şu dizinin en efsane karakterine;

opie winston: ne desem az aslında... yani "sons of anarchy" deyince aklıma direkt olarak kendisi geliyor, ne jax, ne gemma, ne de clay.. direk opie gözümün önünde canlanıyor... ve eminim ki şu diziyi izleyip opie'yi sevmeyen insan yoktur, çünkü o dizinin en çilekeş adamı olup yine de düzgün kalmayı başarabilen bi karakterdi... ve kesinlikle ölüm sahnesi bırakın sadece bu diziyi, dünya televizyon tarihine girecek kadar efsaneydi... gerçek bir savaşçı gibi öldü, kesinlikle en etkileyici ölüm kendisininkiydi, o öldükten sonra hiç bi zaman diziyi aynı tatta izleyemedim, hep içimiz buruk izledim, "ahh şimdi opie olsaydı!" dedik çoğu zaman.. kurt sutter'a her ne kadar küfretsek de bu konuda, en afili, en vurucu sonu opie için hazırlamış meğersem... hep "the lost boy" olacak bizim için...

hiç birinizi unutmayacağım...

--- spoiler ---

müziklerine de ayrı bi başlık açmak lazım aslında... sao'dan daha iyi bi soundtrack'e sahip tv dizisi zor gelir daha... ve finalini de the white buffalo ile bitirmesi de oldukça manidar oldu... ki bu grup, dizinin bizlere en büyük hediyesidir kanımca...

devamını okuyayım »