şükela:  tümü | bugün
  • özgür metinler kitabidir.
  • yüzü bozuk üç oğlan tragedyası, ehrimen, tarot, objection, gece gemileri, gitanes, arkadaş, duasız hayatlara fevkalade bir kan oturacaktı.. parantez bir zamanlar ne güzel bir yayıneviydi.

    artık juan pablo villalobos okuyorum, bana bernhard hediye ediyorlar, birayı azaltmaya çalışıyorum, the bill hicks story sonrası yine "it's just a ride" diyorum, ama bu kitabı atamıyorum.

    daniil kharms kokan, kendinden bitişik-hatalı noktalandırılmış tabu sabahında basın toplantısı ile yine bir şeyler anımsatıyor:

    “köpük.bunu düşünmeliyim.arap sabunu.

    sabundan totemler yaptığımızı unutmadınız.onlara verdiğimiz şekiller: cin'drella, bağırsak solucanı, rus bebeği, davy crockett,akvaryum antiseptiği,bakan penisi,cumhurbaşkanı,kağıt uçak, kadın tepsisi, otomobil kapısı fermuarı, ıslık senfonisi, seksek balesi, pilli kukla, elektrikle çalışan dudak, organik tiyatro sahnesi, koltukaltı şampuanı,sperm konservesi, lire asılan bombalı pankart, çiçek berberi, muşamba tren, parmak kanseri, uçurtma kanadı, konsomatriks, seks bilinmeyenli denklem, surat mecmuası, tırnak bürosu, asimetrik öpüşme teknikleri broşürü, vantrilok kedi, depresif tutanaklar, şizoid seviciler için huzur evi, din konservatuarı, ritüel yakınlaşmalar kaynaklı televizyon programları, muhalif aşk cisimcikleri, küçük kırmızı çay fincanları, çikolata ceninler, geniz kabukları, mayıs çöreği, sünger satranç takımı, hıç kıran porsuk heykeli, arkeolojik bulgulara dayanan erkek topuk kemikleri, perukalar, tefler ve darbukalar, bir japon yeni, asfalt parçacıkları, mitokondri fosili, alkoid salgılayan pırasa, düş dolgusu, pırlanta kalsiyumu.

    gemimiz batıp ta biz aysberge tırmandığımızda akşam olmak üzereydi.bana moby dick'i anlattınızdı.en az yedi kişiydiniz. o zamanlar gözlerim çok iriydi ve türkçe bilmiyordum.bitkileri inceliyordum ben; turuncu atkım, ayaklarımda paletler. madagaskar ve aşk çok uzaktı.

    kabilemi terkettim.belden aşağım zenciydi,üstü kızılderili.moody blues'a gitmekteydim.hamsterlerim de olacaktı.elma büyüyecekti.iremin kapısına hamil gömülecekti.

    oysa benim suçum yoktu. ra'yı salona alan teyzemdi. antredeki şemsiyeye gizlenmiştim. savunma mekanizmalarını kimse öğrenmesin. söz dizimi bozulsun. şeytan kudursun. ses, granitin özsuyudur. freud, bütün çocuklar sapık doğar, diyor.bunu biri anneme söylesin.

    şimdi seni telefonla manhattan'dan arıyorum.

    şimdi seni çok fazla özledim.

    sırtıma bir bıçak da saplı.

    köpük.bunu düşünmeliyiz.arap sabunu.”

    hakkımızda hayırlısı.