tabularasa

  • azimli
  • şamda kayısı (709)
  • 2961
  • 0
  • 0
  • 0
  • 12 yıl önce

birkaç küçük kalp çarpıntısı

uktecinin notu: (bkz: ask)
uktem tabularasaya, dokunanin karmasiyla oynarim..

sayın ukteci aşk doktoru mu belledin bizi? anladığımı mı düşünüyorsun bu işlerden? ne alakası var, bilakis süper amatör bir adamım bu konularda. tekmeye kafa sokarım, o kadar salağım aşk mevzusunda. hala tekmeliklerimi takmadan aşk çimenlerinde top peşinde koşarım. ofsayt bilmem, ümit karan'dan daha çok düşerim ofsayta. ama kimsenin karmasıyla, duygularıyla oynar gibi oynamanı istemem. bu notu entry'nin başına eklememi de mazur görün. mecbur hissettim kendimi. birkaç küçük kalp çarpıntısı...

bu garip girizgahın ardından bi tori amos açayım da kendime geleyim. ama bilesin ki kardeşim, bu başlığın nefesi fazla körüklemez ateşi. ne tori, ne de başka birisi arkadan ittirse de bu arabayı fazla ilerlemez. bir entry'i bu kadar kişiselleştirmenin utancı da zaten sarmış dört bir yanımı. konuya hala girememek ve bir savunma halinde olmak garip bir trajikomik hal oluşturuyor bünyemde, onu da ekleyeyim. hala top çeviriyorum. ikiyle çarpıp, ikiye bölüyorum. evet, kalbim çarpıyor kardeşim bu ukteyi doldururken.. ama hepsi o kadar; birkaç küçük kalp çarpıntısı...

şişenin ağzından kurtulan bir şarap mantarı sesi gibi olmalı bu çarpıntılar. aşkla ilişkilendirmek mecburiyetindeyiz ya sonuçta. sınav mı bu? kafa karışık, bir şarap olsa da damağımda, o madeni tadı hissedebilsem. bir de mesaideyiz üstelik. işin gücün arasında uğraştığım şeye bak: birkaç küçük kalp çarpıntısı...

yalama olmuş bir vidanın nafile dönüşü gibi laflarım, farkındayım. ama şimdi ne desem lafı yuvarlarım. birkaç küçük kalp çarpıntısı, sanırım hayal kırıklığıyla bitmiş ama en azından iyi duygularla anılan temiz bir aşkı anlatır bu. biraz çocukça. sevimli. hafta sonları pizzacıda buluşan acemi ve utangaç liseli çift. erkek fena utangaç. kız daha da utangaç. mönü önlerinde. ve birkaç küçük kalp çarpıntısı...

çocuk kızarmış, kız pembeleşmiş... garson geliyor ne istediklerini soruyor ergen aşıklara. kırmızı ve pembe karışıyor. biraz daha kırmızı, biraz daha pembe. nar çiçeği gibi bir ikili. ve iki küçük boy napoliten pizza ortaya.. bıçak sağ elde, oğlan temrin yapmış evvelinden. çatal sol elde.. kız arada bir saçlarıyla oynuyor, ara ara da bakışları tepede duran ışığa dönüyor. bir aktrist gibi bakıyor. gelmeden önce zaten televizyonda ıtır esenli bir türk filmi izlemiş, akıllıca kopya ediyor. o da yapmış prova yani. pizzalar ortada, kollar masada nasıl duracağını bilmiyor. nar çiçekli masada, ateşle edilen minik bir imtihan. bu bir ilk buluşma ve ama duyuluyor her şeye rağmen; o birkaç küçük kalp çarpıntısı..

oğlan bıçakla kesmeye çalışıyor pizzayı, ama elleri titriyor keratanın. kız zaten zayıf, narin, fazla bir şey geçmez boğazından. minik bir parça alıyor. randevunun sonuna dek dokunmuyor pizzaya. kolayı yudumluyor ama. diet.. sonra dalıyor, oğlanın sesi çıkmıyor fazla. okuldan bahsediyor, hocalardan falan. kızın gözü cola kutusundaki detaylara takılıyor. utanıyor ya, detaylara dikkat kesiliyor:"the coca-cola company'nin izni ile üretilmiştir. üretici:coca cola içecek a.ş. esenşehir mah. erzincan cad. no:36 34776 yukarı dudullu-ümraniye/istanbul".. sonra çocuk bakıyor ki; kız dalmış gitmiş, başı aşağıda.. bir şeyler söylemek zorunda olduğunu anlıyor. sıkılmış olduğunu düşünerek... ona bir şeyler söylemeli, var birkaç laf ezberinde ve tabi birkaç küçük kalp çarpıntısı.

"sen 15 yıllık hayatımda gördüğüm en güzel kızsın. belki benimki uzun bir hayat değil şimdilik ama sakın küçümseme!"

oğlan tek cümlede koyuyor taşı gediğine. şukela. kafadan 200 karma. anarşist.. hmm, yakışır!
o kadar rahatlıyor ki, çıkışta koluna takıyor kızı. "sana leblebi veya çekirdek alayım. parkta oturalım biraz da diyor."
kötü bir laf ama olsun. ruhuna aniden konan cesaretin sertliğini ve keyfini yokluyor. ve illa ki birkaç küçük kalp çarpıntısı..
kız gülümsüyor tabi. nar gibi kızarmış iki genç.

ulan ukteci sırası mıydı şimdi.
götürdün aklımı nerelere?
nasıl dönecek şimdi geriye?
ah ulan, neredesin gençlik?

devamını okuyayım »
28.07.2005 17:30