şükela:  tümü | bugün soru sor
2547 entry daha
  • 12 ocak 2019 tarihli yazısını okudum da, bir kez daha kalemini sattığına kanaat getirdim. aslında engin ardıç gibiler için tek satır yazmaya değmez; fakat köşesinden, o kadar hezeyan dolu cümleler çıkıyor ki, öfkelenmemek elde değil. öfkeleniyorum, çünkü aslında her fırsatta kavramsal olarak aşağıladığı lümpen kesime hoş görünmek adına atmadığı takla kalmıyor! söz konusu yazıda chp istanbul büyükşehir belediye başkan adayı ekrem imamoğlu'nu diline dolamış. imamoğlu'nun erdoğan'ı ziyaret ettiğinde sarf ettiği gönül borcu lafına bile kulp takmış. siyasette yüksek seyreden tansiyonu düşürmek hamlesi olarak görülebilecek bir olaydan "ekrem imamoğlu, tayyip erdoğan tarafından kabul edilerek kendisine mütedeyyin seçmen tarafından meşruiyet sağlamaya çalışıyor" gibisinden abuk sabuk bir çıkarımda bulunmuş. böylesi çıkarımların hangi organ tarafından çıkarıldığı malum!

    işin ironik tarafı da, imamoğlu'nu şirinlik yapmaya çalışmakla itham eden kendisi, her gün, kendisine tahsis edilen köşede, reisine şirinlik yapmak için bin türlü takla atıyor, tek parti dönemine çakıyor. muhalif kesime demediğini bırakmıyor. halbuki o muhalif insanların, tek derdi gazetecilik olan onurlu insanların, makam ve para peşinde koşabilecekken zor olanı tercih eden, horlanan, hapse atılan, geleceği karartılan insanların tırnağı kadar haysiyetin yok senin! sana köşe verenler bile, yeri geldiğinde buruşuk bir mendil gibi seni bir köşeye atabileceklerini ise hatırlatmaya lüzum görmüyorum. zira bunu en iyi senin biliyor olman lazım.