şükela:  tümü | bugün
  • bir yüzeye yüzeyden farklı bir renkle şekil/imge oluşturmak.
  • (bkz: oymak)
  • ünlü sanat eleştirmeni john berger' in o ana adanmış kitabında çizmek; şu şekilde tanımlanmaktadır,

    çizmek görünümlerin yapısını inceleyerek bakmaktır. bir ağaç çiziminin gösterdiği ağaç değil, bakılmakta olan ağaçtır. ağaç görüntüsünün bir anda kaydedilmesine karşın, bu görüntünün incelenmesi(bakılmakta olan ağaç) saniyenin binde biri yerine dakikalar ya da saatler sürmenin yanı sıra, daha önceki bakma deneyimlerini de içerir, onlardan çıkar ve onlara atıfta buulunur. ağaç görüntüsünün kaydolduğu an içinde bir yaşam deneyi kurulur. işte çizme ediminin gözden kaybolma sürecini reddedişi ve bunun yerine birçok anın aynı anda varoluşunu sunuşu böyle olur.
  • keyiftir..
    geçen zamanı "değerli" bir varlıkla taçlandırmaktır gözümde..
    bir kalem ve bir kağıt ile, yaratabilmektir..
    benim gibi, anında sonuç almadan iş yapamayanlar için, altın değerinde bir hobidir..
  • beş yaşımdayken yetişkin adamın birinin gelip bana laf atmasıyla beraber hemen peşinden kullandığım ve adamın yüzünde güller açtıran (kökeni çiz olan ve burgerde yaşayan bir fiil ki o çizmek) çizmekten türetip kullandığım "çizerim" kelimesi -ki bu da king de yaşıyor- beni pek bi tatmin etmişti.
  • öyle bir seydir ki nesnelere her gün yanindan gectigin binalara farkli bir gözle bakarsin.
  • insanın kendini ifade etme biçimlerinden biridir.

    yazmak gibidir çizmek; sözcüklerle değil de gösterek anlatmaktır, birine veya kendine. anlatılan belki bir düş olur belki birebir obje, ne olursa olsun birşeyler yapmak; yaşamak; yaşayıp yaptığından keyif alabilmektir.
  • her şeyden önce gözlemlemektir. bakmak bu hususta yeterli değil, aslolan görebilmektir.
  • insanın içinden bir şeyler atmasını, rahatlamasını sağlayan yöntemdir.
    haydi bir şeyler çizertelim.