real eyes realize real lies

  • 137
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

doğuştan cenabet olmak

daha dünyaya gözümü açmadan başlamış bu bende. hani lööp diye açamıyoz ya gözümüzü, az biraz sonra açıyoz, yumuş yumuş gözlerle ağlıyoz zırlıyoz.. (benim ebemin taa götüne koyiim..) lan daha bütün vücut çıkmamış yaa. düşün arkadaş.. önce bi çıkarsaydın da götüme şaplak atarken ''ouuy hanım abla galiba bebeğinizin bacağını kırdım yaa.. çııt dedi şurdan..'' deseydin. anam da babama söyleseydi. babam da seni oracıkta zikseydi.. ters mi çıkarmış hoşaf nedir..? bizimkilerde cahilliğinden anlamamış, bu gerizekalı niye ağlayıp duruyo diye sorular soruyolarmış. anam 19 yaşındaymış zaten de babam 24 yaşında herif.. doğarken ebe benim bacağımı kırmış lan.. 2. ay içinde doktora gitmişler, doktor bu çocuğun bacaanı kırmışsınız olm siz demiş. napıyonuz çocukla yavrum siz, bebek lan daha bu. havaya mı attınız da tutamadınız..? bacaa ne kadar esniyo diye mi baktınız..? diye bizimkilere kızmış. kemik yamuk kaynamış. şimdi yapamayız ameliyatı daha bebek.. 7 yaşında yeniden gelin demiş. alçıya almışlar, ayak iyice sapıtmış gitmiş benim..

7 yaşında ilizarov yöntemiyle ameliyat olacakmışım, kanımda bi değer manyamış, sapıtmış.. ölüyomuşum amına koyiim masada.. zor kurtarmışlar. olamamışım. 10 yaşında geri gelin demiş. diyarbakır'dayız, ankara gata'ya gidip duruyoz manyak gibi.. babam sabırlı adammış valla. ne biçim yapmışız çocuğu deyip atmamış.. aslında bi kaç kere ''bizim çocuğun sadece bacağında değil bence sorun, beyni meyni de tam randımanlı değil sanki, de mi hanım'' minvalinde cümleler kurmadı değil.. neyse.. 1 senede 13 kere gidip geldiğimi biliyom bak. babam bana 2 koltuk alırdı trende, ayağımı uzatayım diye. bi keresinde sarhoş mudur nedir, uyandıydım, adamın tekiyle göz göze geldim karşı koltukta. herif geldi, sen paşanın çocuğu musun lan, ayaklarını uzatıyon deyip atarlandıydı, korktum.. koltuk değneğiyle bi geçirdim adama, yere düştüm sonra, dengemi kaybettim. sonra babam girdi adama falan. trende terör estirdiydik lan.. sarhoş demişken, bi keresinde de tren garına yan komşumuz bırakacaktı. adam her gün içen birisi. gara kadar sarhoş sarhoş getirdi. sonra annemin kulağına eğilip trende fare çok olur, dikkat edin kızım dedi, annem de gidesiye kadar ayaklarını koltuğun üstüne koyup, panda gibi gitti tee ankara'ya kadar. fare dediği de hırsızmış lan, ne bilek. sonra tam tren kalkacak, bu amca bunlara dokunamanızığk, dokunanı fururun, yiğeenime bi şey olursa yakarım olm sizi falan deyip sözde koruyacağına rezil etti kodu.. sonra tren kalktı, amca diğer durağa kadar bizle geldi.. manyak ahmet amcam benim.

bi kızdan hoşlanmıştım, yaş 12.. saçımı hayvanlar gibi jölelediğim zamanlar. sinüzit durumu bundan dolayı oldu işte. burnum ayarı kaçmış göt gibi, sümükler sevişiyo içerde. ben bu kızla cesaret edip konuşayım dedim, burnumda sümük baloncuk oldu, şişip iniyo, inip şişiyo.. kız da gülüp, ağlıyo, gülerken düşündürüyo. hem siktiri yedim hem bu travma yüzünden kızlarla konuşamadım kaç sene..

üniversiteye gittiğim ilk hafta, yer bilmem, iz bilmem. yolda artis artis yürürken ben bi tökezledim amına koyiim. ne düşebiliyom ne yürüyebiliyom. 4-5 koca koca adımlarla kafa önde saçmasapan bi tavır ve hareketle kendimi toparlamayı başarabildim. ilk bulduğum sokağa girip, kendime güldüm. oradan da sokağa bakıyom, biri bakıyo mu diye bi de..

yine üniversitede hoşlandığım bi kızla muhabbet etmeye çalışırken pandik yedim. anam deyip kıçımı öne aldım, kim bu manyak dedim. arkadaşım zannettim. değilmiş. o da beni bi arkadaşına benzetmiş, ondan pandik atmış. özür dilerim arkadaşım zannettim diyo. ne biçim bi arkadaşlıkları varsa manyak bebelerin..

uzun yıllar sonra gittiğim okulumda öğretmenimle konuşuyodum bahçede. işte inşaat mühendisi olduk sayenizde, sizlerin eseriyiz gibi yalakalıklar yaparken suratıma hayvan gibi abanılmış top yedim. yediğim gibi yere düştüm. toparlayamadım amına koyiim kendimi. hani yumruk yersin ya, ağzın yamulmuş gibi hissedersin, hocaya hehe ne biçim çarptı falan diyom.. ah şu gençlik yok mu falan gibi saçmaladım. 3 sene önce kızların götünü elleyen ben değilim sanki..

bu ameliyat sonrası bana gaz geldi basket oynadım bayaa bi süre. ama nasıl oynamak. sabahın köründe giderdim, akşamdan ayranı buzluğa atar, öğleyin de buz çözülür gibiyken içerdim, kemikleri geliştirelim, ''uzayalım'' falan diye. akşamda tee 22:00, 23:00 gibi eve gelirdim. 13 yaşından 18 yaşına kadar abandım durdum böyle böyle. yaşıtlarım kesmiyodu artık, siz kimsiniz olm gibi havalanır dururdum. bi gün böyle basket oynarken 2 metrelik bi adamla, artislik falan yaparken adamı sinirlendirmişim galiba, adam benim bacaama bi girdi, bacak ortadan ikiye ayrıldı amına koyiim. film falan çektirdik, benim uyluk kemiği ortadan ikiye ayrılmış. karpuz gibi yarılmış kemik.. ben alçıya falan alınır diyodum, platin taktılar lan. takmadan önce de bacağı asmak için dizlerimden matkapla deldiler. neymiş, bacağa ağırlık takıp, asıcaz. lan az önce kırıldı, nasıl acıyo amına koduklarım. matkapla delinip, metal çubuk sokulur mu.? yanlarından vidalayıp, astılar. robocop oldum iki dakkada.. ''uzayalım'' dedik, uzattılar iki-seksen..

hep derlerdi babayla araba sürülmez diye. bizimki de asker. asabiydi o zamanlar. rahat, hazır ol komutlarıyla gaza frene basıyom, düşün artık.. arabayı ilk sürüşüm.. gayet güzel gidiyoduk. köpeğe çarptık amına koyiim. ben köpee çarpınca babam da bana çarptı. durdur lan arabayı dedi. bak araba böyle sürülür deyip artislik yapıyo.. başka arabaya çarptı o da. burada babamın cenabetliği mi benim mi bilinmez.. bi daha bok sürersin bu arabayı dedi. ilk ve son sürüşümdü uzun bi süre. arkadaşlarınkini sürüyom ama travma yaşamışız.. korkuyom lan bildiğin.. 5 dakka sürüp bırakıyom. 2 sene önce babama vahiy geldi. hadi araba sürelim dedi. bomboş yerde, gayet güzel sürerken tekerlek patladı. şansımı sikiim.. arabasına almıyo artık bizim peder. nereye gidersek aileyle, onlar arabayla ben otobüsle gidiyom..

öss'de şansım güldü dedim. bi arkadaşla aynı sınıfa ve aynı kitapçığa düştük. gerizekalı eşit ağırlıkçı, ben sayısal.. adam matematikten soru istedi bi kaç kere, sallamadım. silgi parçacığı attı falan. döndüm, olm yakalanırsak sikerler, sus lan gibi işaret ederken yakalandım, ilk sene göte geldim.. bizimkiler dahil kimseye demedim. hala da bilmez kimse..

finalden 13 alacağım sınava sabaha kadar çalıştım. sınavın ortalarına doğru uyumuş kalmışım, 9 aldım, kaldım amına koyiim. okulda nam yaptıydım..

mukavemet diye ders var inşaat mühendisliğinde. o dönem 12 ders alıyodum. o günde 3 tane sınav vardı.. hepsine hayvanlar gibi çalıştım.. mukavemet vizesinde 4 tane a3 kağıdı verdim.. sonuç 05.. yine nam yaptım okulda. taşak olsun diye hocam 95 puanı nereden kırdınız dedim, yavrum 5 puanı ad soyad yazanlara veriyoz zaten dedi. bi de bildiğin bütün formülleri yazmışsın, benim hatırlamadığım bi formül vardı, onu hatırladım sayende diye taşağın kralını geçti..

lisedeyken arkaya attığım sakızın belli mi olur arkadaşın götünün altına düşer yapışır, güleriz dedim, sakız benim götüme yapışmış. hoca tahtaya kaldırınca kalkamadım.. durumu farkettim. zorlayıp kalktım. hoca sinirliydi biraz. mecbur gittim tahtaya. götümde de sakız sallanıyodu doğal olarak.. yürü çabuk tuvalete dedi, arkadaşta yardım ediyim hocam demiş, geldi. olm çok iyi bi yöntem biliyom, domal dedi. götüme sıvı sabunu boşalttı. suyla da bi güzel köpürtüp, sınıfa kaçtı.

üniversitede hayvanlar gibi hasta olmuştum. burnunum içinde mukuslar sevişiyo, erken boşalma var onlarda da, boşalıp boşalıp çıkmak istiyolar.. peçeteler sarmış dört bir yanımı. bi hatunla dışarı çıkıcaz. sevgilim değil ama ilik gibi hatun. teklifini geri çevirmemek olmaz. çıktık, bi bakkala girdik, sigara falan alıp para yerine türbe yeşili peçeteyi verdim bakkala. adam suratını ekşitip, manyak mısın kardeşim dedi. pardon ya dedim. elimi nereye atsam, yeşilin bütün tonlarında peçeteler çıkıyo. kız uzaklaşmaya başladı benden. neyse parayı verdim. oturduk bi mekana. adama şöyle gribe, nezleye iyi gelen bi şey yapın gözünüzü seveyim dedim.. herif gitmiş, koca karı ilacı yapmış. içinde bi sümüğüm yok. içerken kokladım. karabiber mi var ne var.. ben bi hapşurdum. sümükler bütün suratımı kapladı. toparlayamadım durumu da.

otobüse bindim, acayip yorgunum. nasılsa son durakta ineceğim, uyu gitsin dedim. nasıl bi uykuysa uyandığımda yine aynı yerdeydim. cam kenarındaydım, uyurken nolmuşsa artık taşak gibi büzülmüş kalmışım. şoför de görmemiş kesin ya da siktir et mi demiş nedir.. bi uyandım, bindiğim duraktaydım yine. mala bağladığımı düşündüm. bindiğim durağın bi önceki durağında indim. yeniden bindim, gittim eve.. kendimce zamanda yolculuk yaptım, geçmişe döndüm, zamanı geri aldım ama varacağımdan 1,5 saat geç vardım eve. oksimoronlu ironik bi paradoks yaşadım. o denli ne bok yediğimi bilemedim..

otobüste yer verdim, normalde uyuma numarası yaparım ya da yukardaki gibi hayvancana uyurum. ayağa kalktığım gibi şoför amca bana komplo kurdu, frene bastı. otobüste sadece ben yere düştüm. ayağa kalkayım dedim, şoför amca komplosuna devam ediyodu gaza bastı. bi ileri bi geri yerlerde süründüm durdum. sonra millet buyur deli oğlan senin yerin burası diye yer verdi..

denizde babamgile çabuk koşun, kına buldum diye bağırdım. sanki nolacaksa.. babamlar gelesiye kadar kına evrim geçirip boka dönüşmüş. kına dediğim şey bildiğin bokmuş. üstüne bi güzel dayak yedik babamdan. bokta tanıdık çıktı. babamın bi arkadaşınınmış..

babam yurt dışına falan gidiyo. film, dizi izlersin dedim. torrent kullanmayı öğretirken şu amına kodumunun sayfaları açılıyo ya.. ''her gün farklı bir sikiş seni bekliyor'' diye. o açıldı. sayfa açılmadan x'e tıklayayım kapansın dedim. heyecandan x'in yanına tıkladık, sayfa açıldı. bilgisayar dondu kaldı. ekranda cıbıldak hatun, kocaman sikiş seni bekliyor yazıyo. kapağı kapatmak zorunda kaldım. babam da ''olm bu torrent dediğin şeyi ben kaç senedir biliyom, sen devam et'' dedi.

istanbul'a ilk gelişim. babamlar alacak dışarıdan. telefonla tarif ettiler yerlerini. gittik bulduk, bi amca var yanlarında. anneyi babayı öptükten sonra ben bu adamı da öptüm, sarıldım. öne oturdum bi de mal gibi, sohbet ediyom adamla. inerken de öptüm, sarıldım yine. eve geldik, korsan taksiciymiş lan herif. ben babamın arkadaşı sandıydım. adam da zaten napıyo bu amına kodumun manyağa der gibi bakınıyodu. neyse, yine gidicem üniversiteye. babam istanbul kart verdi. metroya binmem gerekiyodu esenler'e gitmek için. turnikelerden geçerken okutcan bak yoksa gidemen dedi. metro çıkışında bakkala uğradım, sigara falan aldım. millet çıkmıştı çoktan. bu çıkışta yine turnike var ya. oraya kadar geldim, çıkardım istanbul kartı. lan okutacak mekanizma yok. zorlasam da çıkamicam diye düşündüm. mal gibi bekledim bi süre. millet geldi, tıkır tıkır geçti. daha tam büyüyemediğimi anladım o an.

freni olmayan bisikletin yokuş aşağı hızlanmasından sonra ya hala aşağıya gidip tarlaya uçacaktım ya da sağa dönüp o hızla otluğa uçacaktım. otluğu seçtim. sağa dönerken bisiklet sağ sol yalpaladı ve beni havaya fırlattı. bisiklet ve ben paralel şekilde uçarken ben önce burun farkıyla öne geçtim sonra havada iyi süzülüyomuşum ki bisikleti geçtim. 4-5 metre uçtuktan sonra inmem gerekiyodu artık. yer çekimini bulmuş adamlar o kadar.. koca otlukta kafam kadar büyük taşı buldum ve kafamı taşa çarptım. bisikleti geçtiğimden bisiklet kızmış ki sinirlendi ve o da üstüme düştü. taştan kafam yarıldı, 6 dikiş attılar. bisiklette koluma düştü, kolum çatladı.. sonra o kaza yerine geldim. koca otlukta sadece bi tane taş varmış..

sevgili olduğum kızın evine yatmaya gittim. kızın tatlı mı tatlı ama erkekleri de bi o kadar sevmeyen bi kedisi var. bu sevmeme konusunda karşılıklıyız. ama benim cinsiyet ayrımım yok, kedileri o kadar çok sevemiyor(d)um. neyse, kediyle oyun falan oynuyorum ama kedi gözüne kestirmiş beni, oynarken falan tırmalıyo. ben de yok ya acımadı, nolcak ki kedi cırmıından hehe derken manyak suratımı cırmaladı. acımadı ki acımadı ki modundayım hala ama suratımın yarısı çizik ve kan amına koyiim. seni gidi pisicik yaramaz şey falan derken bi daha cırmaladı, bu sefer kolumu. hatunla duygusal takılalım, belki sevişiriz dedik, savaştan çıkmış gibiydim. sevişme savaş oldu bizimki. yattık ama tedirginim. sahibinin yanında yatıyoz lan bildiğin. yok bi şey yapmaz gece falan dedi hatun. uyudum kaldım sonra. nasıl etkilediyse pisicik beni, rüyada kediyle boğuşurken bi tekme salladım buna, piyuuv diye uçtu. hızımı alamadım, gittim kedinin yanına, tekmeleyip duruyom hayvancağızı. tokatlanarak uyandım amına koyiim. meğer bizim hatunun bacaklarına bacaklarına tekmeyi savuruyomuşum.. kız da garibim acıdan ve şoktan tokatlıyo beni. mal gibi bi gece geçti. ayrılır bu benden yakında dedim. 1 sene çıktık..

araba çarpan köpeğe yardım ediyodum.. bana saldırdı. şşş olm sakin ol bobby.. sakin ol dedikçe köpek iyice dellendi, kolumu ısırdı. meğer o durumda köpek afalladığından kim yakınındaysa o yaptı sanıyomuş. aman ha, böyle durumda yaklaşmayın..

bu ameliyat sonrası doğal olarak yürüyemedim. bacakta bi mekanizma vardı. mersin'de cennet cehennem mağarasına gitmiştik. cehennem denilen şey öküz gibi bi çukur var böyle. cennet denilen de 450 kadar merdiven var, aşağıya iniyosun. babam aldı beni sırtına, normalde tek kişi inip, çıkarken zorlanıyo. babam da zorlandı zaar, biz yarı yolda yuvarlandık. babam 3'de durmuş, ben 15-20 basamak yuvarlandım durdum. cennet de cehennemi yaşadım..

yeni taşınmıştık, eşyaları falan yerleştiriyoruz. annem benim odaya yığmış eşyalarını falan. karışık bayaa içerisi. anneannem de bizdeydi. odamda namaz kılmış galiba, çünkü külotlu çorap gibi bi şey çıkarmış. ama yaşlı külotlu çorabı, kalın kışlık olanları. benim atkı fular karışımı olan şeyle neredeyse aynı renk. çabuk cif getir, çamaşır suyu getir komutlarıyla aşağıya indim, alışveriş yapmaya. atkı yerine o kalın külotlu çorabı geçirmişim telaştan boğazıma. süpermarkette niye gülüyolar bu kadar diye düşünüp duruyodum. kasiyer kız gülünce ben de gülücükler saçarak, muhabbet falan ediyom. eve gelince farkettik durumu..

köyde dedemlerin tuvaleti dışardaydı. sıçmak için girdik ama feci tırsardım, hala tırsarım. börtü böceklerle sıçıyoz, belgesel tadında. onlarca böceğe sikini taşağını açıyon o da garip bi şey. neyse haceti giderirken nereden geldi, nasıl çıktı, düştü mü noldu, çiyan dediğimiz orospu çocuğu böcek götümden ısırdı. anaaaam götüüüm diye attım dışarı kendimi. afedersiniz de götüm boklu boklu domalık vaziyette dolanıyom ortalarda. dedem hem gülerek hem de şaşkın ifadeyle noldu olm, götünü topla lan falan derken. götümü bi şey ısırdı dedee yanıyoom.. anam nerdeeee, anneeeee diye bağıra çağıra götümü gösterdim eşek kadarken anama, dedeme. zeytinyağı manyağı babaannem dur zeytinyağı sürek yavrım ya da çamur mu sürsek diye kendi içinde ikileme düşerken sonunda çamura karar kılıp bi güzel götü sıvazladıydı çamurla..

uçaklara karşı fobim var. ne yükseklik ne ölüm. sinüzit yüzünden ben ne kadar havalanırsam burnum o derece ötüyo. bildiğin yukarılara çıktıkça viyk viyyk diye ötüyo.

şantiyeye adımımı attığım ilk gün ayağıma çivi battı. lan tetanoz aşısı oldu muydum diye düşünürken adamın teki yat, vurdurcaz dedi. inşaatta sikecekler sandım. neyi vurduruyon bilader sen deyince, çıkar pabıçlarını, çorabını, kanı akıtcaz, vurdurman lazım ayağını dedi. koca değneği alıp, ayağıma ayağıma geçirdi herif. başka biri geldi, durumu söyleyince vurdurdu mu dedi. iyice aksın diye bi de o vurdu. ayağın şekli şemali kaydı..

velhasıl kelam, ben dünyaya gelmiş en şansız en bahtsız insanım galiba. doğumumdan bu yana bütün cenabetlikler beni buluyo. 3. senemde üniversiteyi kazandım, 6 sene, yaz okulu ve tek dersle anca bitirebildim. 2 kere işe girdim, ilkinde 15 gün çalışıp, çıktım, diğerinde 1 gün çalışabildim.. itin öldüğü yerdeyim.. servis yok sana dediler.. mal gibi kaldım istanbul'un göbeğinde. hala iş arıyorum. ama bu gidişle iş bulsam yaptığım binalar çöker.. zaten yapamam da.. evlensem ya kadın erkek çıkar ya da hiçbi şey çıkmaz.. şizofreni olduğumu öğrenirim.. bu gidişle benden de zaten bi bok olmaz. bizimkiler beni kesin cenabet yaptılar. zaten herkes öyle oluyo da. babam kesin şükür namazı falan kılmadı. bana da gusül neyin tutmuyo galiba. kendimi mi yaksam.. ölsem mi naapsam..? onda da arafta kalırım amına koyiim..

devamını okuyayım »
11.12.2012 14:17