tart bakalim kac kilo

  • azimli
  • anadolu çocuğu (323)
  • 1029
  • 73
  • 15
  • 1
  • bugün

türkiye komünist partisi

siyasi bir parti olduğu için, dedikoduyla değil siyasetle sınanır. bu partinin bir teorisi, bir ideolojisi vardır. egemen ideolojinin sahibi ya da parçası olmadığı için, insanlara bunlardan başka ulaştırabileceği de bir şey yoktur. bu yüzden gizli bir gündeme ihtiyacı yoktur. zaten gizli bir gündemi olsa da bir işe yaramaz. çünkü sermayenin herhangi bir blokunun bu partinin görüşleriyle örtüşen herhangi bir menfaati yoktur.

komünistler buna güvenerek kirli siyaseti reddediyoruz diyebilirler.

bu partinin türkiye'de tanık olduğumuz bütün büyük siyasi dönemeçlerden alnının akıyla çıkabilmesi biraz bu sayede olmuştur bence. bu konularda hiçbir zaman sakınmadığı görüşlerine ulaşmak için bir tık yeterli.

bu partiye ait teorinin, tezlerin ve siyasetin kimin "talimatı" olabileceğini çok merak ediyorum doğrusu. mesela türkiye cumhuriyeti felaketin eşiğinde, dinselleşme ve komünistler, emperyalizm tezleri hangi talimatla yazılıyor? mesela türkiye'nin bugünkü en başarılı panoraması niteliğindeki kriz ve devrim? flormar'a, cargill'e, anı tur'a, üçüncü havalimanına hangi talimatla gidiliyor? hangi talimatla işyerlerinde örgütleniliyor?

bir diğer örnek. bu partinin haziran direnişi hakkında ürettiği tonla neşriyat apaçık ortadayken (sıcağı sıcağına kaleme alınmış bir örnek için bkz: http://gelenek.org/…n-direnisinden-devrim-teorisine), neden "şu bunu demiş" vasatlığına sığınılır, hiç anlayamıyorum. ya da "devlet için" kurulmuş bir mekanizma, neden böyle üretimlerde bulunur? bu kimin güncel ya da tarihsel menfaatleriyle örtüşüyor?

bu tarz saçma işlerle uğraşmak, tarihe bakarken bolşevik ideolojisini anlamak yerine "lenin'i alman treni getirmişti" demeye benziyor. şu farkla ki, lenin'i gerçekten alman treni getirmişti. siyaseti nihilizm düzeyinde idrak eden birinin siyasi olanı ve olmayanı ayırt etmeye ehil olamayacağını anlıyoruz böylece. gerçekten tuhaf.

devamını okuyayım »