şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: çok aramadım hakeza bulamadım)

    sırtta çanta ve özellikle de dangalak bir tiple, bazı günlerde, yaşanacak yegane küstahlık bir. bir oyun ve adeta bir zafer. genelde ayarsız metro giriş dedektörlerinde olur.

    çantada sadece kıyafet vardır ve dedektör katiyyetle ötecek denemez. şol anda, tam dedektöre adım atılırken, sadece güvenlik görevlisi ve birinci tekil şahsın kafasında cereyan eden bir gerginlik yaşanır:
    - ya o çanta öter ve yok yere 'beyefendi, çantanızı görebilir miyiz'e maruz kalınır ve beraber içindeki sıkıcı don-pantolona beraber bakılır ;
    - ya çanta öttüğü halde siklemeyen görevlinin yanından mahcup ve "abi ben bomba değilim, tanısan seversin" vasfıyla geçilirgeçilir
    - ya da... işte o an... ya da görevlinin 'ulan tipsiz, seni birazdan arayayım. tam canlı bomba amk' bakışları altında çantalı yolcu adayı şahıs görevlinin gözlerinin içine duhul ettiği halde ötmeden geçer. görevli öylece kalır, elindeki garnett yazılı el dedektörüne basarak dit dit ettirişi onun da huzursuzlandığının kanıtıdır. evet, belki de hissediyordu, "şu dalyarrak karşımda ezilip büzülsün biraz, ben de çantanın en ufak gözüne kadar açtırayım"diyordu.

    eli öttürdüğü çubuğunda, lokması kursağında kalan görevliye, çantalı ve artık gururla yolcu şahıs göz ucuyla şöyle bir göz atıyor ve gözlerini hızlıca yürüyen merdivenlere çevirip üniformalı şahsa, kendi ensesinin sağ kenarından lutfedip 'umrumda değilsin bebeğim, seni unuttum' mesajını telepatiye yakın bir detayla veriyor.

    nasıl ki terhisli erler sivilde komutanı tanımaz; ben de dedektörden çantamla ötmeden geçtiğim zaman görevliyi tanımam.