kozhatalmi

  • 176
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

karl popper

özgürlük anlayışının bir sonucu olarak özgürlüklerin korunması için devletin müdahalesini gerekli gören filozof. popper’in özgürlük inancı, sınırsız özgürlüğü yadsıyordu; çünkü sınırsız özgürlüğün dönüp dolaşıp özgürlüğü yok edeceğini düşünüyordu ki buna özgürlük paradoksu adını vermişti. bu görüş, popper’in devleti, “gerekli bir şeytan” olarak değerlendirmesine yol açmıştır. çünkü “sınırsız özgürlük kuvvetli adamın zayıfı itip kakmaya ve onun özgürlüğünü elinden almaya özgür olduğu anlamına gelir.” devletin özgürlüğü bir dereceye kadar sınırlamasını istemesinin nedenini herkesin özgürlüğünün yasalar tarafından korunması isteğidir. tabi bu anlayış sorunsuz değildir. zira popper, biçimsel özgürlüğü her şeyin temeli olarak görür. o’na göre “biçimsel özgürlük”, yani demokrasi, halkın hükümetlerini yargılamak ve düşürmek hakkı, kendimizi siyasal gücün kötüye kullanmasına karşı korumakta kullanabileceğimiz tek silahtır; bu, yöneticilerin yönetilenler tarafından denetlenmesidir.” işte işin büyüsünün bozulduğu nokta da buradadır, zira popper’e göre, “her türlü kötülüğün temelinde ekonomik güç bulunduğu dogmasını bir kenara koymak gerekir.” oysa, bu görüş maddi yani ekonomik özgürlük düşüncesini yadsır.

devamını okuyayım »
04.12.2008 22:45