şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1610 entry daha
  • iki-üç gündür sosyal medyada saçma sapan eleştirilen yönetmen.

    söylediği şey altı üstü "size okulda yanlış öğretiyorlar". siz salaksınız, demiyor; siz eğitilmezsiniz, demiyor. basitçe oyunculuğa dair çok temel bir tavsiye verirken "bunun aksini düşünüyorsun çünkü okulda yanlış öğretiyorlar," diyor. sırf bunu söyledi diye tetiklenenlerin ceylan'a "şımarık, saygısız, her şeyi bildiğini sanıyor" demesi (twitter'da daha fenaları da var) yine sosyal medya kullanıcıların içinde bulunduğu trajik hâli gösteriyor.

    bu videodan insanların rahatsızlık duymasına sebep olan iki şey olduğunu düşünüyorum. ikisi de bilinç seviyesinde değil, daha derinlerde var olan şeyler.

    birincisi, videoda muhtemelen role girmeye çalıştığı için sessiz duran, üzgün görünen bir kadın var ve bir erkek ona bir dakika boyunca bir şeyler anlatıyor, neyi nasıl yapması gerektiğini izah ediyor. bu bir sürü kişiyi tetikliyor. mansplaining diyenler gördüm, mansplaining böyle bir şey değil, kaldı ki doğu demirkol'a çok daha sert eleştiriler yöneltiyor, burada sert bir şey yok. feminizm gibi dünyanın en mantıklı şeyi aptal feministlerin elinde çürüyüp gidiyor.

    bu videoyu izleyen kişiler "güçlü erkeğin güçsüz kadını ezdiğini" görüyorlar. kadını köşeye çekmiş baskı kuruyormuş gibi hissediyorlar. bennu yıldırımlar orada aşağılanıyormuş, nuri bilge ceylan'ın söyledikleri yüzünden o kadar üzgünmüş gibi düşünüyorlar. ki doğru değil, akıl yürütseler doğru olmadığını, oranın bir set ortamı olduğunu, yönetmenin işinin oyuncuların yanlışlarını düzeltmek olduğunu, kadının mutsuz hâlinin çekilecek olan sahne ile ilgili olduğunu görürler. ama sosyal medya kullanıcıları yalnızca içgüdülerini takip ediyorlar, ki zaten sosyal medya tamamen buna dönmüş vaziyette. ortalama sosyal medya kullanıcısı aynı gün içerisinde birbirine zıt iki şeyi büyük bir hararetle savunup kendilerinde hiçbir eksiklik görmüyor.

    ikincisi ise, bunu söylediğim zaman çoğu kişi kabul etmeyecektir ama sinemanın, edebiyatın bu kadar değerli bir şey olduğunun düşünülmemesi. yani bu videoda bir adam bir kadına bir iş makinesini yanlış kullandığı için bunları söylüyor olsa, dese ki "okulda size yanlış öğretiyorlar," hiç kimse rahatsız olmazdı. "altı üstü bir film," diyor içten içe, izleyenler, "bunu bu kadar abartmaya gerek var mı?" edebiyatla ilgilendiğim için yıllardır bunun çeşitli versiyonlarıyla karşılaştım. sorduğunuz zaman edebiyata, sinemaya herkes değer veriyor, ama bunun ciddi bir iş olduğundan çok anlık esinlenmelerin, biraz şansın önemli olduğunu, ciddiyetle bir roman ya da film üzerine akıl yürütmenin, yazmanın, bunlar için hazırlık yapmanın "çocukluk" olduğunu düşünüyorlar. orhan pamuk'un nobel almasını hiçbir edebi eleştiri getirmeden haksızlık görenlerin içinde olduğu ruh hâli, tam da söylediğim şeye örnektir. nobel edebiyat ödülünü edebiyat üzerinden değerlendirmiyorlar, çünkü bilinçaltlarında edebiyat bu kadar kıymetli bir şey değil. edebiyatın siyasetten üstün olma ihtimali akıllarına dahi gelmiyor. bunu böyle düşünenlere de çocuk gözüyle bakıyorlar.
53 entry daha