şükela:  tümü | bugün
  • meb müsteşarının 24 kasım öğretmenler günü beyanı.

    çocuk hakları konusundaki hassasiyetiyle ünlü bilirkişiler ne kadar dolu etrafta.
    müfredatın içine sıçılmış okullarda öğretilen çöp bilgileri ele alırsak kendilerince haklı açıklama;
    ders kitaplarının kapağındaki 15 temmuz görselleri içeriğe taşınsın bence de daha sağlam temellerle ak-beyinler yetiştirirsiniz. ne matematiği ne fiziği
    size ölüme sorgulamadan koşacak beyinler lazım.
    size dizi tartışmalarıyla basitçe ülkede bölünebilen toplum;
    gerekirse sizin yarattığınız; beyinlerine, evlerine, sofralarına sefalet yaydığınız öfkeli kalabalığın sizin için ölebilecek kadar kör, sakat ve aptal olması yeterli sizin için...

    kaynak: http://biliyomuydun.com/meb-muste/

    ''milli eğitim bakanlığı müsteşarı yusuf tekin, “çocuklarımıza fazla bilgi vermek insan hakkı ihlalidir. müfredatımızı, programlarımızı içerik olarak hafifleteceğiz” diye konuştu.

    ankara’da, karabüklüler vakfı’nda, 24 kasım öğretmenler günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan milli eğitim bakanlığı müsteşarı yusuf tekin, her gün 18 milyon öğrenci, 1 milyona yakın çalışan ve 60 milyon veli ile muhatap olduklarını söyledi.

    tekin, meb’in en kalabalık bakanlıklardan biri olduğunu belirterek, “her evde her gün müfredat, ders kitabı, tartışmalar yaşanıyordur. her evde varız. böyle bir bakanlığız. bir milyona yakın öğretmenimiz var. türkiye’de kamu çalışanlarının üçte biri bizde. sadece 100 bine yakın müdür personelimiz var. bu rakam birçok bakanlığı yan yana getirdiğimizde personel sayısı kadar bakanlık yapıyor” dedi.

    ‘haksızlığı ak partili siyasetçilerimiz de yapıyor’

    büyük kitleye rağmen “eksiklik ve aksaklıklar” olduğunu ifade eden tekin, “ciddi bir haksızlık yapılıyor. bunu ak partili siyasetçilerimiz de yapıyorlar. ‘eğitim politikalarımız başarısız oldu’ gibi bir ön kabulle hareket ediyoruz. 15 temmuz’u gördükten sonra bu önermem ciddi şekilde değişmiştir” şeklinde konuştu.

    tekin, çok eleştirilen eğitim sisteminin “28 şubat’tan sonra çok dinamik bir kitle ürettiğini”, bu dönemde yetişen çocukların “15 temmuz sabah tankların önünde cansiparane durdurduklarını” dile getirerek, şunları söyledi:

    “haksızlık yapmayalım. bu gençler 2000’li yılların başından itibaren okullarda yetişen gençler. ben türkiye’deki maarif sistemine yönelik eleştiriyi haksız ve ağır buluyorum. iyi şeyler yaptık. ama bizim zihnimizde bir ideal var. ideal olana yeterince yaklaşamadığımız bir reel durum söz konusu dersek katılırım eleştiriye. oecd rakamlarına göre bizde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 20’nin altında. oecd rakamlarıyla karşılaştırdığımızda türkiye’nin gerçekten ortalamaya yakın bir yerde olduğunu görüyoruz. ama eğitim fakültelerinde aynı durumu göremiyoruz. eğitim fakültelerinde öğretim üyesi başına düşen sayısı öğrencisi sayısı meb’in iki katı. bu büyük bir eksiklik, bunu kabul edebilirim.”

    ‘daha az bilgi ama daha çok verilen bilgi’

    çocuklara ve gençlere “fazla bilgi” vermenin ‘insan hakkı ihlali’ olduğunu savunan tekin, “müfredatımızı, programlarımızı içerik olarak hafifleteceğiz. daha az bilgi ama daha çok verilen bilgiyi kullanabilecek, onlardan analizler üretebilecek bir müfredat oluşturmaya çalıştık. birinci çıkış noktamız buydu” dedi.

    ‘dini, etnik, siyasi kimlik’

    tekin, müfredat çalışmasında haftalık ders saati sayısını azaltacaklarını ve “değerler eğitimi” vermeye başlayacaklarını belirterek, “15 temmuz örneğinde olduğu gibi dini, etnik kimliği, siyasi kimliği, bu coğrafyayı bir arada tutabilecek referans değerlerimiz var. bu değerlerin çocuklarımızla paylaşılması gerekiyor. bizim müfredata yaptığımız üçüncü katkı budur” değerlendirmesinde bulundu.