sherlock holmes 90

  • azimli
  • hırçın golcü (264)
  • 2785
  • 45
  • 10
  • 0
  • dün

gone girl

gidin izleyin. hem senenin en kaliteli filmlerinden, hem fincher'ın zodiac'tan beri çektiği en iyi film ve hatta en iyi filmlerinden, hem de evlilik üzerine yapılmış kalite filmlerden. polisiye tarafı da sağlam. ben sevdim. eh tahmin edileceği üzere sürprizli bir film. o yüzden hakkında çok şey okumadan izlenirse daha iyi olur. bu sözüm de benim gibi o kalın kitabı okumaya bir türlü başlayamamış benim gibilere. finali farklı olduğuna göre kitabı da aynı heyecanla okuyacağımı düşünüyorum. spoiler'a geçmeden... performansları da aradan çıkarmak isterim. rosamund pike filmin en iyisi. oscar adaylığı bir piçlik yapılmazsa cepte gibi görünüyor. the leftovers'ta da çok beğendiğim, pek de güzel olan carrie conn da enfesti. belki o da yardımcı dala aday olur ama düşük ihtimal. tyler perry rahatsız etmedi. neil patrick harris zayıf bir performans ortaya koymuş. başrol ben affleck ise kariyerinin en iyi performansıyla karşımıza çıktı. ama fincher 50 tekrara rağmen (genelde fincher sahneleri 20-25 kez tekrar ettirir. burada 50 kez tekrar ettirmiş. affleck'i epey zorlamış) affleck'ten mükemmel performans alamamış. ki şaşırtıcı değil. gene de oyunculuğundan haz etmediğim affleck'in fincher'ın ellerinde iyi oynadığını söyleyebilirim. o da rahatsız etmedi. müzikleri yapan trent reznor-atticus ross ikilisi gene etkileyici bir işe imza atmışlar. gene rahatsız edici müzikler yapılmış, ejderha dövmeli kız'daki gibi. ama ejderha'daki performanslarının önüne geçememişler bence. tabii bu kişiden kişiye değişebilir. onların adaylıkları da kesin gibi.

spoiler

amy yaratılmış en rahatsız edici, en psikopat karakterlere dahil olabilir önümüzdeki dönemlerde. hatta amerikalıları da o denli rahatsız etti ki karakter hemen "fincher bu filminde mizoşinist gibi mi davranmış, fincher mizoşinist mi?" sorularını sormaya başlamışlar. mizoşinizm, kadın cinsine duyulan nefreti anlatır. bence bu filmde öyle bir şey yok. ne yani, psikopatlaşmış kadın yok mu dünyada? var. o kadar çok ki... 3.sayfaları okumak yeterli bunun için. e fincher da böyle bir kadını anlatmış. 120 yıllık sinemada erkeklerin her çeşidi yansıtıldı da bir şeyler dendi mi bunun için? "erkekler öyle değildir. bu kadar manyak değildirler. seksist davranmışsınız," dendi mi? hayır. insanız sonuçta. dolayısıyla fincher'a ve filme mizoşinist yaftasını yapıştırmak çok saçma. böyle yapılırsa böyle karakterler yaratılamaz. e sonra "kadınlara neden hep sevgili rolleri yazıyorsunuz?" diye ağlanıyor. misal amy karakteri bence her oyuncunun oynamak isteyeceği bir karakter. şimdi imdb'ye baktım, bütün popüler oyuncular (charlize theron, portman, filmin yapımcısı witherspoon, abbie cornish, ejderha dövmeli rooney mara, emily blunt, olivia wilde, jessica chastain) bu rolü almaya çalışmışlar. brad pitt de nick için düşünülmüş.

film, evli çiftleri korkutabilecek bir film. flashbacklerle evliliğin her dönemi ele alınmış. tanışma, sevgili olma, evlilik, mutluluk, sıradanlık, kavgalar/tartışmalar, şiddet, partnere duyulan korku (ki bizim ülkemizde çok yaygın. hangi kadın kocasından korkmaz ki türkiye'de?), takıntılar, aldatma vs... evlilik kadar kardeşlik de (nick ve go) iyi işlenmiş. evliliğin işleniş şekli korkutucu demiştim. sevgilisiyle filmi izleyen kişiler "benim karım/sevgilim de bu denli manyakça bir plan yapabilir mi?" diye düşünebilirler filmi izlerken. ama tabii, herkes amy gibi manyak değil.

evlilik ve iki kardeş arasındaki ilişki iyi işlenmiş. filmin artıları arasında medyaya yapılan eleştiriler de var. bir network'teki kadar iyi değil bu eleştiri. ama olsun. insanın midesini bulandırıyor medya. nick ile go'nun birbirleriyle cinsel ilişkiye girdiklerine dair o karalama kampanyası vs gerçekten mide bulandırıcıydı.

polisiye tarafı da iyiydi. ama fragmanlarda amy'nin cesedini gösterdiklerinden ve olası cinayetin tek katili kocası göründüğünden bunların olmayacağını tahmin etmiştim. amy ölmemiştir, ölse gösterilmezdi fragmanda diye düşündüm. nitekim öyle de çıktı. keza kocası da katil değil. asıl sürpriz eski sevgilisini öldürdüğü sahne. tabii bütün her şeyi planlamış olması da diğer sürpriz. kaçırılmış olabileceğini düşünmüştüm. ama her şeyi planladığını öğrenince şaşırmadım desem yalan olur. eski sevgilisini öldürdüğü sahne de tüyleri diken diken ediyor. bu arada temel içgüdü/basic instinct'i izleyenler bu sahneyi hatırlayacaklardır. sharon stone da kurbanlarını tam boşalırken öldürmüştü. yapmayın, etmeyin hanımlar. tamam, öldürün ama boşalırken öldürme amk. en savunmasız olduğumuz an o. çok kötü bir ölüm. bir yandan boğazın kesilmiş, acı çekiyorsun; diğer yandan boşalıyorsun. tanrım...

filmin finalini de sevdim. başta masum masum bakan o gözler finalde korkutucu bir hale bürünüyor. bence çok doğru bir finaldi. bu evliliğin nasıl biteceğini tahmin etmek de zor değil.

neyse. çok uzatmayayım. kaliteli bir filmdi bence. belki polisiye tarafına bir eleştiri getirilebilir. ama ben polisiyenin işlenişinden de memnunum. bakalım oscar'da ne kadar haksızlık edilecek bu filme? bence adaylığı ve hatta ödülü hak ediyor fincher ve film ve rosamund.

spoiler

devamını okuyayım »
10.10.2014 18:01