sads

  • 319
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

tuncay özinel

bu dünyadaki misafirliği biten, bundan böyle sessiz gemi tayfasına yazılan/katılandır.

gidenin ardından ne söylense boş ama en azından sözlük tarihine bir kayıt düşelim, belki yıllar içinde kimdi bu yahu denince iki satır bilgi olsun, merak eden faydalansın. benim özinelle tanışmam, onu bilmem; trt’nin siyah beyaz olduğu yıllarda sizin dersane isimli bir komedi dizisiyle oldu. dizi, üniversite sınavlarına hazırlık amacıyla ders alan bir grubun dersane maceralarını konu alıyordu. ferhan şensoyun, adnan pazarlama rolüyle yardırdığı yıllardı. bu tipleme, özellikle ilhan danerin canlandırdığı ferite (kel ferit) çokça takılır, hemen her bölümde feritin o güne kadar girdiği üniversite sınavlarından söz ettirir, sonrada anlat anlat heyacanlı oluyor derdi. bu söz bir dönem o kadar ünlü oldu ki, hemen hemen herkes kullanır oldu. tuncay özinel ise tahmin edileceği gibi anlama özürlü bir tipi canlandırıyordu. (dilaver rolündeydi) adnan pazarlama, bu saf tiplemeyi iyi müşteri bellemişti, sınıfa girer girmez hep yanında taşıdığı bond çantasını açar, içindeki yeni malları tanıtmaya başlardı. ve muhakkak bir şekilde allem kullem eder dilavere de bir şeyler satardı. o dönem trt’de yayınlanan bir başka dizi ise kökler (roots) dizisiydi. ara ara bu diziye de gönderme yapılır kunta kinte etrafında muhabbetler döndürülürdü. nitekim sınav kimlik belgesi için dilaverin çektirdiği siyah beyaz bir resme bakarak, olum gazeteden kunta kintenin resmini kesip yapıştırsan şansın daha çok olurdu gibi inciler saçıldığı da olurdu.

evet aradan yıllar geçmiş, şimdi o günler hayal meyal hatırlanıyor. belki dedim internette benim hatırlamadığım detay başka bir şeyler vardır, şöyle bir hazreti googleı tarayayım dedim. heyhat, işe yarar hiçbir şey bulamadım. bulduklarımda ölümünden sonra alelacele kaleme alınmış birkaç biyografi idi. sonra vikipediye baktım; "tuncay özinel sayfasını açabilirsiniz fakat konunun üzerinde daha önce durulmuş olup olmadığını kontrol etmek için aşağıdaki arama sonuçlarına bir göz atınız." yazdığını gördüm. o an gülsem mi ağlasam mı, yoksa çok fena küfretsem mi bilemedim. bu vikipedide her türlü otun bokun adı geçerdi ama meğerse özinel hiç yokmuş. demek ki usta yeni kuşak tarafından bilinmiyormuş. o yüzden tanımlanmamış. hep söylerim şu son onlu yıllarda cilalı imaj çağını yaşıyoruz diye. dost-post, ayı-dayı kalkanıyla oportünist cehalet birleşince, herhangi bir şeyin başıyla götü hemen birbirine karışıverir oldu. sanatta görünür olmak diye bir kavram var. maalesef var. ne yaparsanız yapın sürekli olarak bir şekilde görünür olmanız lazım. yoksa unutuluyorsunuz. ben sanatımla varım, demek yeterli olamıyor. özinelde de sanırım öyle olmuş.

nur içinde yatsın. iyi bir tiyatrocu idi.

devamını okuyayım »