zagalar

  • 458
  • 6
  • 3
  • 0
  • evvelsi gün

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

ejderha; filmlere, dizilere ve kitaplara konu olmuş bu kadim yaratık, kimi kültürlerde kanatlı pullu, kimi kültürlerde kanatsız pullu veya yılan biçiminde tasvir edilen bu yaratıklar dünyadaki bütün kültürlerde görülmektedir.12

fakat bu kadim yaratık batı kültürlerinde uğursuz kötü bir varlıklar olarak tasvir edilse de, doğu kültüründe uğur getirdiğine inanılan tanrısal varlıklar gibi belirtilmektedir. peki bu yaratıklar nasıl ortaya çıkmıştır diye şöyle bir araştırdığımızda eski insanların dinozor fosillerini bulup böyle bir kanıya vardıklarını tahmin ediyoruz ya da timsah ve yılan gibi günümüzde de yaşayan hayvanlardan türetilmiş olabileceğini varsayıyoruz.

peki bunca folklor de bulunun bu yaratık türk kültüründe de var mıdır? bizimde khaleesi'nin gibi ejderhalarımız var mıdır?

her kültürde olduğu gibi bizimde ejderhalarımız mevcuttur fakat bizdeki isimleri biraz farklı genel olarak `abran / abrağan / awrağan / avrağan / evreğen / ewreğen / ebreğen / ebren/ evren` gibi isimler alır. yeraltındaki mağarada yaşar ve orada bulunan hazineyi korur. sularda veya ormanda yaşadığı da anlatılır. bazen ateşin içinde barınır, bazen bulutların içinde yaşadığı anlatılır. bazense kuraklığı ve ölümü simgeler ya da bereket ve güç simgesidir. işte genel olarak evreğen olarak isimlendirilen bu kadim yaratıkların özel isimleri de vardır.

badraç:türk mitolojisinde yedi başlı ejderha olarak karşımıza çıkar. padraç (padraş) da denir. yedi tane başı vardır. ölmesi için tüm başlarının kesilmesi gerekir. bazı anlatımlarda tek tek kesilen baş geri yerine gelir bu durumda yedi başın da aynı anda kesilmesiyle ancak öldürülmüş olur. ayrıca ağzından ateşler saçar. kuyruğu bir kamçı gibi şaklar. derisi zırh gibi pullarla kaplıdır. badırdamak homurdanmak, gürültülü ve anlaşılmaz konuşmak demektir. yunan efsanesindeki hidraya benzer.

büke:türk ve altay mitolojilerinde ejderha demektir. bükü veya buka olarak da söylenir. dev bir yılana bezer fakat çoğu zaman kanatlı olarak tasvir edilir. uçabilir. ağzından ateş saçar, dişlerinden asit akıtır. derisi zırh gibi pullarla kaplıdır.

bükrek ve sangal:türk ve altay mitolojisinde birbirleriyle savaşan iki ejderhadır. birbirleriyle savaşırken doğu kültüründe bulunan yin-yangsembolüne benzerler.
bükrek:bükre veya bukra (bukrak) olarak da bilinir. iyi niteliklere sahiptir. insanlara zarar vermez, hatta yardımcı olur. kertenkele görünümlüdür. kanatları yoktur ve uçamaz. tüm denizleri birbirine bağlayan büyük denizde (okyanusta) yaşar. uzun bir boynu ve çok güçlü pençeleri vardır. sesinin de çok güzel olduğu ve dünyanın öbür ucundan bile duyulduğu söylenir. sangal adlı kötü bir ejderha ile dokuz yıl süren bir savaş yapmış ve kazanmıştır. rivayetlere göre her bin yılda yeryüzüne inerek durumu kontrol eder.
sangal:sürekli birbirleriyle savaşa iki ejderhadan kötü güçleri temsil edenine verilen addır. bükrek ile yaptığı dokuz yıl süren bir savaşın sonunda yenilmiştir.

ejder:ajdar veya ejderha (ajdarha, ajdaha, ajdaka) kanatlı, dikenli kuyruklu, derisi pullu, ağzından ateş saçan dev kertenkele ya da yılan biçimindeki efsanevi canavar.

mangus:türk ve altay mitolojisinde canavar, hortlak, dev, ejderha gibi içeriklerin tamamını kapsar. türk dillerinde mangıs, mongus, mogus ve moğol dillerinde mongas, mangas olarak yer alır. mangus ise erlik tarafından yaratılmış bir canavar
olup denizden dilini çıkararak insanları yakalayıp yutar. moğol mitolojisinde karamangıs adlı bir ejderha bulunur. tunguz ve mançu dillerinde de benzer anlamlarla yer alır. buryatlarda geçen mangaday (mangatkaş) ise çok başlı ejderhadır.

sarkan:türk, altay ve macar mitolojisinde ejderha tanrı ya da tanrısı olarak karşımıza çıkar . sarhan şeklinde de söylenir. sarıkan han, şarıhan (şaruhan) veya sarık han olarak da bilinir. ejderhaları yönetir. elinde bakır bir değnekle yeraltının dokuzuncu katında yaşar. orta asya şamanizminde bir ayağı diğerinden kısa olarak tasvir edilen bir putun adıdır. sarı renk yeşil ile birlikte ejderhaları simgeler ejderhaya dönüştüğü rivayet edilir. ayrıca macar mitolojisindeki ejderhanın adı sarkany'dir.

sazakan:türk ve altay halk inancında ve mitolojisinde kasırga cini. yaz mevsiminde bulutların arasında dolaşır. baharda yağmurdan önce ortaya çıkar. ejderhaya benzeyen kocaman bir varlıktır. budaklı boynuzları vardır. hiç beklenmedik bir kar fırtınası ve tipi bastırırsa veya aniden sağanak yağmur başlarsa “sazakan oynuyor” denilir. yağmuru güçlendirir, şimşeğin daha şiddetli çakmasına neden olur. çok fazla oynarsa ağaçlar kökünden sökülür, evler yıkılır. sonra yerin altına girip kaybolur. girdiği yerde derin bir çukur oluşur. bazı rivayetlerde başının ceylana benzediğini ve kollu, budaklı boynuzları olduğunu anlatırlar.

yelbeğen :türk ve altay mitolojisinde zaman zaman yedi başlı dev ya da bir evren (ejderha) olarak tanımlanan mitolojik canavar . yelbeğen, yilbeğen, celbeğen de denir. güneş ve ayın tutulması yelbeğen’in bu gök cisimlerini yemesi olarak anlatılır. yelbeğen, ormanda veya doksandokuz köşeli yurdunda yaşar. yelbeğen gelirken önce gök gürler, sonra şimşekler çakar, yer sarsılır sonra da kara bir bulut görünür. bazen yelbeğen bunun içinden çıkar. yeraltında karanlıklar içinde, dağlardaki büyük mağaralarda ve sularda otururlar.

yuvha:türk ve altay şamanizminde ve mitolojisinde sürüngen, ejderhaya dönüşen adlandırılır . yuha olarak da bilinir. bu yılan kırk yıl yaşarsa büke’ye (ejdere) dönüşürmüş. büke de kırk yıl yaşayınca yuvha olurmuş. bazı söylencelerde bin yıl yaşayan ejderhanın yuvhaya dönüştüğü anlatılır. bazı anlatılarda güzel bir kız kılığına girebilir ancak bu kızın göbek deliği yoktur ve böylece onun yuvha olduğu anlaşılabilir. ırmakların önünü keser ve kurban ister. yoksa suyu bırakmaz. moğollar, olgoy korkoy (bağırsak solucanı) dedikleri ve dev bir yılana benzeyen yaratığın çölde yaşadığına inanılır. bir inanışa göre "yuvha", ırmakların ve göllerin buzunun kırıldığı veya delindiği yerlerde güzel bir kız kılığında ortaya çıkar. ayrıca onun yakışıklı erkek kılığına girdiği de anlatılanlar arasındadır. doyacak kadar su içemediği zaman ölürmüş.

tabii hikayelerde ve masallarda bu kadar ejderha varken bunlardan nasıl kurtulacağı da önemlidir. geleneklerimize göre bir ejderhayı öldürmenin yolu; bir ejderhanın gövdesinden kıl/pul koparmaktan geçiyor, koparılan bu kıllar/pullar kırk adet olup kırk ateşte yakılırmış ancak bir ejderha o zaman ölürmüş.

kaynak
düzeltme :imla

devamını okuyayım »