şükela:  tümü | bugün
34374 entry daha
  • güzel olmuş:

    "bir takımın hocası, galibiyetle biten maçla ilgili eleştirisini yaparken; “atağa çıkarken kaptırdığımız toplarla oyunu git-gelli hale getirdik, daha kontrollü paslarla çıkmamız lazımdı, o bölümde biraz yıprandık” diyorsa bu neyi anlatır?

    bence bu, kimsenin “oyun üstünlüğünü rakibe verir miyiz, skoru alabilir miyiz?” gibi bir endişesi olmadığının, artık; “boşuna yıpranmadan maçı nasıl bitirebiliriz, tempoyu nasıl kontrol ederiz” gibi meselelere kafa yorulduğunun ipucudur.

    beşiktaş, bu ligin en iyi takımı. üstelik potansiyeli de rakiplerinden yüksek. maksimumunu oynadığı, oynamak istediği ya da oynaması gerektiği zaman ulaştığı/ulaşacağı seviyeye türkiye ligi’nden herhangi bir takımın çıkma ihtimali yok.

    bu sezon çok tekrarlayacağım bir cümle olacağına emin olarak şunu söyleyeyim:

    ligde skorun bizi tedirgin ettiği anlar/maçlar olur, ama rakip bizden iyi oynuyor diye tedirgin olacağımız bir 90 dakika göreceğimizi zannetmiyorum.

    zaman zaman rakibin coşku ve enerjisine bağlı oyunu geride kabul ettiğimiz bölümler mutlaka olacaktır. o zamanlarda bizim seyrederken tedirgin olduğumuz kadar, sahadaki oyuncuların tedirgin olmadığına emin olabilirsiniz.

    “herkesin ne yapacağını bildiği, kendi içinde bir aktif dinlenme barındıran, ahenkli bir takım halinde savunmada kalınan” maç içi belli dönemler yaşamak; öğrenmemiz gereken bir şeydi ve üst üste yaşadığımız iki maçta –ama özellikle bu akşam- ben, bunu iyi yapmaya başladığımıza kanaat getirdim.

    yüksek nemin, sıcak havanın ve üst seviyede sıkı bir maç yapmış olmanın yaratabileceği defoları fazla göstermedik. vitesi yükseltip düşürme meselesini -ikiyi attıktan bir süre sonra maç bitti psikolojisine girene kadar- gayet iyi yaptık. hepsinden önemlisi estetik, sonuca giden ve seyredenleri mutlu eden bir oyun oynadık. porto zaferinin daha tadı damağımdayken yaşadığım böyle bir gecede ben; şikâyet edecek fazla bir konu bulamadım, açıkçası çok da aramadım zaten.

    top ayağına yakışan, yetenekli, iştahlı, tecrübeli ve ıq’su yüksek oyuncularla; takım disiplini içinde bir oyun oynuyoruz. böyle, basit bir şeymiş gibi, aralarına virgül koyup saydığım bu özelliklerin, tamamına sahip oyuncuların sayısının ülkemizde pek fazla olmadığı düşünülürse; belki çok atletik değil ama estetik, olgun ve sonuç odaklı futbolu bol bol seyredeceğiz.

    çeşitli sakarlıklarla kendimizi zora sokma işini azaltırsak -ki oyuncu tercihleri de bu yönde olacak gibi- özellikle iç sahada bu akşam seyrettiğimiz maç benzeri birçok doksan dakika bizi bekliyor.

    bu sezon; kazanmak için sahada her şeyini vermesi gereken rakiplerle, lig uzun maraton maçlarda fazla yıpranmadan fişleri çekin diyen hoca’nın takımının mücadelesi olacak. ben ikincinin kendi takımım olmasından son derece memnunum.

    ilk 3 hafta bazılarımızın endişe ettiği gibi kötü bir takım zaten değildik, ama galiba iyiyiz ve daha iyi olacağız diyenlerimizin tahmin ettiğinden de daha iyiyiz.

    fante demişti dersiniz :)"
  • efendi beşiktaş dönemi bitti. bundan sonra içinden geçen beşiktaş dönemi başladı.
  • bugünleri görmek çok güzel, 4 yıldır üstüne koya koya geldi bu takım bu futbol kültürüne. 10 kişi kalmış mış, deplasmanda oynuyor muş muş, seyircisi yokmuş muş.. bahane üretmeyen takım olduk beyler, çünkü işin en zor kısmından ekonomik zorluklardan, olmayan statlardan geldik bugünlere. tecrübeli ve parlamak isteyen oyunculardan kurulu bir kadro. kimi avrupanın önemli kulüplerine transfer olmak istiyor, kimi eski kluplerinde huzursuz seneler geçirmiş ve kimiyse yeteneğini kullanmayıp boşa geçirdiği yılların acısını çıkarma peşinde. bunların hepsini ortak noktada buluşturan ise: güzel bir şehir,maaşlarını ödeyen bir klüp, oyuncu odaklı değil takım odaklı bir başkan ve koca koca adamların başına getirilmiş bir öğretmen. beşiktaş takımındaki oyuncular için bu işten öte eğlence ama ciddi bir eğlence. hedefleri maceracı değil, hollandalısından kanadalısına ordan tut portekiz şili ispanya .. farklı milletten toplanmış , ülkelerinin kariyerli topçuları son bir kaç görev için toplanmış gibiler. yolunuz açık olsun. ilerde boğazdan geçerek kutlayacakları şampiyonluk sevinci onlar için bambaşka bir deneyim olacak.
  • vodafone park, 2019 uefa avrupa ligi finaline ev sahipliği yapabilmek için azerbaycan'ın başkenti bakü'deki olimpiyat stadı ve ispanya'nın sevilla kentindeki ramon sanchez pizjuan stadı ile yarışacak.

    vodafone park'ın uefa süper kupa finalinin ev sahipliği için yarışacağı stadlarda ise şunlar:
    vodafone park (istanbul-türkiye), qemal stafa stadı (arnavutluk-tiran), toulouse stadı (fransa-toulouse), sammy ofer stadı (israil-haifa), astana arena (kazakistan-astana), windsor park (kuzey irlanda-belfast), arena gdansk (polonya-gdansk)

    vodafone park'a bir avrupa finali yakışır.21 eylül perşembe günü uefa bu stadları açıklayacak. allah 2019'da kendi evinde bir avrupa finali göstersin beşiktaş'ımıza.
  • ne kadar dünya yıldızını transfer ederse etsin, ne kadar kadro derinliği kurarsa kursun, gene bir şekilde necip uysal'ın oynadığı futbol takımı. bıktık be kardeşim.
  • hatasız iş çıkaran, sakin sakin ihtiyaç duyulduğu anda işini yapan ve sesini çıkarmayan necip uysal'dan kim bıkmış ben tam anlamadım açıkçası?

    ne kadar artist, tabelacı heriflersiniz oğlum siz?
  • necip uysal her daim bu takımın en hırslı adamlarından biridir.
    stoper,sağ bek,orta saha,sağ açık farketmez her yerde maximum kapasite oynamaya çalışır.
    liverpool maçındaki efsane stoper performansı unutulmaz.
    ayrıca alt yapıdan gelen nadir topculardandir.
    üst düzey hırsa ve motivsyona rağmen çirkeflik yapmaz kırmızı görmez.
    yeri her zaman ayrıdır ve inşallah jübilesini bizde yapar.
  • necip' ten bıkan yallah premier lige.

    vallahi biz necip' in gol sevinci olarak golü atan arkadaşını yanaklarından kardeşçe öpmesini sevdik.
  • finansal fair play illetine rağmen mükemmel bir transfer politikası ile 2 senedir şampiyon olan, borçların içinden kendine stat yapmış örnek alınması gereken takım.

    mesela atiba hutchison. psv'den bonservissiz alındı 4 yıl önce. mükemmel top oynadı her sene. taraftar tarafından öyle sevildi ki, gün gelip formasını bırakırsa bir beşiktaş efsanesi olarak anılacak bir oyuncu olarak kalacak. neredeyse 4 yıldır maç kaçırmadan oynadı.

    mesela cenk tosun. 3 yıl önce bonservissiz olarak takıma katıldı. önce demba ba'nın yedeği oldu. sonra mario gomez'in yedeği oldu çok şey öğrendi daha fazla forma giydi. aboubakar ile forma savaşı verdi. şimdi negredo gibi üst düzey bir forvet kendisinin yedeği. casillas gibi dev bir kaleciyi 25 metreden avlıyor. beşiktaş'ın çocuğu delicesine beşiktaşlı.

    sonra oğuzhan var, tolgay var. bazen formsuz, bazen mental açılardan sıkıntı çekseler de neredeyse ikisi de bedavaya alındı. her ikisi de şuan avrupa'nın önemli kulüplerinin radarında.
    bakıyosun son 3 sene içinde quaresma, adriano, pepe, negredo, babel, mario gomez, demba ba gibi dünya yıldızları takımda oynamış.

    bu üstüne düşünülmüş bir vizyon başarısıdır. umarım böyle devam ederiz artık avrupa kupalarında da başarılar elde ederiz.
  • dün twitter'dan quaresma konyasporluların içinden geçti şeklinde tweet atan arkadaş kusura bakmasın ama kovulmayı hak etti. tıpkı rıdvan akar gibi. fikret orman geldiği ilk günden beri bu kulübü tüm ülkeye hatta dünya'ya pazarlamaya çalışıyor. bundan dolayı rakipleri küçük düşürücü, alaya alan ve rakip takım taraftarında alınganlığa neden olacak bir şeye tahammül yok. futbolcular küfürlü konuşuyor diye resmi hesaptan "amınıza koymaya geliyoruz" diye tweet mi atılsın yani?

    bugün yalnızca beşiktaş taraftarı değil; ülkedeki tüm futbolseverler beşiktaş'ı stadyumda izlemek için can atıyor ya da para verip stadı geziyor. bunun tek nedeni güzel oyun değil; yürütülen bu politikadır. kulübün resmi hesapları rakiplerle taşak geçsin diye boşuna beklemeyin. kulübün taraftar sayısı arttıkça batık olan ekonomi düzelecek. en azından bugün umulan ve yapılmaya çalışılan şey bu. tutar ya da tutmaz ama bunu hiçbir çalışanın baltalamaya hakkı yok.

    son olarak dünya devlerinin sosyal medya hesaplarına bir göz atılırsa orada da aynı şey net bir şekilde görülebilir. barcelona babanıza olan saygıdan dolayı bayramlarda kutlama mesajı paylaşmıyor gençler.
4 entry daha